<?xml version='1.0' encoding='UTF-8'?><?xml-stylesheet href="http://www.blogger.com/styles/atom.css" type="text/css"?><feed xmlns='http://www.w3.org/2005/Atom' xmlns:openSearch='http://a9.com/-/spec/opensearchrss/1.0/' xmlns:georss='http://www.georss.org/georss' xmlns:gd='http://schemas.google.com/g/2005' xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'><id>tag:blogger.com,1999:blog-15440833</id><updated>2011-08-17T22:08:02.332+03:00</updated><title type='text'>şundan bundan..</title><subtitle type='html'></subtitle><link rel='http://schemas.google.com/g/2005#feed' type='application/atom+xml' href='http://skinlesschild.blogspot.com/feeds/posts/default'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/15440833/posts/default?max-results=100'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://skinlesschild.blogspot.com/'/><link rel='hub' href='http://pubsubhubbub.appspot.com/'/><link rel='next' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/15440833/posts/default?start-index=101&amp;max-results=100'/><author><name>rahel</name><uri>http://www.blogger.com/profile/03448037320093494620</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://photos22.flickr.com/35123080_7995e40a9c_m.jpg'/></author><generator version='7.00' uri='http://www.blogger.com'>Blogger</generator><openSearch:totalResults>111</openSearch:totalResults><openSearch:startIndex>1</openSearch:startIndex><openSearch:itemsPerPage>100</openSearch:itemsPerPage><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-15440833.post-2387306091977765580</id><published>2010-03-31T21:50:00.003+03:00</published><updated>2010-03-31T22:36:38.637+03:00</updated><title type='text'>oreo, seyahat, ne alaka..</title><content type='html'>Büyük bir yerde çalışmanın faydaları saymakla bitmez belki, ama ben en çok her ay gelen yayınları severdim. :) Pek çok mesleki sıkıcı yayının yanında, adını herkesin bildiği popüler dergiler de gelirdi. Ben de belki para verip almayacağım (belki alanla da dalga geçeceğim :D) pek çok dergiyle böylece haşır neşir oluverdim.&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Ahmet Telli'nin "ki serüvenler daima büyük aşklar/ve büyük yolculuklarla başlar" dizelerini okuduğumdan beri mi bilmiyorum, seyahat etmeyi, yolculuk hakkında okumayı, yazmayı pek sevdim. Bu yüzden sanırım, ofise gelen concon (bu uyduruk kelimeyi çok seviyorum) bir seyahat dergisini yakın takibe almıştım. Concon diyorum, uygun fiyatlı tatil önerilerinin gecelik konaklamaları 400 eurolardan başlıyor, varın siz hesaplayın. :) Bu derginin, adını yanlış hatırlamıyorsam genç gezginler diye bir bölümü vardı bir dönem. Dünyanın insanı kıskandıracak kadar pek çok farklı yerini görmüş ve gerçekten şaşılacak kadar genç insanlara sorular soruyorlardı, "en son nereye gittiniz, en iyi keşfiniz, gelecek seyahat planınız" gibi. Benim sevdiğim sorulardan biri "seyahat çantanızın olmazsa olmazı"ydı ki cevap da genelde (atıyorum) kitap, defter, harita, sevgilimin fotoğrafı, oyuncak tavşanım şanslı gibi makul şeylerdi. Ta ki o kadın "oreo" diyene kadar.. Oreo. Oreo. Ofiste ben S.'ye bakıyordum, S. bana bakıyordu boş boş. Neydi ki bu "oreo"? Aynen şöyle diyordu hatırlıyorum, "çantamda oreo olmadan hayatta sokağa çıkmam!". Şimdi düşünüyorum ben çantamda ne olmazsa sokağa çıkmam diye, sayıyorum sayıyorum, yok, oreo yok benim listemde. :) &lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Allah googledan razı olsun, aradık bulduk bu zıkkım neymiş. Amerika'da satılan bir bisküviymiş, tadı da Eti Negro gibiymiş. Ülen hanım abla, sen nerede doğdun, nerede büyüdün, senin bünye oksijeni nasıl yakıyor da bu hale geliyorsun, seyahat planlarını Türkiye'de satılmayan bir bisküvi üzerine temellendiriyorsun. :) Günlerce S. "yemeğe çıkalım", "bu yaz şuraya mı gitsek" filan dediğinde "çıkamayız, çantamızda oreomuz yok" dedim, güldük. Ben sorunca o dedi, biz yine güldük.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Geçen pazar Kuzusarması'na kahvaltı hazırlamak için bizim küçük hanımla alışverişe çıktık sabah erkenden. Bizim mahallenin concon (bir yazıda üç concon, aha bu da dört etti!) şarküterisinde ne gördüm bilin bakalım: OREO! Kasadaki adama olayı kısaca anlatarak ve iki paket bisküviye dünyanın parasını ödeyerek çıktım dükkandan. Yüzümdeki gülümsemeyi tahmn edersiniz sanırım. :) &lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://3.bp.blogspot.com/_pHxSTNDgLvk/S7OkBDlNooI/AAAAAAAAAEY/6Xgk-JtSiK4/s1600/IMG_0498.JPG"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 320px; height: 240px;" src="http://3.bp.blogspot.com/_pHxSTNDgLvk/S7OkBDlNooI/AAAAAAAAAEY/6Xgk-JtSiK4/s320/IMG_0498.JPG" border="0" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5454883911724016258" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Biri bana, biri S.'ye bu paketlerin. Bundan sonra bize havada, karada durmak yok, çünkü çantamızda oreomuz var. :) Darısı başınıza! :)&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/15440833-2387306091977765580?l=skinlesschild.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://skinlesschild.blogspot.com/feeds/2387306091977765580/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=15440833&amp;postID=2387306091977765580' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/15440833/posts/default/2387306091977765580'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/15440833/posts/default/2387306091977765580'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://skinlesschild.blogspot.com/2010/03/oreo-seyahat-ne-alaka.html' title='oreo, seyahat, ne alaka..'/><author><name>rahel</name><uri>http://www.blogger.com/profile/03448037320093494620</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://photos22.flickr.com/35123080_7995e40a9c_m.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_pHxSTNDgLvk/S7OkBDlNooI/AAAAAAAAAEY/6Xgk-JtSiK4/s72-c/IMG_0498.JPG' height='72' width='72'/><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-15440833.post-5146583902421469370</id><published>2010-01-29T21:47:00.004+02:00</published><updated>2010-01-29T22:21:49.791+02:00</updated><title type='text'>rahel evden bildiriyor..</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://1.bp.blogspot.com/_pHxSTNDgLvk/S2NCqsrRfDI/AAAAAAAAAEI/skUIgnKmraA/s1600-h/IMG_6031_2.JPG"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 320px; height: 214px;" src="http://1.bp.blogspot.com/_pHxSTNDgLvk/S2NCqsrRfDI/AAAAAAAAAEI/skUIgnKmraA/s320/IMG_6031_2.JPG" border="0" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5432258876853550130" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;b&gt;Bu sabah kahvaltımı sütlü irmik tatlısıyla yaptım. &lt;/b&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Evde olmanın -ya, evet, işe gitmiyorum artık ben- en b.ktan tarafı bu herhalde. Bir yerden sonra insanın kahvaltıda bir parça peynir, iki zeytin çıkarıp tabağa koymaya bile hevesi kalmıyor. Ki ben yalnızken bile sofra kurup yemek yiyen bir insan-d-ım. Düşünün artık. Sonra uyudum biraz Işık'la. Sonra kalktım. Annemle, babamla kameralı görüşme yaptık skype üzerinden. Yatağımızda mışıl mışıl uyuyan Simon yüzünden yatağı bile toplamadım.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;b&gt;Öğlen yeşil mercimek yemeği yedim. &lt;/b&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Öğle yemeği de başka bir dert anasını satayım. Akşama yemek düşünmek yetmiyor sanki, bir de öğlen ne yiyeceğim diye düşüneceğim, ya da iki öğün aynı şeyi yiyeceğim. Hiç yeşil mercimek pişirmemiştim bugüne kadar. Sanıyordum ki Kuzusarması askerlik sonrası nefret ediyor bu yemekten. Etmiyormuş. Susuz pişirdim, onun sevdiği gibi. Ondan çok ben yedim. Küçük hanımın bitmek bilmez enerjisini harcayalım diye bin türlü oyun oynadım. Üç sayfa kitap okudum. Dvd oynatıcısına filmi koydum ama izleyemedim. Neyse ki Ayşegül'le konuştuk uzun uzun.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;b&gt;Akşam sahanda yumurta yaptım. &lt;/b&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Evet öğünler karıştı biraz ama olsun. Kuzusarması akşam yokmuş, fırsat bildim, günü tersine çevirdim. Işık'ı uyuttum. Mutfağı topladım. &lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;b&gt;Tarçın çayı yaptım.&lt;/b&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;b&gt;&lt;br /&gt;&lt;/b&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;b&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-weight: normal; "&gt;Radyoyu açtım.  Bilgisayarın başına oturdum.&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Kuzusarması gelip "bugün ne yaptın kuzum" dediğinde ona bu yazıyı okutacağım. Aynı yemeği arka arkaya iki öğün yemek zul geliyor ama son bir haftadır birbiri ardına böyle geçiyor günler. Sanırım biraz daraldım.*&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;"Ben" daralırken "biz" 10 yılı devirdik, "kızımız" da 6 ayı. Her şey ileri giderken ben geri gidiyorum gibi geliyor. Planları hayata geçirmeli. "Ben"e de biraz torpil geçmeli. ;)&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://4.bp.blogspot.com/_pHxSTNDgLvk/S2NBtu2s78I/AAAAAAAAAEA/W6IMKpG6Qc0/s1600-h/IMG_6029.JPG"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 320px; height: 214px;" src="http://4.bp.blogspot.com/_pHxSTNDgLvk/S2NBtu2s78I/AAAAAAAAAEA/W6IMKpG6Qc0/s320/IMG_6029.JPG" border="0" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5432257829466337218" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;*&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: small;"&gt;Şikayet ettiğime bakmayın, aslında keyfim genelde yerinde. Kar buz -İstanbul düşme rekorunu halen elimde tutuyorum!- diye biraz eve tıkıldım. Olan bu. Endişeye mahal yok. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/15440833-5146583902421469370?l=skinlesschild.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://skinlesschild.blogspot.com/feeds/5146583902421469370/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=15440833&amp;postID=5146583902421469370' title='5 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/15440833/posts/default/5146583902421469370'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/15440833/posts/default/5146583902421469370'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://skinlesschild.blogspot.com/2010/01/rahel-evden-bildiriyor.html' title='rahel evden bildiriyor..'/><author><name>rahel</name><uri>http://www.blogger.com/profile/03448037320093494620</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://photos22.flickr.com/35123080_7995e40a9c_m.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_pHxSTNDgLvk/S2NCqsrRfDI/AAAAAAAAAEI/skUIgnKmraA/s72-c/IMG_6031_2.JPG' height='72' width='72'/><thr:total>5</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-15440833.post-3424895959295619025</id><published>2009-12-18T22:19:00.001+02:00</published><updated>2009-12-18T22:21:11.176+02:00</updated><title type='text'>starbucksta ne satıyorlar? :)</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://4.bp.blogspot.com/_pHxSTNDgLvk/Syvj5ZJxHFI/AAAAAAAAAD4/ESls_sD9W08/s1600-h/IMG_0307.JPG"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 240px; height: 320px;" src="http://4.bp.blogspot.com/_pHxSTNDgLvk/Syvj5ZJxHFI/AAAAAAAAAD4/ESls_sD9W08/s320/IMG_0307.JPG" border="0" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5416673551987055698" /&gt;&lt;/a&gt;Orta kıvamlı, zarif ve karmaşık.. Ülen bir kahve kadar olamadık! :)&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/15440833-3424895959295619025?l=skinlesschild.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://skinlesschild.blogspot.com/feeds/3424895959295619025/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=15440833&amp;postID=3424895959295619025' title='12 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/15440833/posts/default/3424895959295619025'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/15440833/posts/default/3424895959295619025'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://skinlesschild.blogspot.com/2009/12/starbucksta-ne-satyorlar.html' title='starbucksta ne satıyorlar? :)'/><author><name>rahel</name><uri>http://www.blogger.com/profile/03448037320093494620</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://photos22.flickr.com/35123080_7995e40a9c_m.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_pHxSTNDgLvk/Syvj5ZJxHFI/AAAAAAAAAD4/ESls_sD9W08/s72-c/IMG_0307.JPG' height='72' width='72'/><thr:total>12</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-15440833.post-7696107297800616599</id><published>2009-11-17T21:33:00.003+02:00</published><updated>2009-11-17T23:22:31.341+02:00</updated><title type='text'>gitmemiştim ki bir yere..</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://farm3.static.flickr.com/2771/4113244322_455ff42f58.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 500px; height: 406px;" src="http://farm3.static.flickr.com/2771/4113244322_455ff42f58.jpg" border="0" alt="" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Yok, niyetim hiç böyle ara vermek değildi. Herkesin dilinde tüy bitti "n'oldu" demekten (Nehir, yeni gördüm yazını.), ama öyle bir konuya gelmişti ki sıra, yazmasam olmazdı, yazmayı da ben beceremedim. Zamanında yazabilseydim, sanırım şuna yakın bir şeyler dökülecekti parmaklarımdan: (Bu fotoğraflar da neyin nesi derseniz birazdan anlatacağım.)&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://farm3.static.flickr.com/2687/4113128162_904e8b9889.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 500px; height: 333px;" src="http://farm3.static.flickr.com/2687/4113128162_904e8b9889.jpg" border="0" alt="" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;span style="font-weight:bold;"&gt;Ben süprizleri severim.&lt;/span&gt; Bana yapılınca gerilirim, utanırım da, kendim yapınca pek detaylı hazırlanırım, çok eğlenirim. Süpriz bu hikayenin ortasında aslında. Bir de başı var..&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://farm3.static.flickr.com/2496/4113170182_da6195800e.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 500px; height: 495px;" src="http://farm3.static.flickr.com/2496/4113170182_da6195800e.jpg" border="0" alt="" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Müdürüm S.'nin izinli olduğu bir gün, ikimizin de üstü olan E. Hanım geldi odamıza. İkimiz öyle havadan sudan konuşurken "eee, siz bebek yapmayı düşünmüyor musunuz" diye soruverdi. Üstelik yaklaşımı çok akılcıydı: Kuzusarması ile yeterince uzun zamandır birbirimizi tanıyorduk ve çok seviyorduk, maddi olarak bunu karşılayacak durumdaydık, iş yerimle evimizin arası 10 dakikaydı, işim çok yoğun değildi, vs.. &lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://farm3.static.flickr.com/2773/4113208762_07f5a970ef.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 500px; height: 383px;" src="http://farm3.static.flickr.com/2773/4113208762_07f5a970ef.jpg" border="0" alt="" /&gt;&lt;/a&gt; şaşırdım. Çünkü Kuzusarması ile bunca yıllık birlikteliğimizde, bir kez bile konusu açılmamış bir konuydu bu. Kaçtığımızdan değil de, ne bileyim, öyle doğuştan ana baba kılıklı tipler olmadığımızdan herhalde. Hayranlıkla izlediğim öyle arkadaşlarımız var etrafımda, daha flört aşamasında potansiyel bebeklerin ismini koymuş, bu kararı herhangi bir şeymiş gibi kolay, sancısız alan süper arkadaşlar. Genelde rahat bir insanım, kabul, ama kendimle ilgili kararlarımda. Neyse uzatmayacağım, epeyce bir konuştuktan, tarttıktan sonra, "iyi be" dedik, "seneye yaparız biz bu bebeği". Gerçekten de bir buçuk sene sonra, çalışmalara :) başladıktan üç ay sonra, E. Hanım'la bu konuyu ilk kez konuştuğumuz odada, elimdeki gebelik testine aval aval bakarken hamile kaldığımı farkettim. :)&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://farm3.static.flickr.com/2803/4113221430_0616daebde.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 396px; height: 500px;" src="http://farm3.static.flickr.com/2803/4113221430_0616daebde.jpg" border="0" alt="" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Önce Kuzusarması. Aradım adamı dedim ki "bu ay da başaramadık kocacığım, moralim çok bozuk, akşam bir yerlerde yemek yiyelim mi?". Bu arada boş durmadım, pozitif çıkan gebelik testini sığdırabileceğim şık bir kutu buldum öğle tatilinde, siyah deri, ince bir kutu, kalem kutusu gibi. Akşam suratım asık oturmaya çalışırken, "aşkım" dedim, "taa ne zaman önce senin için bir şey sipariş etmiştim, o geldi, al bakalım" deyip kutuyu çıkardım. İçinden pek pahalı kalem takımının eksik parçasının çıkmasını bekleyen Kuzusarması'nın yüzündeki o ifadeyi görmenizi isterdim. Biraz "gerçekten mi?", biraz "yaşasın", az bir şey de "s.çtık"tan mütevellit o ifade hayatımızın özeti olacakmış meğer, o gün bilemezdik tabii. :)&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://farm3.static.flickr.com/2672/4113145278_f4f3449f1d.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 500px; height: 315px;" src="http://farm3.static.flickr.com/2672/4113145278_f4f3449f1d.jpg" border="0" alt="" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Ailelere söylemek için daha eğlenceli bir yol seçtik. Bayramda Ankara'ya gitmeden önce, üzerinde bebişin gelmesiyle herkesin değişecek sıfatlarının olduğu havlular yaptırdık &lt;a href="http://www.kidomino.com/"&gt;Kidomino&lt;/a&gt;'ya, büyükanneler için de mutfak önlükleri. O kadar güzel paketlemişlerdi ki hediyeleri, o kadar hızla yapıp ulaştırdılar ki bana, bu bebiş işinde her şeyin yolunda gideceğine dair bir işaret gibiydi sanki. En zoru anneleri dışarıda yemek yemeğe ikna etmek oldu. :) Sonra restoran ayarlandı, kocaman bir masada en sevdiklerimizle bir arada yemek yerken "bunlar da bayram hediyeleriii" diye paketleri çıkardık. &lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://farm3.static.flickr.com/2780/4112489331_39f10486c7.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 500px; height: 334px;" src="http://farm3.static.flickr.com/2780/4112489331_39f10486c7.jpg" border="0" alt="" /&gt;&lt;/a&gt;Önce kimse inanmadı, sonra bütün garsonları, müşterileri şaşkına çeviren bir kucaklaşma ve ağlama faslı. Benim annem (özellikle Simon'dan sonra) o kadar ümitsizmiş ki bu konuda, en geç o inandı, en çok o ağladı. :)&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://farm3.static.flickr.com/2545/4113251296_d13fc7f35d.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 500px; height: 375px;" src="http://farm3.static.flickr.com/2545/4113251296_d13fc7f35d.jpg" border="0" alt="" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Çok eğlendik ama, gerçek bir süprizdi, unutulmayacak bir anı oldu. Yukarıdaki fotoğraflar da o geceden.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Nedense bir türlü yazamadım bunları. Ne zaman yazmak istesem, karnıma bir ağrı girdi. Bu arada karnım büyüdü, işler birikti.&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://farm3.static.flickr.com/2764/4113297656_fa7818ec57.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 333px; height: 500px;" src="http://farm3.static.flickr.com/2764/4113297656_fa7818ec57.jpg" border="0" alt="" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Sonra küçük hanım geldi, ortalığı şenlendirdi. :)&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://farm3.static.flickr.com/2767/4112571911_cbec59a06f.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 373px; height: 500px;" src="http://farm3.static.flickr.com/2767/4112571911_cbec59a06f.jpg" border="0" alt="" /&gt;&lt;/a&gt;Şimdi o hayatı öğrenirken (3,5 aylık oldu), biz de onu ve yeni hayatımızı öğreniyoruz. &lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://farm3.static.flickr.com/2538/4113320988_e8a7e2f222.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 500px; height: 421px;" src="http://farm3.static.flickr.com/2538/4113320988_e8a7e2f222.jpg" border="0" alt="" /&gt;&lt;/a&gt;Burayı bir anne-bebek bloguna çevirmek niyetinde değilim. Ama hiç şüphesiz anlattıklarım yaşadıklarımdan beslendiğine göre, bu satırlara da yansıyacaktır anneliğim. "Anne".. Söylemesi bile garip geliyor. :)&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://farm3.static.flickr.com/2522/4113283910_3016198102.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 375px; height: 500px;" src="http://farm3.static.flickr.com/2522/4113283910_3016198102.jpg" border="0" alt="" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Hepinize ısrarla tıkladığınız ve beni çağırdığınız için teşekkür ederim. Hatta utanmaz bir de "anne şefkati ile" öperim. :D&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/15440833-7696107297800616599?l=skinlesschild.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://skinlesschild.blogspot.com/feeds/7696107297800616599/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=15440833&amp;postID=7696107297800616599' title='14 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/15440833/posts/default/7696107297800616599'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/15440833/posts/default/7696107297800616599'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://skinlesschild.blogspot.com/2009/11/gitmemistim-ki-bir-yere.html' title='gitmemiştim ki bir yere..'/><author><name>rahel</name><uri>http://www.blogger.com/profile/03448037320093494620</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://photos22.flickr.com/35123080_7995e40a9c_m.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://farm3.static.flickr.com/2771/4113244322_455ff42f58_t.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>14</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-15440833.post-1041492643193282554</id><published>2008-12-17T00:10:00.007+02:00</published><updated>2008-12-17T10:18:19.871+02:00</updated><title type='text'>aslında yazacaklarım bundan ibaret değil..</title><content type='html'>Ama öyle bir şey oldu ki, hemen sizinle paylaşmadan edemedim! Bizim tırtıl kedi Simon, aşağıdaki fotoğrafıyla &lt;a href="http://www.petstartakvimi.com/sonuclar.php"&gt;Pfizer'in 2009 takvim yıldızlarından biri &lt;/a&gt;oldu. Minikimizle ne kadar gurur duysak az! :)&lt;br /&gt;&lt;a href="http://www.flickr.com/photos/rahel/2442797477/" title="dancing simon 1 by Ebru Özcan Akın, on Flickr"&gt;&lt;img src="http://farm3.static.flickr.com/2380/2442797477_88098938e8_m.jpg" width="240" height="160" alt="simu tasma avında" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:x-small;"&gt;Bu arada, Galata Köprüsü fotoğrafıma kimse iki laf etmemiş, hani övgü beklediğimden değil de, beğenmediniz mi yahu, benim kişisel favorimlerimden biri de, fikrinizi merak ediyorum, ondan şeettiydim.. :(&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/15440833-1041492643193282554?l=skinlesschild.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://skinlesschild.blogspot.com/feeds/1041492643193282554/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=15440833&amp;postID=1041492643193282554' title='11 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/15440833/posts/default/1041492643193282554'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/15440833/posts/default/1041492643193282554'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://skinlesschild.blogspot.com/2008/12/aslnda-yazacaklarm-bundan-ibaret-deil.html' title='aslında yazacaklarım bundan ibaret değil..'/><author><name>rahel</name><uri>http://www.blogger.com/profile/03448037320093494620</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://photos22.flickr.com/35123080_7995e40a9c_m.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://farm3.static.flickr.com/2380/2442797477_88098938e8_t.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>11</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-15440833.post-4165873851855459758</id><published>2008-12-14T21:06:00.002+02:00</published><updated>2008-12-14T21:13:36.090+02:00</updated><title type='text'>iyi haberler..</title><content type='html'>Ben çıktım depresyondan. Valla. :) Nasıl çıktığımı çarşambaya anlatabileceğim, güzel, fotoğraflı bir hikayesi var hem de. Herkese tavsiye edebileceğim bir yöntem değil, ama işe yaradığı kesin. :)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İki günlüğüne bu görüntü kalsın burada. Ben hemen geleceğim!&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://2.bp.blogspot.com/_pHxSTNDgLvk/SUVatpJ8FDI/AAAAAAAAADc/cseWuSXdCaA/s1600-h/IMG_6228_2.JPG"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 400px; height: 272px;" src="http://2.bp.blogspot.com/_pHxSTNDgLvk/SUVatpJ8FDI/AAAAAAAAADc/cseWuSXdCaA/s400/IMG_6228_2.JPG" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5279725878349927474" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/15440833-4165873851855459758?l=skinlesschild.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://skinlesschild.blogspot.com/feeds/4165873851855459758/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=15440833&amp;postID=4165873851855459758' title='6 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/15440833/posts/default/4165873851855459758'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/15440833/posts/default/4165873851855459758'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://skinlesschild.blogspot.com/2008/12/iyi-haberler.html' title='iyi haberler..'/><author><name>rahel</name><uri>http://www.blogger.com/profile/03448037320093494620</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://photos22.flickr.com/35123080_7995e40a9c_m.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_pHxSTNDgLvk/SUVatpJ8FDI/AAAAAAAAADc/cseWuSXdCaA/s72-c/IMG_6228_2.JPG' height='72' width='72'/><thr:total>6</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-15440833.post-4650178363910920607</id><published>2008-11-24T15:53:00.003+02:00</published><updated>2008-11-24T16:05:00.651+02:00</updated><title type='text'>depresyon efendisi..</title><content type='html'>Rahel gönüllü olarak gittiği Auschwitz kampından bildiriyor:&lt;br /&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_pHxSTNDgLvk/SSq0YxOlw_I/AAAAAAAAAC0/SSsbfUmmwRg/s1600-h/brokenwings.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5272224651414979570" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 400px; CURSOR: hand; HEIGHT: 294px; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://1.bp.blogspot.com/_pHxSTNDgLvk/SSq0YxOlw_I/AAAAAAAAAC0/SSsbfUmmwRg/s400/brokenwings.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Lale Müldür &lt;a href="http://http//www.radikal.com.tr/ek_haber.php?ek=r2&amp;amp;haberno=1580"&gt;yazmış&lt;/a&gt;, beni almış götürmüş..* "Depresyondayım" deyince kimse beni dinlememiş, "deprasyondayım" deyince herkes gülmüş.. :) Hayat komikmiş aslında, her zamanki gibi kolaymış da, bu satırları yazan aptal bunu bir türlü görememiş!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:78%;"&gt;*Teşekkürler Y., sen olmasan kendi kelimelerimde boğuluyordum şimdi! :)&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;"Evde öyle oturuyorum. Akineton içtim. Yapay bir huzur. Anlamadığım bir müzik çalıyor. Kafam hem iyi, hem çok kötü. Her şeyi daha da acayipleştirmek için siyah gözlükler taktım. Evde öyle oturuyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Depresyon günlerimin sabahlığını da giydim tabii: Lacivert kadife ve arkasında nefis bir turkuaz kuş var. Bunu giydim mi, artık iş biter. Kış gelmiş, sobanın üstüne de Depresyon Efendisi oturmuş demektir. Bir kestane pişirmediği kalır. Ama kendine acı bir kahve koyar. O acı kahve depresyon kahvesidir de, ben ondan içmem.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu depresyon dedesi geldi beni on iki yaşımda buldu. On iki yaşındayken anneme gider, 'Anne, canım sıkılıyor' derdim. Daha o zamanlar Baudelaire, Spleen filan okumamıştım. Tam şu anda ezan okunuyor. Biraz yukarıdakini hatırlayın diyor. Kimbilir belki o hepimizden daha da yalnız. Onun yukarıda olduğunu bilseydik, hepimiz çok sevinirdik değil mi?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hâlâ canım sıkılıyor. Böyle zamanlarda hiçbir şey iyi gelmez bana. Kitap okuyamam, yazamam, kendime çay bile yapamam. Kendimi dışarı atarım, o zaman da kurtulamam. Çünkü insanlarla aramda Depresyon Efendisi vardır. Telefonla konuşamam ya da tam tersine bir telefon obsesyonu başlar. Herkesi geceyarıları uykularından uyandırırım. Saatin tik taklarını dinlerim bir tek. Yalnızca Ufo kitapları ya da mistik kitaplar okuyabilirim. Çünkü çıkış yolları bir tek onlarda vardır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Onlar Depresyon Efendisi'ni öldürürler. Depresyon Efendisi bohçasını alıp başka bir eve gider. Geçici bir ayrılıktır ama bu. Tekrar döneceğini, sobama döneceğini bilir. Edgar Allan Poe buna başka bir şey demiş. 'Kuzgun' demiş o bu duyguya. Ece Ayhan 'görünmez köpeğim' diyor. Sylvia Plath 'Lale' diyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Depresyon Efendisi nedir aslında size söyleyeyim mi? Depresyon Efendisi insanı gönüllü olarak Auschwitz kampına gönderecek kadar zalim bir arkadaştır. Ama bizi en yakından tanıyan, o yüzden de vazgeçemediğimiz bir arkadaş. Billie Holiday'in dediği gibi:&lt;br /&gt;'Günaydın kalp acısı,&lt;br /&gt;Oturmayacak mısın?&lt;br /&gt;Beni en iyi tanıyan sensin.'&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sonra depresyon bulaşıcı bir hastalıktır. Depresifleri hemen herkes anında terk eder. Hiçbir şey yapamazsın. Depresyon Efendisinin kahvesine mecbur kalırsın.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Merhaba Depresyon Efendi,&lt;br /&gt;Kestane pişirmeyecek misin?&lt;br /&gt;Benim en kıskanç sevgilim sensin!"&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/15440833-4650178363910920607?l=skinlesschild.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://skinlesschild.blogspot.com/feeds/4650178363910920607/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=15440833&amp;postID=4650178363910920607' title='7 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/15440833/posts/default/4650178363910920607'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/15440833/posts/default/4650178363910920607'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://skinlesschild.blogspot.com/2008/11/depresyon-efendisi.html' title='depresyon efendisi..'/><author><name>rahel</name><uri>http://www.blogger.com/profile/03448037320093494620</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://photos22.flickr.com/35123080_7995e40a9c_m.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_pHxSTNDgLvk/SSq0YxOlw_I/AAAAAAAAAC0/SSsbfUmmwRg/s72-c/brokenwings.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>7</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-15440833.post-2023259158535992348</id><published>2008-10-17T14:34:00.001+03:00</published><updated>2008-10-17T14:37:35.846+03:00</updated><title type='text'>elephant gun..</title><content type='html'>"We drink to die, we drink tonight" mı deseeem, "all that is left is all that i hide" mı? :) Çok seviyorum, çok dinliyorum desem? ;)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;object width="420" height="301"&gt;&lt;param name="movie" value="http://www.dailymotion.com/swf/k63dXIJgyn9adPe0co&amp;related=0"&gt;&lt;/param&gt;&lt;param name="allowFullScreen" value="true"&gt;&lt;/param&gt;&lt;param name="allowScriptAccess" value="always"&gt;&lt;/param&gt;&lt;embed src="http://www.dailymotion.com/swf/k63dXIJgyn9adPe0co&amp;related=0" type="application/x-shockwave-flash" width="420" height="301" allowFullScreen="true" allowScriptAccess="always"&gt;&lt;/embed&gt;&lt;/object&gt;&lt;br /&gt;&lt;b&gt;&lt;a href="http://www.dailymotion.com/video/x1zj4g_beirut-elephant-gun_music"&gt;Beirut - Elephant Gun&lt;/a&gt;&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;&lt;i&gt;Yükleyen &lt;a href="http://www.dailymotion.com/YforYerom"&gt;YforYerom&lt;/a&gt;&lt;/i&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/15440833-2023259158535992348?l=skinlesschild.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://skinlesschild.blogspot.com/feeds/2023259158535992348/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=15440833&amp;postID=2023259158535992348' title='3 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/15440833/posts/default/2023259158535992348'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/15440833/posts/default/2023259158535992348'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://skinlesschild.blogspot.com/2008/10/elephant-gun.html' title='elephant gun..'/><author><name>rahel</name><uri>http://www.blogger.com/profile/03448037320093494620</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://photos22.flickr.com/35123080_7995e40a9c_m.jpg'/></author><thr:total>3</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-15440833.post-1274953721510730653</id><published>2008-08-08T15:47:00.012+03:00</published><updated>2008-08-08T18:42:13.357+03:00</updated><title type='text'>vaktim vardı, düşündüm..</title><content type='html'>- Bu öğlen Ayşegül ile buluştuk. Dönerken taksiye bindim, genç sessiz bir adamdı şoför, radyoyu da kendisi gibi sessiz sedasız dinliyordu, bir Rafet El Roman şarkısı çalıyordu derinden. Güneşli ama Ağustos ayı için serin, esintili bir İstanbul öğleninde, bir taksinin içinde ilerler ve Nişantaşı'nın kalabalığını arkamda bırakıp Beyoğlu'nun kalabalığına koşarken, kulağımda aşina bile olmadığım bir şarkıyla ne şanslı olduğumu düşündüm: Benim annemin doğurmadığı öz kızkardeşlerim var! Şimdi ne zaman Rafet El Roman çalsa bir yerlerde, ben kelimenin tam anlamıyla "canım kadar" sevdiğim kızkardeşlerimi düşünüp gülümseyeceğim, gören de bu şarkıları sevdiğimi düşünecek! Olacak iş mi şimdi?! :)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;- &lt;a href="http://www.flickr.com/photos/rahel/sets/72157604432499371/"&gt;Simon&lt;/a&gt; bana o kadar çok benziyor ki, bazen dehşete kapılıyorum! Yalnızca kendisi istediği zaman, kendisinin istediği kadar sevilmek istiyor mesela; öncesine, sonrasına, daha fazlasına veya daha azına tahammülü yok. Buna rağmen her an gözünün görebileceği, bize ulaşabileceği bir mesafede duralım istiyor, üstelik uyurken bile böyle bu. Hayali düşmanları var sonra. :) Durup dururken bir gölgeden, evdeki minik bir hareketten işkillenip gölge düşmanlara savaş açıyor, sağa sola deli gibi koşturup hiç bir şey olmadığını fark ettiğinde, sanki gölge düşmanları yenmiş de hepsi kaçmışlar gibi, muzaffer bir komutan edasıyla gurulduyor. İstediği olmadığında ne yapacağını bilemiyor, kararsız kalıyor, genelde saldırgan davranıyor. Komutlara, emirlere şiddetle karşı çıkıyor. "İn o masadan" dediğimde örneğin, gelecek her türlü cezayı iyi bilmesine rağmen, bütün gücüyle masaya yayılıp tutunan ve başka hiç bir koşulda çıkarmadığı seslerle bana resmen cevap veren bir anarşist o! Geveze! Hem o kadar geveze ki avıyla (sineklerle, topuyla) bile konuşuyor. :) Bütün kelimeler içinde en iyi "mama"yı biliyor ve yalnızca güzel bir yemek için mutluluk belirtisi gösteriyor. Kendisine faydalı olanı değil, en zararlıyı seviyor. Çok su içiyor. Yediğimiz her şeyi (yemeyecek bile olsa) büyük bir merakla kokluyor. Sürekli kilo alıp veriyor bir de. :)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir kediyi anlamak ve sevmek için bir kedi olmak gerekiyor belki de..&lt;br /&gt;&lt;a href="http://farm3.static.flickr.com/2209/2443592972_354ff9a312.jpg?v=0"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 400px;" src="http://farm3.static.flickr.com/2209/2443592972_354ff9a312.jpg?v=0" border="0" alt="" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;- Simon'un bize öğrettiği bir başka şey de ileride (bir gün olursa elbet) çocuğumuzla ilişkilerimizin nasıl olacağı. Simon'un eğitimini ben verdiğim, hayvan bütün "hayır"ları benden duyduğu için, bana karşı hep tepkili. Oysa mamasının alınması, verilmesi, suyunun tazeliği, aşılarının takibi, tırnaklarının bakımı gibi hayati konuları ben üstlenmiş durumdayım. Sabah iki gündür temizlenmeyen tuvaletinin başında ağladığında (evet, böyle yapıyor, tuvalet temizlenene kadar çişini tutuyor) saat kaç olursa olsun kalkıp temizleyen de benim. Onu her kucağıma aldığımda gözlerini, kulaklarını, dişlerini, patilerini velhasıl neresini görürsem orasını kontrol ediyorum mesela. (Bu kontrollerle iki rahatsızlığı erken teşhis edildi ve iyileşmesi çok kolay oldu.) Kuzusarması ise Simon'la sadece oynuyor. Ve bilin bakalım ne oluyor? Simon beni deli gibi ısırırken Kuzusarması'na tapıyor!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir gün bir bebeğimiz olursa, Kuzusarması ile ikisini yalnız bıraktığım ilk günün sonunda, bebeğimizi açlıktan koltukları kemirmiş, elini kesmiş ve kendi b.kuyla oynarken bulmaktan korkuyorum. Bunun kadar korktuğum bir başka şey de, endişeli, kontrol manyağı ve en kötüsü "eğlencesi eksik" bir anne olmak. O zamana kadar kendimi de, Kuzusarması'nı da adam etmeyi planlıyorum.&lt;br /&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_pHxSTNDgLvk/SJxXYos-ZvI/AAAAAAAAACc/lGmC0L-REz8/s1600-h/mono-image9.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5232152947852207858" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://3.bp.blogspot.com/_pHxSTNDgLvk/SJxXYos-ZvI/AAAAAAAAACc/lGmC0L-REz8/s400/mono-image9.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;- Nikah davetiyemiz için Piyale Madra'nın bir çizimini kullanmıştık. Bu yaz İstanbul Müzik Festivali'nin afişi olan "davetiyemiz" her yerdeydi ve tarihler evlilik yıldönümüzü gösteriyordu. Böyle tesadüfler olmasa hayat ne sıkıcı olur..&lt;br /&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_pHxSTNDgLvk/SJxbASGTI-I/AAAAAAAAACs/OPfdMaFSfX0/s1600-h/uyum.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;" src="http://3.bp.blogspot.com/_pHxSTNDgLvk/SJxbASGTI-I/AAAAAAAAACs/OPfdMaFSfX0/s400/uyum.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5232156927514059746" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/15440833-1274953721510730653?l=skinlesschild.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://skinlesschild.blogspot.com/feeds/1274953721510730653/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=15440833&amp;postID=1274953721510730653' title='10 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/15440833/posts/default/1274953721510730653'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/15440833/posts/default/1274953721510730653'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://skinlesschild.blogspot.com/2008/08/vaktim-vard-dndm.html' title='vaktim vardı, düşündüm..'/><author><name>rahel</name><uri>http://www.blogger.com/profile/03448037320093494620</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://photos22.flickr.com/35123080_7995e40a9c_m.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_pHxSTNDgLvk/SJxXYos-ZvI/AAAAAAAAACc/lGmC0L-REz8/s72-c/mono-image9.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>10</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-15440833.post-2897146129236005658</id><published>2008-07-09T17:01:00.009+03:00</published><updated>2008-07-09T23:07:09.372+03:00</updated><title type='text'>geçen sene..</title><content type='html'>İlk evlilik yıldönümümüzde yaptığımız bir şeydi geçtiğimiz yılı değerlendirmek. En çok ne ile eğlendiğimiz, neye kızdığımız, nerede mutlu olduğumuz.. 4 senedir oynadığımız, bazen yüzümüzü güldüren, bazen birimizi (genelde beni) diğerini boğmanın eşiğine getiren :) bu oyun en çok bu sene hoşuma gitti. Çünkü geçtiğimiz senenin evliliğimizin en iyi senesi olduğuna karar verdik "oybirliği" ile. :) Mutluluğun sırrı karşındakini tanımak kadar, onu olduğu gibi kabul etmekle de doğrudan alakalı galiba. Kabul edemediğin yerde açık olmak, belki derdini söylemek, isteklerini yüksek sesle talep etmekle.. İç sesini ona duyurmadan önce, kendin duyup tartmakla ilgili. Ve çok sevmekle.. Ama çok çok sevmekle.. Öyle çok ki, "ben"i azaltıp "biz"i çoğaltmak "artık" seni rahatsız etmeyecek kadar çok sevmek. Aşktan, tutkudan, seksten, beğeniden, gurur duymaktan neredeyse bağımsız; çocuğunu, anneni, babanı, kardeşini sever gibi katıksız sevmek sevgiliyi. Her gün biraz daha çok sevmek ama. Öyle çok ki, her sabah onun yanında uyandığın için (inanmadığın) tanrıya şükretmek.. :)&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://www.flickr.com/photos/rahel/2653816574/"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 400px;" src="http://farm4.static.flickr.com/3104/2653816574_4a5956e617.jpg?v=0" border="0" alt="Münih sıkıntısı" /&gt;&lt;/a&gt;Evlilik zor iş. Valla. Yok, Kuzusarması zor biri olduğu için filan değil, müessesenin doğası gereği zor. Bir evin içinde iki kişi yaşamak, "iki" düzeni "bir" yapmak zor, anneleri-babaları güleryüzle idare etmek zor, zoroğlu zor işte. Saydırmayın bana hepsini, her şeyi.. :) Bizimki -çok- mutlu bir evlilikken, bize herkes tencere-kapak, kurufasulye-pilav, Rahşan-Bülent derken bile zor. :)&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://www.flickr.com/photos/rahel/2653816582/"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 400px;" src="http://farm4.static.flickr.com/3008/2653816582_1c8761de1d.jpg?v=0" border="0" alt="sonunda bir düzgün poz :)" /&gt;&lt;/a&gt;Hani bazı insanlara bakıp "burnu, kulağı, gözü, dudağı tek başına çirkin de, hepsi bir araya gelince uyumlu bir bütün, güzel olmuş" deriz ya (ben derim), bizim evliliğimiz de öyle işte. Ben ve Kuzusarması öyle bir elmanın iki yarısı filan değiliz, belki ayrı elmaların yarılarıyız hatta. :) Önceliklerimiz aynı (evet, ikimiz de elmayız!) ama zevklerimiz çok ayrı. Harry Potter dışında okuduğumuz ortak kitap, 70'lerin Türk şarkıları dışında dinlediğimiz ortak müzik hatırlamıyorum mesela. Ama seviyoruz kardeşim! :) Böyle sevgi böcüklüklerine kıl olsam da "hieeeyt, seviyorummm üleeeyynn" demek istiyorum hatta huzurunuzda. Benim blogum değil mi yahu, derim, demem, iki gün sonra inkar ederim, kime ne. :P&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://www.flickr.com/photos/rahel/2653816618/"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 400px;" src="http://farm4.static.flickr.com/3034/2653816618_e309b9e417.jpg?v=0" border="0" alt="bir düzgün poz yeter, şımaralım :)" /&gt;&lt;/a&gt;Velhasılı kelam yuvarlanıp gidiyoruz biz. Bu sene biraz daha mutlu yuvarlanıyoruz demek ki. :) Darısı herkesin başına..&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/15440833-2897146129236005658?l=skinlesschild.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://skinlesschild.blogspot.com/feeds/2897146129236005658/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=15440833&amp;postID=2897146129236005658' title='11 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/15440833/posts/default/2897146129236005658'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/15440833/posts/default/2897146129236005658'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://skinlesschild.blogspot.com/2008/07/geen-sene.html' title='geçen sene..'/><author><name>rahel</name><uri>http://www.blogger.com/profile/03448037320093494620</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://photos22.flickr.com/35123080_7995e40a9c_m.jpg'/></author><thr:total>11</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-15440833.post-7805395221320631693</id><published>2008-04-10T01:15:00.003+03:00</published><updated>2008-04-10T01:25:54.516+03:00</updated><title type='text'>uyku muyku kalmadı bende..</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://farm3.static.flickr.com/2047/2401073321_4141c7b9e2.jpg?v=0"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 400px;" src="http://farm3.static.flickr.com/2047/2401073321_4141c7b9e2.jpg?v=0" border="0" alt="" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Bu kadar minik bir şey insanın hayatını nasıl doldurur? :) Hep Simon hep Simon olmasın diyorum ama.. Yarabbim, bir kaç fotoğraf koydum, &lt;a href="http://flickr.com/photos/rahel/sets/72157604432499371/"&gt;şuraya bir bakar mısınız&lt;/a&gt;? :) Ya buna ne demeli? &lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://farm3.static.flickr.com/2253/2401908482_006ce8ae37.jpg?v=0"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 400px;" src="http://farm3.static.flickr.com/2253/2401908482_006ce8ae37.jpg?v=0" border="0" alt="" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/15440833-7805395221320631693?l=skinlesschild.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://skinlesschild.blogspot.com/feeds/7805395221320631693/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=15440833&amp;postID=7805395221320631693' title='16 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/15440833/posts/default/7805395221320631693'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/15440833/posts/default/7805395221320631693'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://skinlesschild.blogspot.com/2008/04/uyku-muyku-kalmad-bende.html' title='uyku muyku kalmadı bende..'/><author><name>rahel</name><uri>http://www.blogger.com/profile/03448037320093494620</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://photos22.flickr.com/35123080_7995e40a9c_m.jpg'/></author><thr:total>16</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-15440833.post-3435187631044796039</id><published>2008-04-07T23:34:00.002+03:00</published><updated>2008-04-07T23:45:09.197+03:00</updated><title type='text'>simon ve siz..</title><content type='html'>Minicik bir sıcaklık yeterdi buzumu çözmeye. Önce siz geldiniz, sonra Simon. &lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://farm4.static.flickr.com/3133/2396169683_fb70f6b538.jpg?v=0"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 400px;" src="http://farm4.static.flickr.com/3133/2396169683_fb70f6b538.jpg?v=0" border="0" alt="" /&gt;&lt;/a&gt;Hepinize, ve Simon'a; tüy, sıcaklık ve mırıltıdan ibaret bir yumağıma, beni annesi sanan, kardeşi sanan meleğime, çok teşekkür ederim..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ben buralardayım efendim, daha sık beklerim! :)&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/15440833-3435187631044796039?l=skinlesschild.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://skinlesschild.blogspot.com/feeds/3435187631044796039/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=15440833&amp;postID=3435187631044796039' title='7 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/15440833/posts/default/3435187631044796039'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/15440833/posts/default/3435187631044796039'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://skinlesschild.blogspot.com/2008/04/simon-ve-siz.html' title='simon ve siz..'/><author><name>rahel</name><uri>http://www.blogger.com/profile/03448037320093494620</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://photos22.flickr.com/35123080_7995e40a9c_m.jpg'/></author><thr:total>7</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-15440833.post-6596904348534537409</id><published>2008-02-26T00:01:00.002+02:00</published><updated>2008-02-26T00:06:33.990+02:00</updated><title type='text'>buz..</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://flickr.com/photos/rahel/2291707571/"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 400px;" src="http://farm3.static.flickr.com/2388/2291707571_1523a0429d.jpg?v=0" border="0" alt="buz" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;İçim böyle şimdi.. Geçsin diye bekliyorum..&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/15440833-6596904348534537409?l=skinlesschild.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://skinlesschild.blogspot.com/feeds/6596904348534537409/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=15440833&amp;postID=6596904348534537409' title='10 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/15440833/posts/default/6596904348534537409'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/15440833/posts/default/6596904348534537409'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://skinlesschild.blogspot.com/2008/02/buz.html' title='buz..'/><author><name>rahel</name><uri>http://www.blogger.com/profile/03448037320093494620</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://photos22.flickr.com/35123080_7995e40a9c_m.jpg'/></author><thr:total>10</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-15440833.post-360571624808817326</id><published>2008-02-12T00:18:00.001+02:00</published><updated>2008-02-12T08:26:50.782+02:00</updated><title type='text'>haftasonu..</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://www.flickr.com/photos/rahel/2258073443/"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 400px;" src="http://farm3.static.flickr.com/2123/2258073443_4240c7a0f1.jpg?v=0" border="0" alt="iskele" /&gt;&lt;/a&gt;Kayınbiraderi görelim diye yola çıkmıştık aslında. O da bizi mi bekliyormuş nedir, ancak arabanın içinde, yemek ve kahve molalarında görebildik birbirimizi, öyle çok gezdik, öyle çok yedik! İzmir'in çevresinde uğramadık kasaba, köy bırakmadık. :)&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://www.flickr.com/photos/rahel/2258882602/"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 400px;" src="http://farm3.static.flickr.com/2056/2258882602_a343728d25.jpg?v=0" border="0" alt="köy kahvesi" /&gt;&lt;/a&gt;Seviyorum ben Ege'yi. "Gel bakayım yeğenim" deyip bana dibekte kahve dövdüren amcayı, "al bu senin hakkın" deyip bana dövdüğüm kahveden vermesini sonra:); kadınların hayattan koparılmamış olmasını; turistik yerlerde bile zamanın adeta durmuş olmasını; Anadolu'dan çok farklı olarak bir "dışarıda yemek yeme kültürleri" olmasını; deniz ürünlerini, süt ürünlerini, çıtır çıtır meyve sebzelerini, otlarını; "öteki yaka"dakilere bu kadar çok benzemelerini, bir şeyi çok beğendiğimi söyler söylemez safça tarifini vermelerini, tatlıya, tuzluya, kahveye sakız koymalarını; pazarda çiçek satmalarını..&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://www.flickr.com/photos/rahel/2258079017/"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 400px;" src="http://farm3.static.flickr.com/2378/2258079017_235d117cf5.jpg?v=0" border="0" alt="kabuklar" /&gt;&lt;/a&gt;Alaçatı'da, yağmur kış kıyamet demedim, pazara uğramak istedim. Kuzusarması da, abimiz de kırmadı beni, eşlik ettiler bana. Ben tazecik enginarlara bakarken Kuzusarması bir buket nergisle geldi elinde. Ben de küçük bir öpücükle teşekkür ettim kendisine. Birden ikimiz de duyduğumuz -ama pek de beklemediğimiz- sesle irkildik, pazarcı teyzelerden biri gülerek beni azarlıyordu. :) "Olur mu hiç öyle! Adam çiçek almış getirmiş, oooo, daha çok sarıl, daha sıkı sarıl!" Sarılıverdim Kuzusarması'na sımsıkı, döndüm teyzeye, "oldu mu?" dedim, "eeğh, oldu gibi" dedi.. :) Biz güldük, o güldü.&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://www.flickr.com/photos/rahel/2258866924/"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 400px;" src="http://farm3.static.flickr.com/2276/2258866924_c019347e7a.jpg?v=0" border="0" alt="nergisler" /&gt;&lt;/a&gt;Ege'nin her şeyi bir yana.. Ben Ege'den hep mutlu ayrılmayı seviyorum. :)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:small;"&gt;Fotoğrafların bir kısmını &lt;/span&gt;&lt;a href="http://www.flickr.com/photos/rahel/sets/72157603892931051/"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:small;"&gt;şuraya&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:small;"&gt; koydum.. Dilerseniz karıştırın diye. ;)&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/15440833-360571624808817326?l=skinlesschild.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://skinlesschild.blogspot.com/feeds/360571624808817326/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=15440833&amp;postID=360571624808817326' title='11 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/15440833/posts/default/360571624808817326'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/15440833/posts/default/360571624808817326'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://skinlesschild.blogspot.com/2008/02/kaynbiraderi-grelim-diye-yola-kmtk.html' title='haftasonu..'/><author><name>rahel</name><uri>http://www.blogger.com/profile/03448037320093494620</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://photos22.flickr.com/35123080_7995e40a9c_m.jpg'/></author><thr:total>11</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-15440833.post-49193006774770105</id><published>2008-01-27T14:33:00.000+02:00</published><updated>2008-12-11T03:25:52.585+02:00</updated><title type='text'>hoplama zıplama otur yerine..</title><content type='html'>2008'in ilk yazısı ciddi ve mühim bir şey hakkında olsun dedim. Hani bütün dergiler yılın ilk sayısında o yılın nasıl olacağına dair beklentiler, hiç olmadı burçlara ilişkin öngörüler, fallar filan yayınlıyorlar ya, benim neyim eksik diye düşündüm. (Dergim eksik ama çaktırmayın, farkında değilim. :P) Öyle vatana millete ilişkin öngörülerde bulunacak kapasite bende olmadığından, kendime dair üç beş tahmin ve bir kaç temenni ile başlayayım diyorum.&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight:bold;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-weight:bold;"&gt;1. Göz altlarımın morluğuna çare bulacağım.&lt;/span&gt; &lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt; &lt;/div&gt;&lt;div&gt;Hahahaha, siz nasıl şeyler yazacağımı sanıyordunuz ki! Benim küçücük hayatımın derdi tasası da bu kadar işte! Ne diyorduk, göz altlarım. Annemi ve babamı çok seviyorum, iyi güzel de, en kötü fiziksel özelliklerini bana armağan etmeseler de olurdu yahu! Abartıyor muyum? Tamam, şöyle bir örnek vereyim size o zaman, babamın saçları çok zayıf ama beyazlamıyor; annemin saçları çok gür ama erkenden beyazlıyor. Bu durumda en kötü kombinasyon ne olur? Hem çok zayıf, hem de bembeyaz saçlar olur değil mi?! Bilin bakalım benim saçlarım nasıl? ;)&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://3.bp.blogspot.com/_pHxSTNDgLvk/R5yXHMB0nGI/AAAAAAAAABs/Hk2-QILeLnQ/s1600-h/IMG_3781.JPG"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;" src="http://3.bp.blogspot.com/_pHxSTNDgLvk/R5yXHMB0nGI/AAAAAAAAABs/Hk2-QILeLnQ/s400/IMG_3781.JPG" border="0" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5160165422803491938" /&gt;&lt;/a&gt;Neyse, bu şanssızlığın başka bir kötü sonucu da her daim mor göz altlarım. Annemin İç Anadolu'ya nereden geldiği belirsiz o güzelim Grek burnu dururken, minik bir bebek olarak kendisinin incecik derili, hassas göz altlarını seçmiş olmama bakılırsa, benim seçimler konusundaki başarısızlığım doğuştan! &lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:x-small;"&gt;(Kuzusarması beyefendiyi hariç tutuyorum, o bu konunun gerçek istisnası.)&lt;/span&gt; Vücudumun başka hiç bir yeri için yapmayacağım yatırımları göz çevrem için yapıyorum, temizleyiciler, kremler, bakımlar.. Ama yok işte! Hala keş, hala hasta, hadi bilemedin yorgun görünüyorum! &lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://3.bp.blogspot.com/_pHxSTNDgLvk/R5yY2MB0nII/AAAAAAAAAB8/6LVErAfpSiU/s1600-h/655308.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;" src="http://3.bp.blogspot.com/_pHxSTNDgLvk/R5yY2MB0nII/AAAAAAAAAB8/6LVErAfpSiU/s400/655308.jpg" border="0" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5160167329768971394" /&gt;&lt;/a&gt;Sanırım tek çarem, bir türlü beceremediğim şu makyaj işine artık başlamak olacak. Evet evet, şimdi gidip iyi bir firmanın makyaj ürünlerini satan bir mağazaya oturayım, &lt;span class="Apple-style-span" style="font-style: italic;"&gt;"hadi anlatın bana"&lt;/span&gt; diyeyim, üstüne &lt;span class="Apple-style-span" style="font-style: italic;"&gt;"ben bilmem, boyayın beni, kapatın şu göz altlarımdaki morlukları"&lt;/span&gt; diye şımarayım, onlar da alsınlar sazı ellerine,  beni Bülent Ersoy'dan beter etsinler. Ben, hani anlamıyorum ya bu işlerden, &lt;span class="Apple-style-span" style="font-style: italic;"&gt;"bu mudur"&lt;/span&gt; diye sorayım, &lt;span class="Apple-style-span" style="font-style: italic;"&gt;"budur"&lt;/span&gt; desinler, kabul edip bütün malzemeleri alayım. Eve dönerken &lt;span class="Apple-style-span" style="font-style: italic;"&gt;"böyle kısa kızıl saçlarla Bülent Ersoyluk olmaz olsun" &lt;/span&gt;diye isyan edip kuaföre uğrayayım. Şu takıp çıkarılabilen siyah postişlerden alayım kendime. İster misiniz eve gelip beni öyle görünce zaten neler olduğunu anlayamamış olan Kuzusarması, bir de elimde o postişi görünce &lt;a href="http://www.sonypictures.com/movies/thegrudge/site/flash/"&gt;Garez&lt;/a&gt;'in içine düştüğünü zannedip çığlığı bassın. Bunun üstüne günün her saati karısıyla bağıra çağıra kavga eden, ama en ufak bir seste kapımızı çalıp "bebeğimiz uyuyor" demeye utanmayan densiz komşumuz yine kapımıza dayansın. Kuzusarması bu kadar şeyi kaldıramayıp Allah ne verdiyse komşuya girişsin (eline sağlık kocacığım), beni unutsun. Karakolda derdimi anlatmaya çalışsam da polisler benden korksun, ifademi bile almasın. Kuzusarması nezarette geçirdiği bir gecenin sonunda beni boşasın!&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://3.bp.blogspot.com/_pHxSTNDgLvk/R5yZJMB0nJI/AAAAAAAAACE/NoJCxsdPxI8/s1600-h/grudge.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;" src="http://3.bp.blogspot.com/_pHxSTNDgLvk/R5yZJMB0nJI/AAAAAAAAACE/NoJCxsdPxI8/s400/grudge.jpg" border="0" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5160167656186485906" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt; &lt;/div&gt;&lt;div&gt; &lt;/div&gt;&lt;div&gt;Hmmm, belki de mor gözlerle dolaşmak o kadar kötü değildir. :)&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt; &lt;/div&gt;&lt;div&gt; &lt;/div&gt;&lt;div&gt; &lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-weight: bold;"&gt;2. Evde üç kişi olacağız. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-weight: bold;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt; &lt;/div&gt;&lt;div&gt; &lt;/div&gt;&lt;div&gt;Hayır yahu, ne bebeği?! Kedi alacağız eve, kedi! Yani alacağımızı umuyorum. Yani almayı istiyorum. 8 yıldır bir yavru kedi için ağladığımı gören Kuzusarması bu sene &lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-style: italic;"&gt;"tamam"&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;dedi, &lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-style: italic;"&gt;"tamam kuzum, bu kadar istiyorsan kıyamam sana"&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;. Dedi demesine de evlilik öyle ciddi bir müessese ki işler böyle yürümüyor. Evde hayvan beslenmesine sonsuz karşı olan kayınvalidemin, benim hayvan beslememe karşı olan annemin (çok bağlanıyormuşum, çok üzülüyormuşum onlara bir şey olunca) gönüllerinin alınması, eve haftada bir temizliğe gelen hanıma &lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-style: italic;"&gt;"kedilerden korkar mısınız?"&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;diye sorulması gerekiyor. Şeytan &lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-style: italic;"&gt;"ne kedisi, al en gürültücüsünden bir kangal köpeği, sal alttaki komşuların üstüne"&lt;/span&gt;&lt;/span&gt; diyor ya neyse, hanımefendi blogger duruşumdan kaymayayım şimdi. :) &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt; &lt;/div&gt;&lt;div&gt;Şimdi bir yavrucuk gelse mırıl mırıl, Kuzusarması'na süpriz yapıp eve götürsem, eve girer girmez ayağına dolanan pisiyi benim karakolluk postişim sanıp tiksinerek itse ya da yine Garez'deki kadın zannedip ezse, ben de kendisine "cani" diye bağırsam.. Kendisini terk edip hayatımı kedi haklarını korumaya adasam, 150 kediyle bir evde yaşasam, kokumu 2 km. öteden duysalar. Ölünce kediler beni yiyeceği için cesedimi bile bulamasalar, sembolik mezarımın taşını da ciğer şeklinde yapsalar. Hahahaa.. Yahu içtiğim kahvenin içinde bir şey mi vardı acaba?! :D&lt;/div&gt;&lt;div&gt; &lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://2.bp.blogspot.com/_pHxSTNDgLvk/R5yiN8B0nKI/AAAAAAAAACM/3rFScOt8bu8/s1600-h/IMG_5516.JPG"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;" src="http://2.bp.blogspot.com/_pHxSTNDgLvk/R5yiN8B0nKI/AAAAAAAAACM/3rFScOt8bu8/s400/IMG_5516.JPG" border="0" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5160177633395514530" /&gt;&lt;/a&gt;Bu arada pisi demişken, yüzüğüme bakar mısınız? :) Kuyruğu ve gövdesi iki ayrı parça ve sıkı dur crick, adı "Sadi". :) Soru gelir nasıl olsa, ben şimdiden yazayım, Sadi Tekin tasarımı bu yüzüğü ve daha güzellerini &lt;a href="http://www.blisskiss.biz/"&gt;şurada&lt;/a&gt; ve &lt;a href="http://www.karincadesign.com/"&gt;şurada&lt;/a&gt; bulabilirsiniz. Facebookta profiliniz varsa &lt;a href="http://www.facebook.com/group.php?gid=6535096813"&gt;şuraya&lt;/a&gt; da bakın derim. &lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt; &lt;/div&gt;&lt;div&gt; &lt;/div&gt;&lt;div&gt; &lt;/div&gt;&lt;div&gt; &lt;/div&gt;&lt;div&gt; &lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-weight: bold;"&gt;3. Uzakları göreceğiz.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-weight: bold;"&gt; &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-weight: bold;"&gt; &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Bu senenin kalkınma planı çerçevesinde Kuzusarması ile yurt içi ve yurt dışı bir kaç seyahat planını hayata geçireceğiz. Bunların içinde en önemlisi Çin. Evet ya, sonunda ben de (daha fazla değişmeden) Çin'i görebileceğim. Zaten benim göz altlarımın morluğundan sonra en büyük kaygım dünyayı göremeden ölmek. :) Valla. Çok ciddiyim. Hatta gözlerim ikinci sırada bile olabilir, çok emin değilim.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Neyse, bu iş için baharı bekleyeceğiz, çünkü 2007 yılından çıkardığımız derslerden biri soğuk memleketlere, soğuk mevsimlerde gidilmemesi gerektiğiydi. Sonra -afedersiniz- dötünüz donuyor. :) Hmmm,  en kısa zamanda bu anafikire yol açan Münih-Salzburg yolculuğunu anlatmam lazım size.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://4.bp.blogspot.com/_pHxSTNDgLvk/R5yu8cB0nLI/AAAAAAAAACU/6-N3TZC4n74/s1600-h/IMG_4949.JPG"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;" src="http://4.bp.blogspot.com/_pHxSTNDgLvk/R5yu8cB0nLI/AAAAAAAAACU/6-N3TZC4n74/s400/IMG_4949.JPG" border="0" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5160191626398964914" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Çin seyahatinin ortasında Kuzusarması döner bana &lt;span class="Apple-style-span" style="font-style: italic;"&gt;"e artık bu sene Kaş'a gidemeyiz, Çin'de bu kadar zaman harcadıktan sonra"&lt;/span&gt; der, arkasından kedi şiş yapan bir amca görürüz sokakta bizim kokoreççiler misali, bizim uzaklar kısacık sürüverir, döneriz hemen. :) Bende bu öngörü yeteneği varken aç kalmam beee!&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt; &lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-weight: bold;"&gt;4. Gündeme müdahale edeceğiz.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-weight: bold;"&gt; &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt; &lt;/div&gt;&lt;div&gt;Hep beraber yapacağız hem de! Nasıl mı? Hani gazetelerde anketler yapıyorlar ya, onlardan yapacağız birlikte, tartışmalar açacağız, ülkenin gündemine düşeceğiz hatta gündemi biz yaratacağız. Mesela ilk konumuz şu olabilir: Türkiye Malezya olursa, burada da tsunami de olur mu?Hı, olur mu, soruyorum size?  :) &lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;En popüler tartışmaları ramazan ayında yapacağız ama. Şimdiden belirlediğim iki konunun/sorunun (Serkan'la beraber belirledik, hakkını yemeyeyim şimdi kendisinin) Türkiye'yi Zekeriya Beyaz ve diğerleri olarak ikiye böleceğine çok inanıyorum şahsen. &lt;/div&gt;&lt;div&gt;1. Tangalı oruç tutulur mu?&lt;/div&gt;&lt;div&gt;2. Suşiyle oruç açılır mı?&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Ne oldu, saçma mı geldi? :) Aşkolsun size, her gün bu seviyede bile nitelikli konular konuşulmuyor bile buralarda. Yoksa sizin oralarda konuşuluyor mu? ;) Zaten biz bu konuları tartışmaya başlayınca ülkeyi yönetmeye aday bile oluruz! Ben de kendime meşgul olacak bir şey bulmuş olurum böylece, Kuzusarması 1,5 senelik bir eğitim planına dahil olmaya karar verdi de geçtiğimiz hafta. Hem fena mı olur, Türkiye benimle gurur duyar filan. :)&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Şöyle bir okudum da 2008 yılı tahminlerimi (aslında hedefler ve sonrası için tahminler gibi olmuş) Beşiktaş tribünlerinden bir slogan geldi aklıma. Kendime bu vesile ile akıl fikir diliyor şöyle sesleniyorum. &lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Hoplama, zıplama, otur yerineeee&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;2008 gelir sokar gözüne!&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/15440833-49193006774770105?l=skinlesschild.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://skinlesschild.blogspot.com/feeds/49193006774770105/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=15440833&amp;postID=49193006774770105' title='15 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/15440833/posts/default/49193006774770105'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/15440833/posts/default/49193006774770105'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://skinlesschild.blogspot.com/2008/01/hoplama-zplama-otur-yerine.html' title='hoplama zıplama otur yerine..'/><author><name>rahel</name><uri>http://www.blogger.com/profile/03448037320093494620</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://photos22.flickr.com/35123080_7995e40a9c_m.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_pHxSTNDgLvk/R5yXHMB0nGI/AAAAAAAAABs/Hk2-QILeLnQ/s72-c/IMG_3781.JPG' height='72' width='72'/><thr:total>15</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-15440833.post-4893735299670794480</id><published>2007-11-30T12:07:00.000+02:00</published><updated>2008-12-11T03:25:52.740+02:00</updated><title type='text'>fatima bana baksanaa, çiki çiki yapsanaa!</title><content type='html'>Son zamanların en kıymetlisi, &lt;a href="http://www.freedomfries.at/"&gt;"Fatima Spar &amp;amp; Die Freedom Fries"&lt;/a&gt; bugün ve yarın İstanbuldalar! Biletler &lt;a href="http://www.biletix.com/webbiletix/wtsEvent.do?eventCode=HGT57#"&gt;şurada&lt;/a&gt;..&lt;br /&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_pHxSTNDgLvk/R0_ieG85moI/AAAAAAAAABU/au2YlPglGgA/s1600-R/Fatima.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5138574706743024258" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://3.bp.blogspot.com/_pHxSTNDgLvk/R0_ieG85moI/AAAAAAAAABU/cR4Wcb3-XQA/s400/Fatima.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Ben mi? Çok yorgunum ben, ama evet, ölmez sağ kalırsam gitmeyi umuyorum. :)&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/15440833-4893735299670794480?l=skinlesschild.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://skinlesschild.blogspot.com/feeds/4893735299670794480/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=15440833&amp;postID=4893735299670794480' title='8 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/15440833/posts/default/4893735299670794480'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/15440833/posts/default/4893735299670794480'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://skinlesschild.blogspot.com/2007/11/fatima-bana-baksanaa-iki-iki-yapsanaa.html' title='fatima bana baksanaa, çiki çiki yapsanaa!'/><author><name>rahel</name><uri>http://www.blogger.com/profile/03448037320093494620</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://photos22.flickr.com/35123080_7995e40a9c_m.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_pHxSTNDgLvk/R0_ieG85moI/AAAAAAAAABU/cR4Wcb3-XQA/s72-c/Fatima.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>8</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-15440833.post-4814360875557729510</id><published>2007-10-18T20:22:00.000+03:00</published><updated>2007-10-18T21:44:55.338+03:00</updated><title type='text'>referandumlu mim</title><content type='html'>Arayı valla isteyerek uzatmadım bu kadar! Benim gibi bir garibana çok yüklendiniz. :) Ciddi ciddi vatan millet derdindeyim bu sefer. İnanmıyor musunuz? Olsun, inanmayın, ne yapayım. Şuna baksanıza tipim kaydı çalışmaktan! :)&lt;br /&gt;&lt;a href="http://farm3.static.flickr.com/2107/1619553590_b349e26b84.jpg?v=0"&gt;&lt;img style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 320px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="yamuk" src="http://farm3.static.flickr.com/2107/1619553590_b349e26b84.jpg?v=0" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Crick uzun zaman önce &lt;a href="http://timeconsumingenes.blogspot.com/2007/09/yine-mimlendim.html"&gt;sobelemişti&lt;/a&gt; beni. Canım benim, izin verirsen günün anlam ve ehemmiyetine uygun olarak kitabımın 187. değil, 232. sayfasını paylaşacağım sizinle. Okuyun, olur mu? :) Otostopçu, Evrenin Sonundaki Restoran'da Douglas Adams şöyle diyor:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"En önemli sorun -ya da önemli sorunlardan biri, çünkü bir sürü en önemli sorun vardır- &lt;strong&gt;halkı yönetmekle ilgili en önemli sorunlardan biri, bu işin kime yaptırılacağını bulmaktır&lt;/strong&gt;. Daha doğrusu halkı, kendilerini yönetmesine izin vermeleri için ikna etmeyi başaracak birini bulmaktır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Özetlersek: İyi bilinen bir gerçektir ki, halka hükmetmeyi en çok isteyenler, ipso facto* bu işi yapmaya en az uygun olanlardır. Özeti özetleyecek olursak: Kendisinin Başkan yapılmasını sağlayabilecek kişilerin bu işi yapmasına hiçbir surette izin verilmemesi gerekir. Özetin özetini özetlersek: Halk bir sorundur.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ve karşılaştığımız durum şudur: Bir dizi Galaktik Başkan, iktidarda olmanın eğlencesi ve boş telaşından öylesine hoşlanmışlardı ki, iktidarda olmadıklarını neredeyse hiç farketmemişlerdi. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ama onların arkasındaki gölgelerin içinde bir yerlerde kim vardı?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hükmetmek isteyenlerin hiçbirinin hükmetmesine izin verilemiyorsa, bu işi kim yapabilirdi?"&lt;br /&gt;*Latince: yalnızca bu nedenle&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Görüyorsunuz işte, ister İngiliz, ister Türk olun, ya da galakside herhangi bir yerde olun, bazı sorunlar her yerde aynı. :D Biliyorsunuz hepiniz, ben bu bloga -Kuzusarması'na takılmak hariç ;)- pek ciddi şeyler yazmıyorum. Çünkü benim hayatım zaten ciddi adamlarla -Serkan hariç, çalışmayı bu kadar eğlenceli hale getirebilecek kaç adam vardır bilmiyorum-, ciddi konular konuşarak geçiyorum. Bu seferlik kendi koyduğum kuralı, kendim bozuyorum. Sizi, hayatımda görmediğim, bir daha da göremeyeceğim düzeyde bir saçmalığı -bu konudaki fikriniz ne olursa olsun- oylamaya davet ediyorum. &lt;strong&gt;LÜTFEN BU PAZAR, OYUNUZ NE OLURSA OLSUN, SANDIK BAŞINA GİDİN.&lt;/strong&gt; Oy vermek yalnız bir hak değil, aynı zamanda bir vatandaşlık ödevidir!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kutuplaş-tır-maya, "siz-biz-onlar"a, "onlardan değilsen bizdensin"lere -değilim, zorla mı!- katlanamıyorum. Halkın kendisine verilen her yetkiyi almak isteyeceğini biliyorum ve anlıyorum. Ama yetkilerinin yeni anayasa taslağı ile nasıl değişeceğini bilmediğim bir cumhurbaşkanını seçmek isteyip istemediğimin bana "şimdi" sorulmasını anlamıyorum. Bir sürü insanın havaalanlarında çoooktan oy verdiği bir değişikliğin, hiç böyle bir şey olmamış, ilk defa bu pazar oylanacakmış gibi değiştirilmesini anlamıyorum (11. cumhurbaşkanı garabetini değiştirdiler malumunuz). (Kimse Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'ne başvurmazsa, sen ve vekilin olarak ben başvuralım mı özi???) Referandumun konusunda teklik ilkesinin hiç konuşulmamasını anlamıyorum. Suçlunun kim olduğunu bilmesem de, faturanın benim gibi düşünenlere çıkacağını biiyorum. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu arada, sık karşılaştığım bir soruya açık cevap: Ortalıkta dolaşan "katılım %50'nin altında kaldığında referandumun iptal edileceği"ne dair mailler, tamamen yanlış bilgiler içeriyor. Söz konusu kural yalnızca Avrupa'da, yanılmıyorsam iki ülkede mevcut. Yani oyunuzu vermezseniz, yalnızca oyunuzu vermediğinizle kalacaksınız, haberiniz olsun.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/15440833-4814360875557729510?l=skinlesschild.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://skinlesschild.blogspot.com/feeds/4814360875557729510/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=15440833&amp;postID=4814360875557729510' title='10 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/15440833/posts/default/4814360875557729510'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/15440833/posts/default/4814360875557729510'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://skinlesschild.blogspot.com/2007/10/referandumlu-mim.html' title='referandumlu mim'/><author><name>rahel</name><uri>http://www.blogger.com/profile/03448037320093494620</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://photos22.flickr.com/35123080_7995e40a9c_m.jpg'/></author><thr:total>10</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-15440833.post-5208428803200383354</id><published>2007-09-10T15:38:00.000+03:00</published><updated>2007-09-10T15:45:20.543+03:00</updated><title type='text'>zeynep..</title><content type='html'>&lt;a href="http://zeyneperis.blogspot.com/"&gt;Zeynep meleğim&lt;/a&gt; kocaman akıllı bir kız oldu artık. Böyle boncuk boncuk bakıyor..&lt;br /&gt;&lt;a href="http://www.flickr.com/photos/rahel/1355107622/"&gt;&lt;img style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 400px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="zeynep'in boncuk gözleri" src="http://farm2.static.flickr.com/1126/1355107622_36396e4fd8.jpg?v=0" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yemek yememek için her şeyi yapıyor.&lt;br /&gt;&lt;a href="http://www.flickr.com/photos/rahel/1354219923/"&gt;&lt;img style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 400px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="yak ben almiiicim :)" src="http://farm2.static.flickr.com/1322/1354219923_a5c55fa6bf.jpg?v=0" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ve ondan hiçbir şey kaçmıyor! :D&lt;br /&gt;&lt;a href="http://www.flickr.com/photos/rahel/1354220345/"&gt;&lt;img style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 400px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="gördüm seni!" src="http://farm2.static.flickr.com/1104/1354220345_25098e60fa.jpg?v=0" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/15440833-5208428803200383354?l=skinlesschild.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://skinlesschild.blogspot.com/feeds/5208428803200383354/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=15440833&amp;postID=5208428803200383354' title='18 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/15440833/posts/default/5208428803200383354'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/15440833/posts/default/5208428803200383354'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://skinlesschild.blogspot.com/2007/09/zeynep.html' title='zeynep..'/><author><name>rahel</name><uri>http://www.blogger.com/profile/03448037320093494620</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://photos22.flickr.com/35123080_7995e40a9c_m.jpg'/></author><thr:total>18</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-15440833.post-6653462675454623797</id><published>2007-09-07T14:48:00.001+03:00</published><updated>2007-09-07T15:06:26.702+03:00</updated><title type='text'>burun farkı..</title><content type='html'>Ben bir yalancıyım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gerçekten. Bu Pinokyo’dan bozma burun da bunun bir işareti olsa gerek. :)&lt;br /&gt;&lt;a href="http://www.flickr.com/photos/rahel/280120494/"&gt;&lt;img style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 320px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="burun" src="http://farm1.static.flickr.com/110/280120494_43b976f8a4.jpg?v=0" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Uzuuun, çok uzuuun zaman önce Haşmet Babaoğlu okurdum ben (hatırlıyorum). Okumakla kalmamışım, bazı yazılarını kesip saklayacak kadar önemsemişim de (unutmuşum). Annem, bu kış "evladım, şuna bak, ver ver bitmedi, hala döküntülerin var bu evde" deyip bir koli tutuşturdu elime. O koliden bir sürü alakasız şey (mıknatıslı birbirine yaklaştırınca öpüşen bebekler, bakır bir kildan, kurumuş papatyalar, başka çiçekler, pullar, envai çeşit kutu, fotoğraflar, çerçevelenmiş kartpostallar ve bir su tabancası) ile beraber parça pinçik gazete kupürleri çıktı. Bir kısmı Haşmet Babaoğlu imzalıydı. Atmadan önce&lt;strong&gt;*&lt;/strong&gt; şöyle bir göz gezdirdim yazılara. İçlerinden bir tanesi çok tanıdık geldi bana, gülümsedi. Başlığına baktım, "hayat maskelerle güzel!".&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;O yazıyı da attığım için –oğ yes beybi, onu bile tutmadım, bu kadarı da biraz fazla- aklımda kalanları yazmak durumundayım, affedersiniz değil mi? Şöyle bir şeyler anlatıyordu yazı: &lt;em&gt;Herkes "kendin gibi olmak"tan bahsediyor. Halbuki "kendin olmak" akıllara ziyan bir şey değil midir? Hayatı yaşanır ve zaman zaman güzel kılan şeyler maskeler değil mi aslında? Kendin olmak kabadır, maskeler zariftir. Kendin olmak kolay, maskelerle yaşamak zordur.&lt;/em&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yazıyı okuduğumda bir ışık –belki de bir devre! :P- yanmıştı beynimde, hatırlıyorum. O zamandan beri itiraf edebiliyor, hatta talep ediyorum: Ben hayatı güzelleştiren, yaşamı eğlenceli hale getiren, incelikli yalanları seviyorum. Maskelerimi kullanıyorum ve etrafımdakilerden de aynı şeyi bekliyorum. Yalan söyleyemiyorsa, söylemek istemiyorsa ya da, en azından gerçekleri yumuşatsın istiyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Aksi gibi, Kuzusarması ve ailesi "doğrudan olmak" konusunda bir ekoller. Başta sevgili olmak üzere, onlarla bir arada olmak arada bir gerçeğin soğuk duvarına çarpmak demek! Koca bir saat hazırlandıktan sonra "nasıl olmuşum?" sorusuna, "geçen haftadan bu yana kilo almışsın, o yüzden geçen hafta bu elbiseyi giydiğinde daha güzel olmuştu" cevabını duymak istemiyorum mesela. Ne ekersen onu biçersin diyorlar ya, ben artık buna pek inanmıyorum. :) Yıllarca "kendi anne babamdan başka kimseye anne baba diye seslenmem" diyen ben, sevgilimin annesine ağız dolusu "ağnneeeciiğğğim" diyorum ama, zor geçmiş bir günün sonunda eve gittiğimde Kuzusarması’nın bana bakıp "bu saçlarla 35 yaşında evde kalmış yönetici kadınlar gibi görünüyorsun" demesinin önüne geçemiyorum!&lt;strong&gt;**&lt;/strong&gt; :)&lt;br /&gt;&lt;a href="http://www.flickr.com/photos/rahel/308084120/"&gt;&lt;img style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 320px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="burunsuz!" src="http://farm1.static.flickr.com/114/308084120_561c2f9fe9.jpg?v=0" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Gerçeklerle baş edememek değil, bazen baş etmemeyi tercih etmek. Zamanlamayı iyi yapabilmek bazen. Nerede kendin olacağını, dürüst olacağını, öylece, olduğun gibi konuşabileceğini belirlemek. Bazen kime karşı açık olabileceğini öğrenebilmek. Evet, oynamak, evet, ya-lan söy-le-mek, evet, bazen çok şizofren bir tavır, ama seviyorum kardeşim, istiyorum, var mı ötesi! İşte söylüyorum: Hayat maskelerle güzel!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Anlayacağınız ben yalanlarım ve Pinokyo burnumla mutluyum. Fındık burunlulara ve hatta Kuzusarması gibi inadına burunsuzlara buradan selam ediyorum.&lt;strong&gt;***&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;*&lt;/strong&gt; Evet, hemen hepsini attım! Eskiden her şeyi saklayan ben, artık döküntülerden daralıyorum. Yine evet, eskiden sakladığım her şeye "geçmişim" diyordum, şimdi döküntü diyorum. Değişiyorum çünkü.. Gitgide Kuzusarması'na benziyorum! Bize Rahşan ve Bülent deyiniz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;**&lt;/strong&gt;Eleştirilerden yoruldum, sıcaktan bunaldım, güzel arkadaşım &lt;a href="http://www.flickr.com/photos/rahel/1341674894/"&gt;yok ki&lt;/a&gt;'yle buluşmamızın hemen ardından saçlarımı kestirdim bu arada.. Büyük ihtimalle gözlerimi devire devire kuaföre gidiyorum ben değimde bana inanmamıştı! İnanmış mıydın arkadaşım?&lt;br /&gt;&lt;a href="http://www.flickr.com/photos/rahel/1340791885/"&gt;&lt;img style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 400px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="yeniden kısa saçlı ben :)" src="http://farm2.static.flickr.com/1204/1340791885_d8397b979a.jpg?v=0" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;***&lt;/strong&gt; Bu kadar uzun süre ara vermek istemedim ama laptopumu düşürdüm -sizlere ömür-, öğle yemeğine çıkmamasına çalıştım, falan.. Bu &lt;a href="http://www.hidroksimetilfurfurol.blogspot.com/"&gt;hmf&lt;/a&gt; hanımın sobesiydi. Sırada &lt;a href="http://goddess-artemis.blogspot.com/"&gt;tanrıça hanım&lt;/a&gt;ın sobesi var gecikmiş de olsa. Fidel'in hikayesi var sonra.. &lt;a href="http://doihavetonamemyblog.blogspot.com/"&gt;Tolga&lt;/a&gt; bu yalan oyunun yeni ebesi olsun, yeni aldığı takım elbisesiyle bize kendi yalanlarını anlatsın, hehe.. Sobe!&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/15440833-6653462675454623797?l=skinlesschild.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://skinlesschild.blogspot.com/feeds/6653462675454623797/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=15440833&amp;postID=6653462675454623797' title='6 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/15440833/posts/default/6653462675454623797'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/15440833/posts/default/6653462675454623797'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://skinlesschild.blogspot.com/2007/09/burun-fark.html' title='burun farkı..'/><author><name>rahel</name><uri>http://www.blogger.com/profile/03448037320093494620</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://photos22.flickr.com/35123080_7995e40a9c_m.jpg'/></author><thr:total>6</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-15440833.post-8230361105742448637</id><published>2007-08-09T22:13:00.000+03:00</published><updated>2007-08-10T00:19:09.130+03:00</updated><title type='text'>durum raporu..</title><content type='html'>&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;&lt;em&gt;Kaş'tayız biz. Hı hı, yine. Kafamda dönüp duran, anlatacak çok şeyim var. Ama -çok az olan bir şey oldu- tatil matil derken pek zamanım olmuyor. Beni bekler misiniz bir-iki gün. Söz, hepinizle birlikte mesai yapacağım pazartesi sabahı erkenden..&lt;/em&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Böyle -yukarıdaki gibi- yazmak istedim gecenin bu saatinde (1:47), sonra dedim ki "Kızım, bu ne kendini önemseme halidir! Sanki herkes hazırolda bekliyor bekliyor sen dön diye"! Utandım, yine de silmedim. Tatil ruh haline ve iki duble rakıya verin olmaz mı.. Ben kısa bir durum raporu vereyim yine de..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu, Kuzusarması'nın kimbilir kaç rakı üstüne otele döndüğümüzde kendini tutamayıp balkonda içtiği bira. Bu aynı zamanda yastığımdan başımı kaldırmadan gördüğüm manzara. Yaaa, gerçekten.. ;)&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://www.flickr.com/photos/rahel/1031754188/"&gt;&lt;img style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 400px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="içmeyip ne halt edeceksin!" src="http://farm2.static.flickr.com/1052/1031754188_018abf48fb.jpg?v=0" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;Bu, çarşıdan.. Herkesin kilitleri ve çilingir perileri vardır diye düşünürüm ben. Neyse ki ben kilitlerimi açacak perileri bulmak konusunda hep çok şanslıydım.&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;a href="http://www.flickr.com/photos/rahel/967521574/"&gt;&lt;img style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 400px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="anahtarlar" src="http://farm2.static.flickr.com/1308/967521574_88a4cd9fbb.jpg?v=0" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;Bu, Belginler'in Şövalye adasındaki yazlığından dönerken iskeleye yanaşmamıza yardım edenlerin fotoğrafı. İlk bu hikayeyi mi yazsam acaba? ;)&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;a href="http://www.flickr.com/photos/rahel/1031737382/"&gt;&lt;img style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 400px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="güneş batarken gülenler" src="http://farm2.static.flickr.com/1341/1031737382_95973292e5.jpg?v=0" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;Bu, küresel ısınmanın Kaş'a ettiklerinin bir özeti. Benim Ağustos'ta bile püfürdeyen Kaş'ım ilk defa bu kadar sıcak..&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://www.flickr.com/photos/rahel/1030918527/"&gt;&lt;img style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 400px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="sıcakkk" src="http://farm2.static.flickr.com/1215/1030918527_78c2ce0e67.jpg?v=0" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;Bu da odadan yine. Akşam güneş batarken..&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;a href="http://www.flickr.com/photos/rahel/1030935217/"&gt;&lt;img style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 400px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="odadan gün batımı" src="http://farm2.static.flickr.com/1211/1030935217_6c179ce9e3.jpg?v=0" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Böyle yazmıştım 10 gün önce. Sonra önce internet sorun oldu, beni bezdirdi. Sonra zaman azaldı, uğraşmak angarya oldu, tatil kıymete bindi. Sonra bir e-mail geldi, "ne bu anlattıkların, hayat hep toz pembe mi, sen bu kadar çok mu mutlusun" dedi. Düşündüm ben epey.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sonra.. Bir akşam ben karşı kıyıya bakarken birdenbire "&lt;a href="http://sozluk.sourtimes.org/show.asp?t=temenni"&gt;Temenni&lt;/a&gt;" çalmaya başladı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sonra dağıldım ben.. Toplayabilene aşk olsun..&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/15440833-8230361105742448637?l=skinlesschild.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://skinlesschild.blogspot.com/feeds/8230361105742448637/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=15440833&amp;postID=8230361105742448637' title='21 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/15440833/posts/default/8230361105742448637'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/15440833/posts/default/8230361105742448637'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://skinlesschild.blogspot.com/2007/08/durum-raporu.html' title='durum raporu..'/><author><name>rahel</name><uri>http://www.blogger.com/profile/03448037320093494620</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://photos22.flickr.com/35123080_7995e40a9c_m.jpg'/></author><thr:total>21</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-15440833.post-7426643091844045724</id><published>2007-07-17T21:16:00.000+03:00</published><updated>2007-07-17T23:27:31.503+03:00</updated><title type='text'>kısa kısa, ama uzun..</title><content type='html'>Kısa kısa yazayım dedim ama bakalım sonu nereye varacak. :)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;&lt;a href="http://www.flickr.com/photos/rahel/686163469/"&gt;&lt;img style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 400px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="gecede balonlar" src="http://farm2.static.flickr.com/1095/686163469_0ed3459c09.jpg?v=0" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;- &lt;strong&gt;Doğumgünü kutlamalarım 40 gün-40 gece sürdü hakikaten!&lt;/strong&gt; Kuzusarması &lt;a href="http://skinlesschild.blogspot.com/2006/07/kutlamalar.html"&gt;geçen sene yazdıklarımı&lt;/a&gt; yanlışlamak istercesine önceden planlanmış, ciddi bir süpriz yaptı bana. Her zamanki gibi sahilde gezeceğimizi sanırken ben bir tekneye attı ve &lt;a href="http://www.lacivertrestaurant.com/"&gt;Lacivert&lt;/a&gt;'e götürdü. Tekne gezintisinin kendisi bile yeterdi bana aslında, ama o yetinmedi. Çok mutlu etti beni. :) Hava karardığında, masamıza tatlı yerine benim için yaptırdığı doğumgünü pastası geldiğinde gözlerime inanamadım. O inanamadığım gözlerle bütün akşam ağladım. Sevinçten. :) 10 yıl kutlama yapmasak da olur bundan sonra, sevgili benim için önceden uğraşıp organizasyon yaptı ya, ölsem de gam yemem artık. :) Valla. Gerçi "içimdeki kadın" rahat durmuyor, "madem yapabiliyordun be adam, beni niye üzdün bunca yıl" diye bağırasım geliyor, ama buldum bunamayayım di mi.. Evet, uslu durayım ben. Hatta buradan kendisine teşekkür edeyim. Teşekkür ederim aşkım.&lt;br /&gt;&lt;a href="http://www.flickr.com/photos/rahel/839747778/"&gt;&lt;img style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 400px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="Ebru 30 yaşında!!! :)" src="http://farm2.static.flickr.com/1203/839747778_f42ba1ffe8.jpg?v=0" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;- &lt;strong&gt;Bir sonraki gün planlı programlı yemeğimiz vardı. &lt;/strong&gt;Refik'te oturduk, yedik, içtik, demlendik. Orhan Gencebay CDlerim -batsın bu dünya, nı nıı-, &lt;a href="http://www.flickr.com/photos/rahel/838866719/"&gt;kalpli balonlarım&lt;/a&gt; -evet, yaptık, ne var?!-, kitaplarım, yastığım, geceliğim,&lt;a href="http://www.flickr.com/photos/rahel/839774680/"&gt;sev&lt;/a&gt;-&lt;a href="http://www.flickr.com/photos/rahel/839757046/"&gt;dik&lt;/a&gt;-&lt;a href="http://www.flickr.com/photos/rahel/839740388/"&gt;le&lt;/a&gt;-&lt;a href="http://www.flickr.com/photos/rahel/838879795/"&gt;rim&lt;/a&gt; ve ben eğlendik. Ayşegül delisi benim için afiş bile hazırlamıştı. :) Arkadaşlarıma doyum olmaz, ama kutlamalarda -bundan kısa bir süre önce de &lt;a href="http://www.flickr.com/photos/rahel/839729320/"&gt;evlilik yıldönümü kutlamıştık &lt;/a&gt;nitekim!- "doz aşımı" seviyesine geldim nihayetinde. Ya bu kadın milleti hiç bir şeyden mi memnun olmaz?! Allah beni bildiği gibi yapsın.. :)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;- Sonraki hafta "sanal" arkadaşlarımla :P buluştuk.&lt;/strong&gt; &lt;a href="http://www.hidroksimetilfurfurol.blogspot.com/"&gt;HMFciğim&lt;/a&gt; &lt;a href="http://hidroksimetilfurfurol.blogspot.com/2007/07/bulusma.html"&gt;şurada&lt;/a&gt; yazmıştı, okumuşsunuzdur belki. &lt;a href="http://www.beyazcoraplar.blogspot.com/"&gt;Toti&lt;/a&gt;, &lt;a href="http://www.hidroksimetilfurfurol.blogspot.com/"&gt;hmf&lt;/a&gt;, &lt;a href="http://timeconsumingenes.blogspot.com/"&gt;crick&lt;/a&gt; ve ben bir delilik yapıp bir araya gelelim dedik. İyi ki de yapmışız. :) Çok güzel bir akşam geçirdik.&lt;br /&gt;&lt;a href="http://www.flickr.com/photos/rahel/839735108/"&gt;&lt;img style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 400px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="hmf aslında daha güzel!" src="http://farm2.static.flickr.com/1281/839735108_a11ea5eb16.jpg?v=0" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Ben herkesten önce gittim olay mahaline. ;) Beni zorla bir masaya oturtmaya çalışan garsona "arkadaşlarıma bakıyorum, gelmiş olabilirler" dediğimde farkettim aslında ne yaptığımı, hiç tanımadığım insanlarla buluşuyordum! :) Nitekim bütün masalara eğilerek bakıp "acaba bu crick mi, yok yok, şu hmf olabilir mi, ay totinin hiç fotoğrafını görmedim ki" filan derken oturdum bir masaya, "en kötü ihtimalle araşırız" diye. Sonra geldiler, önce crick ve hmf birlikte, sonra toti. Valla bunlar yazıştıkları gibi konuşuyorlar. Konuşurken, paylaşırken, eğlenirken sınırları yok. Oldukları gibiler, o yüzden çok kolay oldu iletişim kurmak. :)&lt;br /&gt;&lt;a href="http://www.flickr.com/photos/rahel/839737850/"&gt;&lt;img style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 400px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="crick de aslında daha güzel!" src="http://farm2.static.flickr.com/1057/839737850_122e2ead8f.jpg?v=0" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;En komiği birbirimize ismimizle hitap edemeyişimiz oldu. :) Ben en çok hmf'ye adıyla seslendiğime sevindim, hmf demek çok zor, hidro filan demek de çok garip. En garibi birbirimiz hakkında biraz daha ipucu edinmek için "ay sen ne iş yapıyorsun, ailenle mi oturuyorsun" gibi manasız sorular sormaktı. En çekindiğim -evet itiraf ediyorum- toti'nin "ağır abla" çıkması, hatta oraya benim nasıl biri olduğumu görmek ve kızları tanımadıkları biriyle yalnız bırakmamak (oha abarttım!) için gelmiş olmasıydı ama hiç korktuğum gibi çıkmadı. İyi bile anlaştık. ;) Onların bunca zaman içinde gelişen ortak dillerine bile dahil oldum gibi bir ara. ;) Buluşmasaydık, toti gibi akılcıyken de eğlenceli; hmf gibi güleryüzlü, dürüst (ve iyi araba kullanan :)); crick gibi melek, yumuşacık birileriyle tanışmamış olacaktım. Geç oldu, son olmasın..&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:78%;"&gt;* Fotoğraflar kötü biliyorum ama çok içten, koydum ben de.. Kızmayın. Bu arada Defneciğim, otomatik makineyle çekildi bunlar, Canon için çanta bulamadım hala, pek sokağa çıkaramıyorum o yüzden. Sen de kızma bana. &lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;span style="font-size:78%;"&gt;* Toti kendi blogunda kendisinin hiç fotoğrafını koymadığı için saygı gösterdim ben de koymadım. Fikrini değiştirirse mutlulukla eklerim. ;)&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;-Biz artık çocuklu bir aileyiz!&lt;/strong&gt; Gerçekten. Yok yahu, hamile filan değilim. Hatta bu çocuk epeyce gelişkin geldi evimize. Benim haylaz kardeş yetenek sınavı ile girilen üniversitelere hazırlanmak için bizde kalacak bir süre. Şişme yataklı, üstelik güneşin içine doğduğu bir odası, valizden ve tek raftan mütevellit bir gardrobu olsa da şikayet etmiyor şimdilik. Ben de memnunum halimden valla. Temiz, derli toplu. Marketten paketleri taşıyor, biz evde yokken su söylüyor, kapıya bakıyor. İnsan çocuğundan daha ne bekler! Belki bir de onu öptüğünde yüzünü buruşturmamasını.. O da olur herhalde zamanla. :)&lt;br /&gt;&lt;a href="http://www.flickr.com/photos/rahel/838861317/"&gt;&lt;img style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 400px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="abla değil miyim, öperim de, severim de!" src="http://farm2.static.flickr.com/1036/838861317_06371ea598.jpg?v=0" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;-En son olarak bir şarkı koyacağım buraya &lt;a href="http://timeconsumingenes.blogspot.com/"&gt;crick&lt;/a&gt; için izninizle. Ben çook çok seviyorum bu şarkıyı. "Geç buldum, çabuk kaybettim" olmasa da idare edeceğiz artık.. Gitmesen olmaz mı yahu?! :(&lt;br /&gt;&lt;object height="350" width="425"&gt;&lt;param name="movie" value="http://www.youtube.com/v/Tz6qj4nijdE"&gt;&lt;param name="wmode" value="transparent"&gt;&lt;embed src="http://www.youtube.com/v/Tz6qj4nijdE" type="application/x-shockwave-flash" wmode="transparent" width="425" height="350"&gt;&lt;/embed&gt;&lt;/object&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/15440833-7426643091844045724?l=skinlesschild.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://skinlesschild.blogspot.com/feeds/7426643091844045724/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=15440833&amp;postID=7426643091844045724' title='18 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/15440833/posts/default/7426643091844045724'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/15440833/posts/default/7426643091844045724'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://skinlesschild.blogspot.com/2007/07/ksa-ksa-ama-uzun.html' title='kısa kısa, ama uzun..'/><author><name>rahel</name><uri>http://www.blogger.com/profile/03448037320093494620</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://photos22.flickr.com/35123080_7995e40a9c_m.jpg'/></author><thr:total>18</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-15440833.post-6104007566603492568</id><published>2007-07-04T00:07:00.000+03:00</published><updated>2007-07-04T00:12:41.727+03:00</updated><title type='text'>sigara..</title><content type='html'>&lt;strong&gt;Ben sigara içmem..&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Daha 12 yaşımdayken babam beni karşısına çekti, "&lt;em&gt;sen&lt;/em&gt;" dedi, "&lt;em&gt;fazla onurlu bir çocuksun, denersin şimdi arkadaşlarınla, başın maşın döner, utanır dünyayı kendine dar edersin. Gel, ilk sigaranı benim yanımda iç!&lt;/em&gt;". Kendisi yatılı okulda yasakları delmenin keyfiyle sigaraya başladığı için olsa gerek, bana bu konuda hiç yasak koymadı. Ben de içmedim. Denemedim bile! Görünüşte iyi bir anlaşmaydı, gerçek bir "win-win", herkes kardaydı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tamam, sigara içmek güzel bir şey değil, ama şimdi düşünüyorum da, bu benim adıma büyük bir hataydı da aslında. Ancak 18 yıl sonra farkettim ki, reddetmeden önce hiç olmazsa denemeliydim. Ne olduğunu bilip öyle istememeliydim. Veya istemeliydim belki! Her koşulda &lt;strong&gt;daha çok merak etmeliydim.&lt;/strong&gt; O zamanlar çocuktum tabii, bugünkünden biraz daha eksiktim, biraz daha idealist, biraz daha korkaktım.&lt;a href="http://farm2.static.flickr.com/1379/708036570_3a4f5fe4b1.jpg"&gt;&lt;img style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 400px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="sigara" src="http://farm2.static.flickr.com/1379/708036570_3a4f5fe4b1.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Ben sigarayı sevmem&lt;/strong&gt;, ama &lt;span style="font-size:78%;"&gt;-kendime itiraf etmem zor olmuş olsa da-&lt;/span&gt; en sevdiğim fotoğrafım budur. :) Elimde içmediğim halde tuttuğum puro, ağzımdan içime çekmediğim için darmadağın çıkan dumanlar ve ben! &lt;span style="font-size:78%;"&gt;(Üniversitede bir arkadaşın arkadaşı beni görüp "abi tam keş tipi var bu kızda" demişti. Benim sigara ve -onun düşündüğü miktarda- içki içmediğimi duyunca da şok olmuştu! Hala hatırlar eğlenirim. :)) &lt;/span&gt;İnsanın -her zaman- tutarlı olamayacağını farkedip kendisiyle barışması bir erdemmiş nitekim. :) Herkese gösterdiğim anlayışı kendime gösterememek hep en büyük sorunum olmuştur zaten. Kalıpların içinde yaşamaya çalışıp, "&lt;em&gt;hmmm, ben böyle biri değilim, olmamalıyım&lt;/em&gt;" deyip, istediğim/içimden gelen şeyleri yapmamın önünde en büyük engel oldum kendime. Çözümün kendimi sevmek, olduğum gibi kabul etmek ve kendime kulak vermek gibi kolay bir şey olduğunu 21'imde bilseydim, bir çok olayı daha rahat atlatırdım kuşkusuz. Ama işler öyle yürümüyor, büyümek sahiden zaman alıyor. :)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sigara içenleri de sevmedim bir dönem. Ama en zorunu sevdiklerim sigaraya başladığında yaşadım, ne yapacağımı bilemedim! Bana benzeyen insanların benimkilerden farklı tercihler yapabileceğini çok geç öğrendiğimden olsa gerek, uzun dönem hayatlarını zorlaştırdım -gereksiz- müdahalelerimle. Kimseye bu mereti bıraktıramama rağmen "eylemlerime" devam ettim. Başarana kadar denemeyi küçücükken öğrenmiştim çünkü. Başkalarının tercihlerine saygı duymanın ne demek olduğunu ise ancak ilk gençliğimden sonra kavrayabildim. "&lt;em&gt;Bunun bir hata olduğunu söyledin mi? Anladı mı? Mutluysa adamı bırakacaksın kardeşim!&lt;/em&gt;" Şimdi olsa "17 yaşımdaki ben"e böyle seslenirdim. Ve büyük ihtimalle kendimi dinlemezdim. :) Ne kadar çırpınırsan çırpın, herkesin kendi deneyimlerini yarattığını öğrendiğimde 20'lerin sonuna gelmiştim. :)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;object height="350" width="425"&gt;&lt;param name="movie" value="http://www.youtube.com/v/egULhSpCDWs"&gt;&lt;param name="wmode" value="transparent"&gt;&lt;br /&gt;&lt;embed src="http://www.youtube.com/v/egULhSpCDWs" type="application/x-shockwave-flash" wmode="transparent" width="425" height="350"&gt;&lt;/embed&gt;&lt;/object&gt;&lt;p&gt;&lt;/p&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;Ben sigara içmem, &lt;span style="font-size:78%;"&gt;-gerekli mi böyle bir sınıflandırma, bilmiyorum gerçi :P-&lt;/span&gt; ama en sevdiğim Şebnem Ferah şarkısı "Sigara"oldu hep. Üstelik şarkıdan farklı olarak, kibritin hiç yanmayan ucunun da acı çekebileceğini, sigara dumanının altında yanan kısmının da olup bitenlerden sorumlu olduğu keşfettim. &lt;span style="font-size:78%;"&gt;Aferin bana, iyi bok yedim.&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;Tüm bunlar ve sanırım biraz daha fazlası için :) 30 yıl gerekti. &lt;strong&gt;Bugün benim doğumgünüm. 30. doğumgünüm.&lt;/strong&gt; Yıllardır herkese -en çok kendime- söylediğim "sevdiklerin de seninle yaşlandığı sürece, yaşlanmanın nesi kötü olabilir" sözüne inat, beni günlerce düşündüren, geçmiş yılların bir muhasebesine iten ilk doğumgünüm. Şüphesiz sonuncu da olmayacak. 30. yaşımdan tek dileğim, bugün olduğu gibi, diğer muhasebe günlerinde de -bir avuç- sevdiğim insanla birlikte olabilmek. Hayatı yaşamaya değer kılan tek şeyin bu olduğunu biliyorum çünkü. Gerçekten benim olanın benim olduğunu, dünyanın en muhteşem hazinesinin benim bahçemde gömülü olduğunu keşfetmek için, &lt;span style="font-size:78%;"&gt;-simyacı gibi-&lt;/span&gt; dünyayı dolaşıp onu aramak, maceralar yaşamak ve aradığını kaybetmenin ucundan dönmek gerekebileceğini öğretti bana çünkü hayat.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hey hayat, bana ne öğreteceksen biraz çabuk olsan diyorum artık. &lt;strong&gt;Baksana, 30 yaşımdayım! :)&lt;/strong&gt;&lt;/p&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/15440833-6104007566603492568?l=skinlesschild.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://skinlesschild.blogspot.com/feeds/6104007566603492568/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=15440833&amp;postID=6104007566603492568' title='25 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/15440833/posts/default/6104007566603492568'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/15440833/posts/default/6104007566603492568'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://skinlesschild.blogspot.com/2007/07/sigara.html' title='sigara..'/><author><name>rahel</name><uri>http://www.blogger.com/profile/03448037320093494620</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://photos22.flickr.com/35123080_7995e40a9c_m.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://farm2.static.flickr.com/1379/708036570_3a4f5fe4b1_t.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>25</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-15440833.post-3175201375839886863</id><published>2007-07-02T11:55:00.000+03:00</published><updated>2007-07-02T12:01:21.362+03:00</updated><title type='text'></title><content type='html'>&lt;a href="http://www.flickr.com/photos/rahel/686993296/"&gt;&lt;img style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 400px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://farm2.static.flickr.com/1089/686993296_b45f03d276.jpg?v=0" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://timeconsumingenes.blogspot.com/"&gt;Uykucu beni görmekten sıkılan arkadaşlar&lt;/a&gt; için küçük bir görsel değişikliği. :) Buralardayım ben, sadece sizi okumayı tercih ediyorum. Anlatacak çok şeyim var, ama -tembelim ben- tabii ki üşeniyorum. :)&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/15440833-3175201375839886863?l=skinlesschild.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://skinlesschild.blogspot.com/feeds/3175201375839886863/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=15440833&amp;postID=3175201375839886863' title='8 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/15440833/posts/default/3175201375839886863'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/15440833/posts/default/3175201375839886863'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://skinlesschild.blogspot.com/2007/07/uykucu-beni-grmekten-sklan-arkadalar.html' title=''/><author><name>rahel</name><uri>http://www.blogger.com/profile/03448037320093494620</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://photos22.flickr.com/35123080_7995e40a9c_m.jpg'/></author><thr:total>8</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-15440833.post-4889245016984072968</id><published>2007-06-16T01:20:00.000+03:00</published><updated>2007-06-16T01:41:06.547+03:00</updated><title type='text'>uyuyamıyorum..</title><content type='html'>Kıtalar arası ilişki yürütenlere hayranım ben, hayran oldum daha doğrusu. Bırak sevgiliyi, anne-baba-kardeşi bile ardında bırakıp kopmayanlara helal olsun! Bu saat farkı ne acımasız bir şeydir.. Öğlen Kuzusarması'nı aramak istedim, sonra bir farkettim ki saat orada daha 04:00. Gece 02:00'de telefonum çaldı, heyecanla bir şeyler anlatıyordu bana, bense uyuyordum. ;) Anı paylaşamamak, dilediğinde telefon açıp konuşamamak bile ne zormuş. Gece telefonun sesiyle uyanıp, tekrar uyumak da öyle. :D&lt;br /&gt;&lt;a href="http://www.flickr.com/photos/rahel/315698320/in/set-763881/"&gt;&lt;img style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 400px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="bedtime stories" src="http://farm1.static.flickr.com/99/315698320_897b3f34dc.jpg?v=0" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;Aaaa, eeeğğğ, evet beğn de seni çok özlediğğm sevgilim ama uyuycağğm beğn. Hadi görüşürüz.&lt;/span&gt; &lt;strong&gt;&lt;span style="font-size:78%;"&gt;Ah ne yaptım ben!&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tüm gün konuşmayı beklediğin adamın suratına telefon kapadın hayatım, insan uykuyu sever ama bu kadar mı sersem olur.. Tebrik ediyorum. Uyu bakalım şimdi, nasıl uyuyacaksın, bekliyorum..&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size:78%;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/15440833-4889245016984072968?l=skinlesschild.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://skinlesschild.blogspot.com/feeds/4889245016984072968/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=15440833&amp;postID=4889245016984072968' title='15 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/15440833/posts/default/4889245016984072968'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/15440833/posts/default/4889245016984072968'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://skinlesschild.blogspot.com/2007/06/ktalar-aras-iliki-yrtenlere-hayranm-ben.html' title='uyuyamıyorum..'/><author><name>rahel</name><uri>http://www.blogger.com/profile/03448037320093494620</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://photos22.flickr.com/35123080_7995e40a9c_m.jpg'/></author><thr:total>15</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-15440833.post-7565992341490864985</id><published>2007-06-13T21:41:00.001+03:00</published><updated>2007-06-14T00:36:08.910+03:00</updated><title type='text'>leylekler ve bir aile dramı :P</title><content type='html'>&lt;a href="http://www.flickr.com/photos/rahel/544234133/"&gt;&lt;img style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 400px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="gökyüzü" src="http://farm2.static.flickr.com/1335/544234133_e45f5a1a0a.jpg?v=0" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;Yoktum ben yine burada. Gittim, geldim, gittim, geldim. Hem daha bitmedi, gideceğim, geleceğim. Bu sefer yoruldum. Hem en uzak yolculuğumda sıkıldım da.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Ben Lüksemburg'a gittim.&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Böyle söyleyince ilkokulda Türkçe dersinde yeni kelimelerle ödev olarak kurduğumuz cümlelere benzedi, değil mi? :)&lt;br /&gt;kelime: araba - cümle: benim arabam var.&lt;br /&gt;kelime: çiçek - cümle: annem bana çiçek aldı.&lt;br /&gt;kelime: kızamık - cümle: ben kızamık gördüm.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:78%;"&gt;Aklıma geldi şimdi. Bizim bir aklı evvel arkadaşımız vardı, süper bir cümle yapısı bulmuştu. Kelime "ilaç" mı mesela, "Ben ilaç nedir bilmiyorum" yazıp, kelimeyi cümle içinde kullandığını iddia ediyordu. :) Deli ederdi öğretmenimizi. Hala o kadar pratik zekalı mıdır acaba..&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:78%;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;a href="http://www.flickr.com/photos/rahel/544232617/"&gt;&lt;img style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 400px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="bilet" src="http://farm2.static.flickr.com/1374/544232617_3acb3a6356.jpg?v=0" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;Aynı öyle işte, "benim Lüksemburg'um var, annem bana Lüksemburg aldı" ya da &lt;strong&gt;"Ben Lüksemburg'a gittim."&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ay gitmez olaydım! Yaniii, gitseydim de o kadar kalmasaydım. Şimdi bu kadar şikayet edecek idiysen ne halt yemeye gittin diyeceksiniz, eğitime gittim, "iş" anlayacağınız. Yoksa Lüksemburg insanın "yav bir gidip gezip geleyim" diyeceği bir yer değil. Valla. En azından benim yeni bir yer görme kriterime uygun değil pek. Yüzmeyeceksem, dalmayacaksam, atlayamayacaksam, yürümek, görmek, tanımak isterim. Oysa daha ilk gün (11 gibi oteldeydim) 15:00'te yemek yemiş, küçük turistik bir trenle yapılan manasız bir tura katılmış, en büyük müzeyi görmüş, bütün önemli sokaklarda adım atmıştım. (Trende size abuk bir metin dinletiyorlar, ben de onların bana verdiği kulaklık yerine, çıkarıp &lt;a href="http://www.flickr.com/photos/rahel/544166061/"&gt;kendi kulaklığımı &lt;/a&gt;taktım. Benim miki kulaklarımı gören yaşlı Alman teyzeler "biz de bundan istiyoruz" deyip olay çıkardılar. Olay dediysem, Lüksemburg sükunetinde ne kadar çıkarılabilirse tabii! Sonra trenin sürücüsü bana "bacım neettin?" der gibi baktı, çok eğlendim ben de. :P) Bu kadar düzenli hayat yiyip bitiriyor beni. İstanbul'dan sonra her yer biraz sakin geliyor zaten ama burası, burası bir başkaydı. Sıkıcıydı. Hey Avrupalı okuyucular, vatan hasretiniz biraz daha anlaşılır geliyor bana şimdi. :P&lt;br /&gt;&lt;a href="http://www.flickr.com/photos/rahel/544163187/"&gt;&lt;img style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 400px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="kiş&amp;şarap" src="http://farm2.static.flickr.com/1321/544163187_3f86936735.jpg?v=0" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;İçlerinde ne olduğunu işaret dili sayesinde anladığım yemekler fena değildi. İşaret dili derken ciddiyim, Lüksemburgca'nın yanı sıra Almanca ve Fransızca konuştukları için, İngilizce bilmiyorlar. Ama hiç bilmiyorlar. İngilizce menü bulmak imkansız gibi bir şey. :)&lt;br /&gt;&lt;a href="http://www.flickr.com/photos/rahel/544232067/"&gt;&lt;img style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 400px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="tatlı&amp;kahve" src="http://farm2.static.flickr.com/1371/544232067_59e4a74880.jpg?v=0" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;Tatlılar bir harikaydı. Zaten yapacak hiçbir şey olmayınca ya yemek yiyor, ya alışveriş yapıyorsunuz. Artık hangi alternatif size daha çekici geliyorsa. ;)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Aaa, az kalsın unutacaktım, hmf, bak &lt;a href="http://www.flickr.com/photos/rahel/544062952/"&gt;ne&lt;/a&gt; gördüm orada. Oralarda bile hep beraberdik, aklımın bir köşesindeydiniz, yalnız bırakmadınız beni. ;)&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;embed src="http://widget-b0.slide.com/widgets/slideticker.swf" type="application/x-shockwave-flash" quality="high" scale="noscale" salign="l" wmode="transparent" flashvars="site=widget-b0.slide.com&amp;channel=216172782123458736&amp;cy=be&amp;il=1" width="400" height="300" name="flashticker" align="middle"/&gt;&lt;div style="width:400px;text-align:left;"&gt;&lt;a href="http://www.slide.com/pivot?ad=1&amp;tt=17&amp;sk=0&amp;cy=be&amp;th=0&amp;id=216172782123458736&amp;map=1" target="_blank"&gt;&lt;img src="http://widget-b0.slide.com/p1/216172782123458736/be_t017_v000_a001_f00/images/xslide1.gif" border="0" ismap="ismap" /&gt;&lt;/a&gt; &lt;a href="http://www.slide.com/pivot?ad=1&amp;tt=17&amp;sk=0&amp;cy=be&amp;th=0&amp;id=216172782123458736&amp;map=2" target="_blank"&gt;&lt;img src="http://widget-b0.slide.com/p2/216172782123458736/be_t017_v000_a001_f00/images/xslide2.gif" border="0" ismap="ismap" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;En çok hoşuma giden şeyse, her gün sabah kurulup öğlen kaldırılan pazar ve onun çiçekçilere ayrılmış kocaman bölümüydü. Genç, yaşlı, kadın, erkek herkesin ellerinde kocaman buketlerle yürüdüklerini düşünün. :) Bir gün bizde de olacak mı böyle bir kültür merak ediyorum. Bu gelirin artmasından başka bir şey, anlayış değişikliği gerektiriyor çünkü. Çiçeğin ekmek gibi, yoğurt gibi, deterjan gibi evin bir ihtiyacı olduğunu kabul etme sürecinden geçiyor. Ya da evdekilerin yüzünün gülmesinin her şeyden daha önemli olduğu kabul etmekten. Ya da kendini şımartmanın ayıp olmadığını kabul etmekten. Kesinlikle bizde olmayan bir şeyden geçiyor, onu biliyorum.&lt;br /&gt;&lt;a href="http://www.flickr.com/photos/rahel/544210111/"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 400px;" src="http://farm2.static.flickr.com/1121/544210111_de5aeb8bdd.jpg?v=0" border="0" alt="parmaklı heykel" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Neyse, Lüksemburg'dan Pazar sabahı döndüm, ertesi gün başka bir toplantı için yine yoldaydım, bugün döndüm. Cuma günü tekrar gidiyorum -bu sefer Ankara'ya-, bizim ufaklık üniversite sınavına girerken yanında olmak için. Kuzusarması beni geçen hafta terkedip Amerika'ya gitti zaten. -Baharda kuş cennetine gidersen, bir de "aaa leyleklere bak, ne güzel uçuyorlar" dersen, böyle olursun. Benim aptal kafam!- Böyle bölük pörçük, parça pinçik bir aile olduk bu aralar. Pazar gecesi kavuşmayı planlıyoruz. Bilgilerinize arz ediyoruz.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/15440833-7565992341490864985?l=skinlesschild.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://skinlesschild.blogspot.com/feeds/7565992341490864985/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=15440833&amp;postID=7565992341490864985' title='16 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/15440833/posts/default/7565992341490864985'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/15440833/posts/default/7565992341490864985'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://skinlesschild.blogspot.com/2007/06/leylekler-ve-bir-aile-dram-p.html' title='leylekler ve bir aile dramı :P'/><author><name>rahel</name><uri>http://www.blogger.com/profile/03448037320093494620</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://photos22.flickr.com/35123080_7995e40a9c_m.jpg'/></author><thr:total>16</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-15440833.post-8876118432552231320</id><published>2007-05-21T10:07:00.000+03:00</published><updated>2007-05-21T10:08:43.783+03:00</updated><title type='text'>"şey"lerle dolu bir yazı..</title><content type='html'>&lt;a href="http://daphnesphotos.blogspot.com/"&gt;Daphne&lt;/a&gt;, geç kaldım, biliyorum. Ama yazdım nihayetinde. Çok "şey" oldu, idare edeceksiniz artık.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;1.1 Daha önce yaşadığım 3 şehir..&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;En çok bu soruda eğleneceğimden emindim, nitekim öyle de oldu. :) Erzincanlı bir baba ile Ankaralı bir annenin çocuğu olarak İstanbul'da doğdum ben. 3 yaşımdayken Erzincan'a taşındık. İlkokula Kocaeli'de başladım, orta ikiyi bitirdiğim yaz Malatya'daydık. Ben üniversiteyi kazanıp Ankara'ya doğru yola çıkarken, ailem de evimizi Diyarbakır'a taşıyordu. Ben okulla ev arası mekik dokurken onlar da geldi Ankara'ya, bir süre birlikte yaşadık. Sonra ben okulu bitirip İstanbul'a geldim, onlar İzmir'e taşındı. Şimdi mi? Şimdi yine Ankara'dalar.. :) Ben de İstanbul'dayım. (3’ü geçtim di mi?!)&lt;br /&gt;&lt;a href="http://www.flickr.com/photos/rahel/106851996/in/set-72157594289775942/"&gt;&lt;img style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 400px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="köprüde" src="http://farm1.static.flickr.com/51/106851996_6a84d9747b.jpg?v=0" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Bu kadar gezmiş dolaşmış biri olarak, hep bir aidiyet sorunu yaşamışımdır. (Bu gerçekten bir süredir yazmayı planladığım bir konu, başlı başına bir post konusu.) Ciddi ciddi nereli olduğumu bilmiyorum mesela. Kendimi en çok İstanbullu, ve ne gariptir ki, biraz da Malatyalı hissediyorum; oysa ikisi de değilim. :) Detaylı hissiyatımı sonra anlatayım ben, yoksa bu "sobe" bitmez. Valla. ;)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;1.2 Tatil için gittiğiniz, gördüğünüz, önerdiğiniz 3 yer..&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;"şundan bundan" yurt dışından okuyucusu bol olan bir blog olduğu için, bir yerleri önermek ürkütücü geldi şimdi. Tereciye tere satılır satılmaya da, ben o kadar iyi bir satıcı değilim. :) Zaten gördüğüm yerler de terecilere “tamam yahu, getir seninkini alayım” dedirtir türden değil. :) Yine de, Türkiye’de yaşayıp da bir bayramda denk gelip hala görmemiş olan varsa, Prag’ı tavsiye ederim. Bayram diyorum, çünkü Türkiye’ye yakınlığı; vizesini almanın kolaylığı; 3-4 günde hem sıkılmadan, hem de gayet detaylı gezilebilen bir yer olması, Türkler için bayramların popüler tatil yeri yapmış Prag’ı. Biz gittiğimizde camlarda Türkçe yazılar vardı, o kadar yani. :) Bir tavsiye daha isterseniz, bayramda gitmeyin derim ben. :) Bir de balayında gitmeyin. O kadar çok, ama o kadar çok yürüyorsunuz ki, balayının ruhu ile hiç uyuşmayacak bir yorgunluk oluyor üzerinizde. :)&lt;br /&gt;&lt;a href="http://www.flickr.com/photos/rahel/280048457/in/set-72157594345638941/"&gt;&lt;img style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 400px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="Prag'da görkem" src="http://farm1.static.flickr.com/113/280048457_7e9924f686.jpg?v=0" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Her yaz aynı yere tatile gidenlere dünyanın -kötü- lafını söyleyip, her sene kendimi zor attığım Kaş’ı tavsiye edebilirim sonra. Neyse ki yolu hala çok iyi değil, neyse ki hala yabancılardan çok Türkler -hatta garip bir şekilde sanat böcük camiası- tercih ediyor, neyse ki düşündüğümden daha az değişiyor. Orada bulduğum huzuru hiç bir yerde bulamıyorum ben.&lt;br /&gt;&lt;a href="http://www.flickr.com/photos/rahel/35125606/in/set-72157594289769558/"&gt;&lt;img style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 400px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="tatilde" src="http://farm1.static.flickr.com/21/35125606_560066e06a.jpg?v=0" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Hayatının yarısı Doğu’da geçmiş biri olarak, hayatınızın bir döneminde, mümkünse erken bir döneminde, oraları görmenizi tavsiye ederim ayrıca. Hatta keşke bir süre yaşayabilseniz.. Hayatı bira daha anlamak için, bir gün bir yerlerde söz sahibi olmak için.. Yaşamasanız da (elbette bunun zor olacağının farkındayım) görün bari, biraz daha eksik kalmayın. Mardin, &lt;a href="http://www.flickr.com/photos/rahel/sets/764289/"&gt;Doğu Beyazıt&lt;/a&gt;, Urfa, Antep ve Diyarbakır olmazsa olmazlar. Gerisi size kalmış..&lt;br /&gt;&lt;a href="http://www.flickr.com/photos/rahel/34518811/in/set-764289/"&gt;&lt;img style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 400px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="ışıkla yıkanan Doğu Beyazıt" src="http://farm1.static.flickr.com/21/34518811_3b69fea62d.jpg?v=0" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;1.3 Görmek istediğim 3 yer&lt;/strong&gt;..&lt;br /&gt;Her yer! :) Bana yolculuk olsun, başka iklimleri görmek, başka yemekleri yemek, başka insanlarla konuşmak olsun. &lt;em&gt;&lt;strong&gt;Başka&lt;/strong&gt;&lt;/em&gt; olsun. Ben her yere giderim. :) Şimdi gözlerimi kapatıp Tokyo’ya ışınlansam, sokaklarında kaybolsam. Her sene tam yaz tatili öncesi dolaşan e-maillerdeki o deniz üstünde -içinde hatta- odaları olan otellerden birinde, bir tropik adada olsam. Ya da Güney Amerika’da olsam, içim sıcacık keşfetmenin tadını çıkarsam. Hep uzaklara gitsem. Ve hep eve dönsem sonunda.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;2.1 Şu andaki mesleğiniz..&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;Anlatması ne zor. :) Baroya kayıtlı bir avukatım aslında, ama artık sadece bir ofis odasında oturup danışmanlık veriyorum. (Buna danışmanlık da denmeyebilir, emin değilim.) Hukukçuyum deyip susayım ben. :)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;2.2 Dünyaya yeniden gelseydiniz, hangi meslegi yapmak isterdiniz?&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;Daha çok eğleneceğim bir iş olabilirdi sanırım. Tiyatro gibi sahnede olacağım bir şey, reklamcılık gibi işin mutfağında olabileceğim bir şey. Yeteneklerimi daha çok gösterebileceğim bir şey. Parıldayan bir şey. Hmmm, evet evet, parıldayan bir iş, bayıldım bu fikre. :)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;2.3 Asla yapamazdım dediğiniz meslek..&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;İnsanın -başta benim- şiddete eğilimi beni çok ürküttüğünden, eli silah tutan meslekler bana göre değil hiç.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;3.1 Yasam felsefenizi olusturan sözlerden biri?&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;Her şey insan içindir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;3.2 Bir kitapdan alınma, çok sevdiğiniz bir cümle veya paragraf veya bölüm..&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;Borges’ten.. “İçinde hiç kimse yoktu onun; yüzünün ve bol bol sarfettiği akla hayale sığmaz fırtınalı sözcüklerin ardında yalnızca bir parça soğukluk ve başka hiç kimsenin görmediği bir düş vardı..”&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;3.3 Çok sevdiğim bir şiirden parça..&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;Uzun zamandır şiir okumuyorum ben. Ne acıklı. Oysa eskiden okumakla kalmaz yazardım da. Kuzusarması içimdeki şiir yaratığını da öldürdü sanırım. :) Orhan Veli okurdum her genç gibi. Brecht severdim. Sonra daha çok Türk şair tanıdım, sevdim, Ahmet Telli okudum uzun geceler. Sonra çok sevdiğim Şükrü Erbaş’ın imza gününe gittim bir gün. Buz gibiydi. Okumadım onu bir daha. Ne hayal kırıklığıdır tanımadan sevdiğin birinin sandığın/sevdiğin insan çıkmaması. Oysa hala her yenilgimden onun bu şiiriyle çıkarım ben. &lt;a href="http://www.hidroksimetilfurfurol.blogspot.com/"&gt;hmf&lt;/a&gt;, sen de okuyacaksın değil mi bu şiiri yüksek sesle? :)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;em&gt;&lt;strong&gt;Tutuşmak Üzere Yeniden&lt;/strong&gt;&lt;/em&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sızıyor sessizce kendi derinine&lt;br /&gt;Çıkışını bulamayan sular.&lt;br /&gt;İnsan aynı türküyü aynı içtenlikle&lt;br /&gt;Söyleyemiyor ki uzun zaman&lt;br /&gt;Böyle karşılıksız yankısız&lt;br /&gt;Değişiyor usul usul eski duygular.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Biliyor musun kalbim artık&lt;br /&gt;Bir kuş gibi çırpınarak pencere önlerinde&lt;br /&gt;Titrek kanatlarıyla umudun&lt;br /&gt;Düşmüyor bekleyişin hayal camlarına&lt;br /&gt;Gelmene yakın saatlerde.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hayat dolduruyor hey boşluğu kendince&lt;br /&gt;Bir başka başlangıçla&lt;br /&gt;Tutuşmak üzere yeniden&lt;br /&gt;Pembe üflemeleriyle bir ince soluğun&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Soğuyor acılar bile..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hadi bana bir torpil. Son 5 yılda aklımda tek şiiri de iliştireyim aşağıya. Kim olduğunu bilmediğim, bulamadığım "&lt;a href="http://www.eksisozluk.com/show.asp?t=sevgi+kose"&gt;Sevgi Köse&lt;/a&gt;" yazmış.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;em&gt;boğazda kalan&lt;/em&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;her sabah&lt;br /&gt;üsküdar'ın en hızlı koşan kadını&lt;br /&gt;yedi vapurunu saçından yakalarım&lt;br /&gt;parmaklarıma takılı her teli&lt;br /&gt;dize dize martılara atarım&lt;br /&gt;kızkulesi kocaman gülümseyişinden&lt;br /&gt;eğilip yakar sigaramı&lt;br /&gt;akşamdan kalma yıldızlarını toplarım&lt;br /&gt;yakalarını çekiştiren istanbul'un&lt;br /&gt;boğazına takılırım&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;martılarda sabahın beyaz sevinci,&lt;br /&gt;kaptanın nefesi çarpar tüm yolcu yüzlere…&lt;br /&gt;bir ben duyarım&lt;br /&gt;galata kulesinin rüzgara karşı sesini&lt;br /&gt;"seni dokunamadığım kıyılar kadar seviyorum"&lt;br /&gt;gün boyu cebimde taşır&lt;br /&gt;akşam vapurundan kızkulesine fısıldarım&lt;br /&gt;bu içli itirafı&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;eski bir şarap tadı dilimde&lt;br /&gt;evimin ve gecenin yolunu tutarım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Geç de olsa bitti işte. Ben de &lt;a href="http://zeyneperis.blogspot.com/"&gt;Zeyno'nun annesi&lt;/a&gt;ni ve &lt;a href="http://yok-ki.blogspot.com/"&gt;yok ki&lt;/a&gt;'yi sobeliyorum kabul ederlerse..&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/15440833-8876118432552231320?l=skinlesschild.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://skinlesschild.blogspot.com/feeds/8876118432552231320/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=15440833&amp;postID=8876118432552231320' title='14 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/15440833/posts/default/8876118432552231320'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/15440833/posts/default/8876118432552231320'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://skinlesschild.blogspot.com/2007/05/eylerle-dolu-bir-yaz_21.html' title='&quot;şey&quot;lerle dolu bir yazı..'/><author><name>rahel</name><uri>http://www.blogger.com/profile/03448037320093494620</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://photos22.flickr.com/35123080_7995e40a9c_m.jpg'/></author><thr:total>14</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-15440833.post-1414094909650756373</id><published>2007-05-09T17:13:00.000+03:00</published><updated>2007-05-10T09:45:08.543+03:00</updated><title type='text'>hızıır, ilyaaas, duyun sesimi..</title><content type='html'>Bu sabah geç kalmış bir yılbaşı çamı gibi yürüdüm İstiklal’de. Alakasız -siyah- bir pantolon altına giyilmiş neredeyse tabansız -yeşil, krem- çiçekli kumaş pabuçlar, üzerine eklenenlerle kişiselleştirilmiş kumaş -sarı- bir çanta, merserize -beyaz- bir hırka, düğmesiz -krem- bir gömlek, kulakta kocaman -bordo, gri- kulaklıklar, gözde kocaman kokoş -adeta Paris Hilton- güneş gözlükleri, saçlar toplu, kulakta inci küpeler! İşe giderken giyilmeyecek ne varsa üstümde, yapılmayacak her türlü hareket de cabası. Biraz daha estetik olsam, bir dilek ağacı olabilirdim belki. Ama ola ola beceriksizce -belki aceleyle- süslenmiş bir çam ağacı oldum ben. Yürüdüm, işe geldim. Dilek ağacı deyince.. :)&lt;br /&gt;&lt;a href="http://www.flickr.com/photos/rahel/491225742/"&gt;&lt;img style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 320px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="balon ve dilek duvarı" src="http://farm1.static.flickr.com/214/491225742_ea4200e0e3.jpg?v=0" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Geçen sene "bu sefer önceden haber vereceğim" demiştim ama yine yapamadım, kızmayın bana, olur mu.. Geçtiğimiz cumartesi hıdrellezdi ve biz yine Ahırkapı’daydık. Yapılan &lt;a href="http://www.hidrellez.org/"&gt;organizasyon&lt;/a&gt;u –geçen sene çıkan yangına rağmen-, sokakta satılan tüm o yiyecek ve içecekleri –bu sene iki bira alacağız diye sıkışıp ölüm tehlikesi atlamamıza rağmen-, o ışığı, o süslemeleri, o eğlenceyi seviyorum. En çok da steril olmayan o kalabalığı seviyorum, normalde yan yana gelmeyecek insanların –kokoş etiler ablasıyla cingen klarnetçi amcanın- birlikte göbek atmasını mesela. Ya da Ahırkapı ahalisinin kapılarının önünde –hür teşebbüs!- bir geceliğine bar açmalarını, evde ne kadar içki varsa çıkarıp satmalarını seviyorum.&lt;br /&gt;&lt;a href="http://www.flickr.com/photos/rahel/491704159/"&gt;&lt;img style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 320px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="barmen" src="http://farm1.static.flickr.com/217/491704159_27f2e1a300.jpg?v=0" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;span style="font-size:78%;"&gt;Bu arada, bu “barmen” arkadaş, ayrı bir olaydı hakikaten. Şenlik organizasyonunda yalnızca bira ve şarap olunca, bu güler yüzlü adamın kapı önünde sattığı cindir, viskidir, pek bir popüler oldu. Ama ben asıl t-shirtüne vuruldum. Üzerindeki Dolce Gabbana’yı gururla gösterip “abimle birlikte yapıyoruz, bizim imalat” diye seslenip duruyordu herkese. Ya, kapı önünde içki satmak olsa olsa “ruhsatsız içki satmak” filandır, çok da bir cezası yoktur herhalde. Ama korsan mal üretmek öyle mi ya? Kaç yıl hapis cezası var, kaç bin YTL para cezası var.. Şu cesarete bak! :)&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Evde yaptıkları börekler ve mercimekli köftelerle, Borsa’nın döneri, Edirne’nin ciğeri ile yarışmaya çalışan Ahırkapı’lı kadınları seviyorum sonra. Süslenip püslenip camlarda poz vermelerini, kimseyi kırmadan gülümsemelerini. Bir yere “cafe” deyip adını da “sansar” koymalarını, :) o cafenin girişine sucuklar asmalarını, kapıda mangal tüttürmelerini, içeride göbek atmalarını. Olmadığım ne varsa orada görmeyi seviyorum. Seviyorum beee. Var mı ötesi. :)&lt;br /&gt;&lt;a href="http://farm1.static.flickr.com/220/491693262_f760bbcbbf.jpg?v=0"&gt;&lt;img style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 400px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="seviyorumm" src="http://farm1.static.flickr.com/220/491693262_f760bbcbbf.jpg?v=0" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Hıdrellez sadece eğlenmek için değil, elbette Hızır ile İlyas’tan dilek dilemek için de en güzel zaman. Bu sene insanların dileklerine -aaa ne ayıp- şöyle bir göz attım. Her şeyi Hızır ile İlyas’tan bekleyenler, organize çalışıp gelenler, “likit param artsın” gibi sofistike dilekleri olanlar, tekne ve jip isteyenler, “ne olur şu okulu kazaniim” diye dileyip “o Türkçe ile zor” dedirtenler, çizimlere güvenmeyip bir de detaylı anlatanlar, kendisi için bir şey istiyorsa namertler.. Çok çok eğlenceliydi.. :)&lt;br /&gt;&lt;embed style="WIDTH: 400px; HEIGHT: 345px" name="flashticker" align="middle" src="http://widget-e5.slide.com/widgets/slideticker.swf" type="application/x-shockwave-flash" quality="high" scale="noscale" salign="l" wmode="transparent" flashvars="cy=bl&amp;amp;il=1&amp;channel=216172782121431781&amp;amp;site=widget-e5.slide.com"&gt;&lt;/embed&gt; &lt;div style="WIDTH: 400px; TEXT-ALIGN: left"&gt;&lt;a href="http://www.slide.com/pivot?ad=1&amp;tt=14&amp;amp;sk=0&amp;amp;amp;cy=bl&amp;th=0&amp;amp;id=216172782121431781&amp;map=1" target="_blank"&gt;&lt;img src="http://widget-e5.slide.com/p1/216172782121431781/bl_t014_v000_a001_f00/images/xslide1.gif" border="0" /&gt;&lt;/a&gt; &lt;a href="http://www.slide.com/pivot?ad=1&amp;amp;amp;amp;amp;amp;amp;amp;amp;amp;tt=14&amp;sk=0&amp;amp;amp;amp;amp;amp;amp;amp;amp;amp;cy=bl&amp;th=0&amp;amp;id=216172782121431781&amp;map=2" target="_blank"&gt;&lt;img src="http://widget-e5.slide.com/p2/216172782121431781/bl_t014_v000_a001_f00/images/xslide2.gif" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;Begüm bana dileğini göstermedi, görmeyeyim diye yukarılara astı bir de. :) Bu kadar röntgencilikten sonra, benimkini de görmenizde bir mahsur görmüyorum. :)&lt;br /&gt;&lt;a href="http://www.flickr.com/photos/rahel/491176215/"&gt;&lt;img style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 320px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="bizim bir sipamız var :)" src="http://farm1.static.flickr.com/230/491176215_6f4208d915.jpg?v=0" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Son olarak Kuzusarması’na bir not (sevgi böcüklüklerine alerjisi olanlar okumasın): Gelmekle kalmayıp eğlendiğin için teşekkür ederim sevgilim. Gerçekleşmiş en büyük dileğim sensin..&lt;br /&gt;&lt;a href="http://www.flickr.com/photos/rahel/491242509/"&gt;&lt;img style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 320px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="biz" src="http://farm1.static.flickr.com/220/491242509_db014e886f.jpg?v=0" border="0" /&gt;&lt;/a&gt; &lt;/p&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/15440833-1414094909650756373?l=skinlesschild.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://skinlesschild.blogspot.com/feeds/1414094909650756373/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=15440833&amp;postID=1414094909650756373' title='13 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/15440833/posts/default/1414094909650756373'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/15440833/posts/default/1414094909650756373'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://skinlesschild.blogspot.com/2007/05/hdr-ilyaaas-duyun-sesimi.html' title='hızıır, ilyaaas, duyun sesimi..'/><author><name>rahel</name><uri>http://www.blogger.com/profile/03448037320093494620</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://photos22.flickr.com/35123080_7995e40a9c_m.jpg'/></author><thr:total>13</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-15440833.post-5053408247440397195</id><published>2007-04-29T19:01:00.000+03:00</published><updated>2007-04-29T19:09:07.497+03:00</updated><title type='text'>kökler..</title><content type='html'>İşim, gücüm, en büyük heyecanım buydu son dönemlerde.. Çok güzel geçti, tadı damağımda kaldı. Yazılar, sobeler için iki gün izin. :)&lt;br /&gt;&lt;object height="350" width="425"&gt;&lt;param name="movie" value="http://www.youtube.com/v/U3EsWoA5RYM"&gt;&lt;param name="wmode" value="transparent"&gt;&lt;embed src="http://www.youtube.com/v/U3EsWoA5RYM" type="application/x-shockwave-flash" wmode="transparent" width="425" height="350"&gt;&lt;/embed&gt;&lt;/object&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/15440833-5053408247440397195?l=skinlesschild.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://skinlesschild.blogspot.com/feeds/5053408247440397195/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=15440833&amp;postID=5053408247440397195' title='16 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/15440833/posts/default/5053408247440397195'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/15440833/posts/default/5053408247440397195'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://skinlesschild.blogspot.com/2007/04/kkler.html' title='kökler..'/><author><name>rahel</name><uri>http://www.blogger.com/profile/03448037320093494620</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://photos22.flickr.com/35123080_7995e40a9c_m.jpg'/></author><thr:total>16</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-15440833.post-6428684652726047145</id><published>2007-04-08T18:35:00.000+03:00</published><updated>2007-04-08T19:20:04.363+03:00</updated><title type='text'>çaydanlık..</title><content type='html'>&lt;a href="http://www.flickr.com/photos/rahel/450838803/"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 320px;" src="http://farm1.static.flickr.com/208/450838803_2cacf3c53e.jpg?v=0" border="0" alt="buz" /&gt;&lt;/a&gt;Bu hafta garip bir haftaydı. Biraz keyifsiz, biraz sessiz.. Dedi ki Kuzusarması “hadi gel, Ankara’ya gidelim”. Önce nasıl keyifli görüneceğim diye endişelendim. Sonra, “kabul” dedim -bir cesaret-. Gözümü bir açtım, baba evindeyiz. Bu koşulsuz sevginin iyileştiremeyeceği bir iç sıkıntısı düşünemiyorum. -Tabii sıkıntıyı bu sevgi yaratmıyorsa! :D-&lt;br /&gt;&lt;a href="http://www.flickr.com/photos/rahel/450835407/"&gt;&lt;img style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 320px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="eski çaydanlık" src="http://farm1.static.flickr.com/233/450835407_4b9ad7e944.jpg?v=0" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Şimdi bu çaydanlık da nereden çıktı diyeceksiniz, bir yerden konuya dahil olacak tabii, az sabır. :) Bu bizim çaydanlığımız. Taaaa eski küçük minnak evimizden kalma, babaannemin hediyesi. Çok çay içmesek de zaman içinde eskidi bu meret her şey gibi. Yeni bir çaydanlık almayı çok istedik, hatta anneciğimi bu işten sorumlu devlet bakanı atadık, ama bir türlü istediğimiz gibi bir şey bulamadık. Ben sade ama değişik bir şey istedim, bulduğum her şeye Kuzusarması bir eleştiri getirdi, o zaten hiçbir seçenek sunamadı, anlayacağınız biz yine bizim emektara kaldık. :)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;(Şimdi konu değişiyor ama yine gelecek çaydanlığa. Valla.) Ankara’da boş iki saatimi -iki ev arası koşuşturmaların, hasret gidermelerin arasında o kadar oluyor- yıllardır gör-e-mediğim canım arkadaşım &lt;a href="http://skinlesschild.blogspot.com/2006/07/bize-neler-oluyor.html"&gt;Belgin&lt;/a&gt;’le geçirmeye niyetliydim. Niyetliydim niyetli olmasına da, mitinglerle işgal edilmiş Ankara trafiği buna izin vermeye niyetli değildi pek. Buluşma yerimizi Belo’nun biraz oyalanabileceği bir yer olarak değiştirmek zorunda kaldık, sözleştiğimiz saatten 40 dk. sonra Karum’daydım. Tam ortada film gibi bir kavuşma gerçekleştirirken biz, sarılmış ve birbirimizden kopamıyorken -ah ne güzeldi, bir görseniz!-; gözüm, önünde buluştuğumuz dükkanın vitrinine takıldı. İşte oradaydı: normalde pek de sevmediğim bir tarzda, ama nedense görür görmez gözümü alan, ıcık bıcık desenli bir çaydanlık! Belgin’e “yürü kızım, iki dakika içeri giriyoruz şunun fiyatını öğrenmek için” dedim. Güzelimin şaşkın bakışları, “ben burada bir şeyler kırarım” nidaları arasında kendimizi dükkanda bulduk. Ama Belgin çaydanlığı almama karşı çıktı, “bu ne yahu, aynı markanın başka bir desenini bizim oradan yarı fiyatına aldım ben, sana da alırım istediğin desenini oradan” diyerek. İşte yine olmuştu, istediğim çaydanlığı almamın önünde öyle tatlı bir engel vardı ki, aşmam ne mümkün! :D Alışveriş yapmadan çıktık dükkandan.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://www.flickr.com/photos/rahel/450836021/"&gt;&lt;img style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 320px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="belgin" src="http://farm1.static.flickr.com/175/450836021_ddf5d4e4c5.jpg?v=0" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Bıraktık çaydanlığı maydanlığı, kendimizi &lt;a href="http://www.budakalti.com.tr/"&gt;Budakaltı&lt;/a&gt;’nda bulduk. Görüşmediğimiz yıllarda oluşan arayı kapatıp, bir daha geçmişten -gerekmedikçe- söz etmemeye, geleceği paylaşmaya söz verdik önce. Belgin hala &lt;a href="http://irem-erbaha.blogspot.com/"&gt;İrem prensesi &lt;/a&gt;emzirdiği için bana çayla eşlik etti; ben, kendisi soğukken içimi nasıl yaktığını, -tombik- yanaklarımı nasıl kızarttığını anlamadığım güzel bir beyaz şarap içtim. :) 30 yaşın ağırlığını, hayatı, hayatı güzelleştiren/yaşamayı kolaylaştıran eşlerimizi, değişen rollerimizi, bizi konuştuk. Eski sevgililer gibi gözlerimiz dolu dolu baktık birbirimize, bir masada el ele –taze aşıklar gibi- oturduk. :) (Kuzusarması bunları duyunca çok kıskandı. Deli.) Farkettik ki, geçen zaman içinde o ben, ben o olmuşuz. Ben onun eski deli dolu hallerine, o benim eski olgun oturaklı hallerime, birbirimize bürünmüşüz. Belki kendimize olan özlemimizden bu kadar düşmüşüz birbirimize, ya da yeni bizi o kadar sevmişiz ki sonunda birbirimizi de anlamış, sevmişiz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Özlemişiz.&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://www.flickr.com/photos/rahel/450822436/"&gt;&lt;img style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 320px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="tedili süpriz çaydanlık" src="http://farm1.static.flickr.com/238/450822436_5acc06253b.jpg?v=0" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Akşam eve döndüğümde ne gam, ne tasa, hiçbirinden eser yoktu bende. En sevdiklerimiz baba evinde bizi yemeğe bekliyordu üstelik, yedik, içtik, sarıldık, sırnaştık. Bağıra çağıra –İtalyan aileler gibi- atıştık. :) Sonra ben anneme (evet geldi işte söz verdiğim üzere konu, ben dememiş miydim) “bugün bir çaydanlık beğendim” deyip hikayeyi anlattım. Belgin bulamazsa, bize o kedili çaydanlığı almasını rica ettim. Annem onun üstüne babama “yaa hayatım, Hülya’nın bize hediye aldığı çaydanlığı yukarıdan indirebilir misin” dedi. Babam elinde kocaman bir paketle salona girdiğinde gözlerime inanamadım. Benim çaydanlığım! Vitrindeki.. :D Annemin arkadaşı Hülya Abla anneme “iki taneydi, birini size, birini bize aldım, dükkanda bırakmaya kıyamadım” deyip bu çaydanlığı getirmiş. Üstündeki desenleri gören annem de “benim kızım çok sever bunu, isterse ona vereyim” deyip kullanmaya kıyamamış. Meğer sabah da bana “sana bir şey göstereceğim, seversen senin olsun” filan demiş, ama ben o koşturmada fark edememişim. :)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şimdi dönüş yolunda arabadayız. Yanımda sevgilim, bagajda kendisi kadar komik bir kutuda çaydanlığım, aklımda Belgin var.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://www.flickr.com/photos/rahel/450837749/"&gt;&lt;img style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 320px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="eve dönerken" src="http://farm1.static.flickr.com/185/450837749_2f34d802c1.jpg?v=0" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Çok keyifliyim.&lt;/strong&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/15440833-6428684652726047145?l=skinlesschild.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://skinlesschild.blogspot.com/feeds/6428684652726047145/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=15440833&amp;postID=6428684652726047145' title='7 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/15440833/posts/default/6428684652726047145'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/15440833/posts/default/6428684652726047145'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://skinlesschild.blogspot.com/2007/04/aydanlk.html' title='çaydanlık..'/><author><name>rahel</name><uri>http://www.blogger.com/profile/03448037320093494620</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://photos22.flickr.com/35123080_7995e40a9c_m.jpg'/></author><thr:total>7</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-15440833.post-2914712508124588595</id><published>2007-03-15T10:45:00.000+02:00</published><updated>2007-03-15T11:46:19.395+02:00</updated><title type='text'>dün..</title><content type='html'>&lt;strong&gt;Dün sabah,&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;- çok erken uyandım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;- "5 dakika daha"larımızdan en sonuncusunda sarılmış yatarken, Kuzusarması bana "sevgi yumağı olmamız yetmez, sevgi düğümü olalım" deyip bacaklarını bacaklarıma düğümledi. Ben çok güldüm. O çok kızdı. O kızgınlıkla bana biraz daha fazla sarıldı. Bütün gün kaburgalarım ağrıdı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;- kimsenin bize söylemeye cesaret edemediğini evimizi temizleyen -dünya tatlısı- Galia söyledi: &lt;em&gt;"Bu eve acilen bir bebek istiyorum! Zaman geçip gidiyor!" &lt;/em&gt;Şaşırdık kaldık.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;- işe yürümek için yanlış gündü ve ben yürüdüm. Çok üşüdüm ama pişman olmadım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;- yağmur altında yürürken &lt;em&gt;"ve rüzgarlı havalarda yağmur iğri yagar"&lt;/em&gt; dizesinin kimin olduğunu düşündüm. O. Veli ile Özdemir Asaf arasında gittim geldim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;- İstiklal'in yeni delisini gördüm. M. Jackson gibi "ooooo, uuuuu" sesleri çıkararak moonwalking yapıyordu. Çok eğlendiğini düşündüm, hiç üzülmedim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;- kentin her yerine sprey boyayla yazılmış &lt;em&gt;"ne olur geri dönme!"&lt;/em&gt; yazısının karakterinin, &lt;em&gt;"Nuri Alço"&lt;/em&gt; yazısının karakterine ne kadar benzediğini farkettim. Altından çıkacak çapanoğlunu merak ettim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;- yol boyunca Costello'dan "I Want You"yu dinledim, psikopata bağladım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dün öğlen,&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;- laf olsun diye gezerken bir t-shirt aldım. Üstümde para yoktu, Tülay'dan borç aldım.&lt;br /&gt;&lt;a href="http://farm1.static.flickr.com/167/421380867_932685fab8.jpg?v=0"&gt;&lt;img style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 320px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="maymunum, maymunsun, maymun" src="http://farm1.static.flickr.com/167/421380867_932685fab8.jpg?v=0" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;- laf olsun diye gezerken bir ayakkabı aldım. Tülay'a acıdım, kredi kartı kullandım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Dün akşam,&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;- Kuzusarması elinde frezyalarla geldi. Ben çok sevindim.&lt;br /&gt;&lt;a href="http://farm1.static.flickr.com/125/421388161_d31482538b.jpg?v=0"&gt;&lt;img style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 320px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="frezyalar" src="http://farm1.static.flickr.com/125/421388161_d31482538b.jpg?v=0" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;- yeni t-shirtüme çok güldü. Ben yine çok sevindim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;- annemin aldığı demlikte ıhlamur kaynattım, Serkan'la Bicik'in hediyesi peçetenin üzerine yerleştirdim. Yanına Prag'dan aldığımız bardağı koydum. Dedemizin köyden gönderdiği balı, Doğu Beyazıt'tan getirdiğimiz tabakta servis ettim. Hepsinin bir anısı olması hoşuma gitti. Kuzusarması ıhlamurdan içmedi. Ben birsürü içtim.&lt;br /&gt;&lt;a href="http://farm1.static.flickr.com/147/421381838_4e8bf03917.jpg?v=0"&gt;&lt;img style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 320px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="ıhlamur tepsisi" src="http://farm1.static.flickr.com/147/421381838_4e8bf03917.jpg?v=0" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;- üstümde battaniye, elimde ıhlamur, Kuzusarması'nın dizine yatıp televizyon seyrettim.&lt;br /&gt;&lt;a href="http://farm1.static.flickr.com/171/421381458_042dff216e.jpg?v=0"&gt;&lt;img style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 320px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="keyif" src="http://farm1.static.flickr.com/171/421381458_042dff216e.jpg?v=0" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Bu sabah,&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hastayım..&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/15440833-2914712508124588595?l=skinlesschild.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://skinlesschild.blogspot.com/feeds/2914712508124588595/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=15440833&amp;postID=2914712508124588595' title='19 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/15440833/posts/default/2914712508124588595'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/15440833/posts/default/2914712508124588595'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://skinlesschild.blogspot.com/2007/03/dn.html' title='dün..'/><author><name>rahel</name><uri>http://www.blogger.com/profile/03448037320093494620</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://photos22.flickr.com/35123080_7995e40a9c_m.jpg'/></author><thr:total>19</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-15440833.post-3281529037794499632</id><published>2007-03-11T21:59:00.000+02:00</published><updated>2007-03-11T23:02:18.598+02:00</updated><title type='text'>across the universe..</title><content type='html'>Mümkün olan her dakika müzik dinlerim ben. İlk kez walkmanim olduğunda hazırlıktaydım. &lt;span style="font-size:78%;"&gt;Genç arkadaşlara özel not: O zamanlar (milattan önce :P) hazırlık sınıfı, ortaokuldan sonra değil, ilkokuldan sonra okunurdu. :)&lt;/span&gt; Yanlış hatırlamıyorsam Kıbrıs'tan gelen Hanımex marka bir şeydi. "Şey"di diyorum, çünkü babam beni "bu senin walkmanin" diye kandırmış olsa da, aslında walkman filan değil, gayet büyükçe bir kasetçalardı. O kadar ki omzuma asmak kalırdım! :) Zaten bu kulaklıkla müzik dinleme saltanatım uzun sürmedi. O zamanlar henüz birkaç aylık bir velet olan sevgili kardeşime yemek yedirebilmek uğruna, o tuhaf -ama pek çok sevdiğim- nesneyi kardeşime oyuncak etti evin büyükleri. Bana da, kocaman vitrinimizin :) tam ortasında duran o kocaman teyp kaldı. Çok şanslıydım ama, annem ve babam müziğe pek meraklıydı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Zamanla evdeki müzik sistemi gelişti tabii. Benim de -bana ait- walkmanlerim oldu sonra. Önce sadece kaset çalan bir tane, sonra radyolusu, sonra dijital göstergeli ve hafızalısı. (Kuzusarması'nın bir walkmanine de el koymuşluğum vardır hatta. :)) Sonra cdler ve taşınabilir cdçalarların zamanı geldi. Vardı tabii benim de, söylemeye gerek var mı!? Bendeki bu "techno geek" haller geçmişten gelen bir arıza demek ki.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çok pratik olmasına rağmen mp3çalara çok geç geçtim. Geçince de o güzel alet mütemmim cüz*üm :) oluverdi birden. Şimdi nereye gitsem, çantam ne kadar küçük olsa farketmiyor. Kulağımda -mümkünse- kocaman kulaklıklar, elimde Kuzusarması'nın armağanı Creative'im, lay lay, loy loy mırıldanıp duruyorum yolda belde. :)&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:78%;"&gt;*bütünleyici parça&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kalabalıkta yürürken, mesela akşam İstiklal'de, hayatım bir klip oluveriyor aniden. Nesneler, insanlar, binalar, duvarlar yanımdan akıp gidiyor. Arkada da hayatımın fon şarkısı çalıyor. Bunu düşünmekten kendimi alamıyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu aralar, Pleasantville'li bu klibi izlediğimden beri daha da sevdiğim bu şarkı çalıyor arkada. Her şey, herkes yavaş/hızlı geçiyor hayatımdan. Ben gülümsüyorum. :)&lt;br /&gt;&lt;object width="425" height="350"&gt;&lt;param name="movie" value="http://www.youtube.com/v/8gLWTtlMwo4"&gt;&lt;/param&gt;&lt;param name="wmode" value="transparent"&gt;&lt;/param&gt;&lt;embed src="http://www.youtube.com/v/8gLWTtlMwo4" type="application/x-shockwave-flash" wmode="transparent" width="425" height="350"&gt;&lt;/embed&gt;&lt;/object&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/15440833-3281529037794499632?l=skinlesschild.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://skinlesschild.blogspot.com/feeds/3281529037794499632/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=15440833&amp;postID=3281529037794499632' title='4 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/15440833/posts/default/3281529037794499632'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/15440833/posts/default/3281529037794499632'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://skinlesschild.blogspot.com/2007/03/across-universe.html' title='across the universe..'/><author><name>rahel</name><uri>http://www.blogger.com/profile/03448037320093494620</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://photos22.flickr.com/35123080_7995e40a9c_m.jpg'/></author><thr:total>4</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-15440833.post-2645526534807247288</id><published>2007-02-14T20:47:00.000+02:00</published><updated>2007-02-15T00:35:34.826+02:00</updated><title type='text'>sen benim kim olduğumu biliyor musun???</title><content type='html'>&lt;a href="http://yok-ki.blogspot.com/"&gt;yok-ki&lt;/a&gt;, hala ebe miyim bilmiyorum, yoksa bu kadar geç kalan ebeleri kırpıp kırpıp yıldız mı yaparlar? :) Şöyle bir diğer bloglara baktım da, sobenin konusu da biraz karışmış. Ben sobelendiğim gibi anlatıyorum. Kendimle ilgili pek de bilinmeyen beş şey aşağıda. İlgilenmeyenler okumasın. :)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;1. Sağ ayağımın üç parmağı yok.&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;Doğuştan. Tamam, biraz garip bir giriş oldu bu ama epey bilinmeyen bir şey, değil mi? :) Ortadaki üç parmağımın yalnızca ilk boğumları var, bu yüzden aslında parmaklarım yok sayılmaz, yalnızca azlar. :)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Aslında küçüklükten itibaren eğitimime çok faydası oldu bu sorunun. Çocukların ne kadar acımasız olabileceğini erken yaşta öğrendim böylece. Hayır hayır, sadece yüzlerinde garip ifadelerle "ayaaaağna noooolduğğ" diye soran çocukların değil, onları cevaplayan "çocuk ben"in de ne kadar acımasız olduğunu. :) "Ayağımdan tren/kamyon/otobüs geçti, oof, çok kötüydü, bir görsen. Her yerden kan fışkırıyordu oooğlum!" ya da "Geçen sene top oynuyordum böyle senin gibi, sonra çok hızlı vurmuşum, parmaklarım içeri kaçtı!" dediğimde yüzümün aldığı şeytani görüntüyü, ne kadar eğlendiğimi hatırlıyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu konuda beni bir tek, çocuk denecek yaşta beni kucağına alan annemin hikayesi üzer. Doktora ilk önce "yavrumun eli ayağı tam mı" diye soran ve yalnızca beni o doğurduğu için bundan zaman zaman kendini sorumlu tutan o küçük annenin. Kızını yetiştirirken kendi yaptıklarıyla yetinmeyip -daha o zamanlarda- profesyonel yardım almayı düşünen o akıllı annenin. Hiç bir zaman olamayacağım kadar iyi bir anne olan annemin hikayesi. Sanırım o da benimle beraber büyüdü, şükretmeyi öğrendi, daha büyük, daha ciddi bir sorunum olmadığı için.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;2. Dünyanın en çok bilmiş ikinci çocuğuydum.&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;İkinci diyorum, çünkü her zaman bilmediğimiz bir yerlerde daha kıl bir çocuk olabilir. :)&lt;br /&gt;&lt;a href="http://www.flickr.com/photos/unbridled_expression/121278695/in/set-72057594095919318/"&gt;&lt;img style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 320px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="ben daha koyu sarı ve daha düz saçlıydım ve daha bilmiş" src="http://farm1.static.flickr.com/31/121278695_608b3f14a1.jpg?v=0" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;Okumayı çok erken yaşta öğrendim. Koltuğumun altına kitaplarımı sıkıştırıp alt komşumuzun kapısına dayanır, "iyi akşamlar Aydın Amca, Sevim Teyze, size kitap okuyabilir miyim?" der, Aydın Amca'nın dizine oturup kitabımı okur, sonra teşekkür edip eve dönerdim. Bunu yaptığımda 5 yaşındaydım. İki kanallı TRT döneminde babam Tom ve Jerry izlemek isterken, ben haberleri izlemek için tutturduğumda 10. Anneme feminizmin, babama liberalizmin ne olduğunu anlattığımda 11-12.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çocuk dediğin, çocukluğunu bilmeli. Yoksa benim gibi sonradan sapıtma ihtimali yüksektir. :) Benim çocukluğuma benzer bir velet görsem, hiç acımam, evire çevire döverim valla. (Evet, şiddet karşıtıyım, ama çok bilmiş çocuk başka türlü adam olmaz, konuşarak yola gelmez!) Sonra da hayat boyu hayır duası alırım. :))&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;3. Kedi gibi uyuyorum. &lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;Ellerim bileklerimden kıvrık, çenemin altında boynuma yaslanmış, aynen &lt;a href="http://www.flickr.com/photos/junku/206950996/in/set-267169/"&gt;şöyle&lt;/a&gt;. Sabahları ağrıyla kalkıyorum bazen. Tamamen bilinçsiz ve konforsuz bir hareket.&lt;br /&gt;&lt;a href="http://www.flickr.com/photos/rahel/308088354/in/set-72157594395073559/"&gt;&lt;img style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 320px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="osman artık ünlü bir kedi! :)" src="http://farm1.static.flickr.com/109/308088354_f6c2c38da5.jpg?v=0" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;4. Hayatta kendimi en çok özdeşleştirdiğim şey bir pokemon: Jigglypuff!&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Jigglypuff serbest halde -doğada- gezinen, yani Pikachu gibi pokeballdan neyin fırlamayan, kimseye ait olmayan, pembe, topik bir pokemondur. Kendisi şarkı söylemeyi çok sever, sesinin güzel olduğuna inanır. Bu yüzden her fırsatta şarkı söyler. İnsanlar aslında Jigglypuff'ın sesini severler, ancak uzun süre dinleyemezler. Çünkü Jigglypuff'ın sesinin hipnotize etme özelliği vardır. (Her pokemonun düşmanını yenmek için farklı özellikleri vardır, onunki de budur çünkü.) Bu yüzden insanlar kendilerinden geçerler. Ancak Jigglypuff bu özelliğinden kendisi haberdar olmadığından ve biraz da asabi olduğundan, zaman zaman mikrofon olarak da kullandığı keçeli kalemle uyuyan insanların yüzünü bir sinirle boyar. :)&lt;br /&gt;&lt;object height="350" width="425"&gt;&lt;param name="movie" value="http://www.youtube.com/v/5KdBn38Kmi8"&gt;&lt;param name="wmode" value="transparent"&gt;&lt;embed src="http://www.youtube.com/v/5KdBn38Kmi8" type="application/x-shockwave-flash" wmode="transparent" width="425" height="350"&gt;&lt;/embed&gt;&lt;/object&gt;&lt;br /&gt;Baksanıza, basbayağı benim bu yahu! Telif mi istesem şimdi gidip.. :)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;5. Bazen gözlem yapmaktan yorgun düşüyorum.&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Beynim hiç durmadan kaydediyor. Algılarım artık o kadar açık ki, ben bile şaşırıyorum. "Artık" diyorum çünkü üniversitede sırf gözlem yapmayı öğrenmek için malzemenin (insanın ve hikayenin) bol olduğu tren istasyonuna ya da otobüs terminaline giderdim. Fotoğraf çekmek, yazı yazmak, yemek yapmak.. Yaratmaya dair becerebildiğim ne varsa bu gözlemi dışa vurmak için aslında.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Bir de bonus: Kuzusarması "sayesinde" tükürdüğünü yalama ustası oldum!&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"Ay hayatta bir hukukçuyla çıkmam. Çıksam da evlenmem. Ben zaten evlenmeyeceğim, işim olmaz. Doğumgünleri, yıldönümleri benim için çok önemli. Biriyle ayrılırsam ayrılmışımdır, asla geri dönüşü olmaz. Hele ayrılıp başka biriyle birlikte olmuşsam ya da o başka biriyle birlikte olmuşsa mümmmkün değil, o ne midesizliktir." Yaaa, görürsün işte böyle gününü! Dalga bile geçersin kendinle! :)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu oyunda bir çıkmaz sokak olasım vardı ama itiraf: merakıma yenik düştüm. Bu soru üzerine kafa yoracağını düşündüğüm &lt;a href="http://evrimsworld.blogspot.com/"&gt;pırpırcan&lt;/a&gt;'ı (kızıyor musun sana böyle diyorum diye???), yolculuktan döner dönmez yazması için &lt;a href="http://hidroksimetilfurfurol.blogspot.com/"&gt;hmf&lt;/a&gt;'yi ve bilginin gerçekten paylaştıkça büyüdüğünü doğrulayan &lt;a href="http://pratikanne.blogspot.com/"&gt;pratik anne&lt;/a&gt;'yi sobeledim. Cevaplayıp cevaplamamakta özgürler.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/15440833-2645526534807247288?l=skinlesschild.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://skinlesschild.blogspot.com/feeds/2645526534807247288/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=15440833&amp;postID=2645526534807247288' title='15 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/15440833/posts/default/2645526534807247288'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/15440833/posts/default/2645526534807247288'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://skinlesschild.blogspot.com/2007/02/sen-benim-kim-olduumu-biliyor-musun.html' title='sen benim kim olduğumu biliyor musun???'/><author><name>rahel</name><uri>http://www.blogger.com/profile/03448037320093494620</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://photos22.flickr.com/35123080_7995e40a9c_m.jpg'/></author><thr:total>15</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-15440833.post-8078067446693468247</id><published>2007-02-11T22:38:00.000+02:00</published><updated>2007-02-11T23:27:18.996+02:00</updated><title type='text'>önce bir soru..</title><content type='html'>"&lt;a href="http://yok-ki.blogspot.com/"&gt;yok ki&lt;/a&gt;"nin &lt;a href="http://yok-ki.blogspot.com/2007/02/sobe.html"&gt;sobesinden&lt;/a&gt; önce size bir soru..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu güzel hanımefendi (T.) nerede ve ne yapıyor? :)&lt;br /&gt;&lt;a href="http://www.flickr.com/photos/rahel/387071028/"&gt;&lt;img style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 320px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="nerede, niye oturuyor?" src="http://farm1.static.flickr.com/127/387071028_43fdd1fe02.jpg?v=0" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Hadi bir de ipucu, ikinci bir foto daha..&lt;br /&gt;&lt;a href="http://www.flickr.com/photos/rahel/387071031/"&gt;&lt;img style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 320px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="bu kadar büyük ayna nerede olabilir???" src="http://farm1.static.flickr.com/177/387071031_84ee236c34.jpg?v=0" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;Bilene bir ödülüm olabilir.. :)&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/15440833-8078067446693468247?l=skinlesschild.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://skinlesschild.blogspot.com/feeds/8078067446693468247/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=15440833&amp;postID=8078067446693468247' title='7 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/15440833/posts/default/8078067446693468247'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/15440833/posts/default/8078067446693468247'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://skinlesschild.blogspot.com/2007/02/nce-bir-soru.html' title='önce bir soru..'/><author><name>rahel</name><uri>http://www.blogger.com/profile/03448037320093494620</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://photos22.flickr.com/35123080_7995e40a9c_m.jpg'/></author><thr:total>7</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-15440833.post-5346829141505940641</id><published>2007-01-24T14:33:00.000+02:00</published><updated>2007-01-24T17:28:35.757+02:00</updated><title type='text'>kendini geyik zanneden bir kuzunun geç kalmış yılbaşı notları..</title><content type='html'>&lt;a href="http://www.flickr.com/photos/rahel/344412018/"&gt;&lt;img style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; WIDTH: 320px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="aziz üstel kuzusu" src="http://farm1.static.flickr.com/141/344412018_7d3e7b2064.jpg?v=0" border="0" /&gt;&lt;/a&gt; Aslında buralardaydım, bir yere -en azından uzaaak bir yerlere- gitmedim. Gereğinden fazla iş güç, tatlı/tatsız bir dünya haber derken, değil bilgisayar ekranına, aynaya bakacak vakit olmadı bir süredir. Ama "işte geldiiim, burdaayımmm". :) Hoşbuldum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sizinle görüşmeyeli bir bayram, bir yılbaşı, bir rapor tanıtımı, bir doğum, bir hastalık haberi geçti. "Kuzu" diye seslenilen biri olarak kurban bayramı ile aramın iyi olmayacağı malum zaten. :) O zaman önce yılbaşından bahsedelim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Her sene yapmak isteyip yapamadığımız "yılın en korkunç noel babası" yarışmasını küçük çaplı da olsa, bu sene gerçekleştirdik. Bu fikir ilk kez iki sene önce, İstiklal Caddesi'nin girişinde, kirlenmiş noel baba sakalını aşağı çekip, daha da kirli olan kendi sakallarını ortaya çıkararak, dünya yıkılmışçasına umutsuz bir şekilde sigara içen milli piyangocu genç noel babayı gördüğümüzde aklımıza gelmişti. Adamdan o kadar korkmuştuk ki, fotoğrafını çekmeye cesaret edememiştik! :) Geçen sene de yok fotoğraf makinesiydi, yok ışıktı derken, muhteşem yarışmacıları görüntüleyememiştik bir türlü. Bu sene canlı/cansız pek çok aday içinden finale &lt;a href="http://www.flickr.com/photos/rahel/sets/72157594439006092/"&gt;aşağıdakiler&lt;/a&gt; kaldı. :)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Genç pankçı santa.&lt;/strong&gt; :) Objektifimize hemen gülümsedi, gün içinde kendisinin aslında santayla neyin bir alakası olmadığını "açık" eden bir sürü arkadaşı ziyarete geldi. Finalistti, ama kesik parmaklı eldivenleri ile diğer adaylara göre çok sevimliydi, asla birincimiz olamazdı.&lt;p&gt;&lt;a href="http://www.flickr.com/photos/rahel/344421074/in/set-72157594439006092/"&gt;&lt;img style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; WIDTH: 320px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="genç pankçı santa" src="http://farm1.static.flickr.com/127/344421074_9205fc03f8.jpg?v=0" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Kambur santa.&lt;/strong&gt; Alınganlık göstermeyelim, ayrımcı değiliz elbette. Ama noel babayı gözlerinden alev çıkacakmış gibi dehşetli bakacak şekilde tasarlarsan, bir de üstüne mavi giydirirsen, bunlarla da yetinmeyip kambur, normal insan eninde ama bir metre boyunda yaparsan, o artık noel baba değil, başka bir şey olur, bunu kabul et kardeşim. :) Yarışmada gerçekten iddialı idi, ancak birinci olamadı.&lt;br /&gt;&lt;a href="http://www.flickr.com/photos/rahel/344419309/"&gt;&lt;img style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; WIDTH: 320px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="kambur santa" src="http://farm1.static.flickr.com/133/344419309_94a1c2d172.jpg?v=0" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Şaşkın santa.&lt;/strong&gt; Tahtakale'de gördüğüm bu oyuncak, noel babadan çok, mahallenin mutsuz bakkalına benziyordu. Üretenleri tebrik ediyoruz, ancak yetmez diyoruz. :)&lt;a href="http://www.flickr.com/photos/rahel/344419309/"&gt;&lt;img style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; WIDTH: 320px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="şaşkın santa" src="http://farm1.static.flickr.com/157/332161921_0ea045cc58.jpg?v=0" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Korkunç santa.&lt;/strong&gt; Tahtakale'de gördüğüm bir diğer oyuncak da buydu. &lt;a href="http://www.fantasfilm.com/image/x-chucky-3-j.jpg"&gt;Chucky&lt;/a&gt;'nin Tahtakale şubesi gibi yahu. Şu gözlere, şapkasının altından görünen kafaya bakın! Hayatta aynı odada kalmam. Yılbaşı akşamı kalabalık bir ortamda olsam bile. Çabanızı ayakta alkışlıyorum ancak üzgünüm. Umarım seneye. :)&lt;a href="http://www.flickr.com/photos/rahel/332161715/"&gt;&lt;img style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; WIDTH: 320px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="korkunç santa" src="http://farm1.static.flickr.com/146/332161715_084baf9577.jpg?v=0" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Birinci santa.&lt;/strong&gt; :) Fazla söze gerek yok. O bele bağlanmış atkının asaleti bizi bizden aldı. Taksim meydandaki bu arkadaş -sağolsun- bizi her akşam böööyle :D gülümsetti. Allah razı olsun diyor, birinciliği alnının teri ile kazandığını belirtmek istiyorum. :)&lt;a href="http://www.flickr.com/photos/rahel/344423138/in/set-72157594439006092/"&gt;&lt;img style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; WIDTH: 320px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="birinci santa :)" src="http://farm1.static.flickr.com/159/344423138_ad69bdad11.jpg?v=0" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Dünyanın en sevimli adamlarından birini soktuğumuz hale bakın. Ya da onu taklit ederken düştüğümüz hallere. :) Tabii ben "en sevimli" diyorum ama dünyanın pek çok yerinde "noel baba fobisi" olan insanların yaşadığını unutmamak lazım. Düşünsenize, yılan fobiniz olsa, televizyonda, dergide, bir yerlerde görmediğiniz sürece idare edersiniz ama noel baba öyle mi ya?! Televizyonu kapatsan, sokakta görüyorsun. Kapıdan kovsan, bacadan giriyor. :P (Tamam, kötü espri, ne yapayım, oldu bir kere.) &lt;span style="font-size:78%;"&gt;Bir de "palyaço korkusu" vardı Johhny Depp'in filan da mustarip olduğu, siteleri vardı hatta" iamafraidofclowns" diye ama bulamadım şimdi.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;br /&gt;Böyle işte. Bizde toplaştık &lt;a href="http://www.flickr.com/photos/rahel/sets/72157594457241521/"&gt;yılbaşı gecesi&lt;/a&gt;, Kuzusarması ile ben geyikli t-shirtler giyip, geyik boynuzlarımızı takıp, akşamın nasıl geçeceğini önceden haber verdik arkadaşlara. :) Yedik, içtik, güldük, eğlendik; erkenden sızanlara, geç gelenlere, tabu oynarken ciddiyetten ölenlere kızdık. Bütün yılımız böyle geçsin dedik.&lt;br /&gt;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;span style="font-size:78%;"&gt;Bütün yılımız böyle geçsin.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/15440833-5346829141505940641?l=skinlesschild.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://skinlesschild.blogspot.com/feeds/5346829141505940641/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=15440833&amp;postID=5346829141505940641' title='4 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/15440833/posts/default/5346829141505940641'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/15440833/posts/default/5346829141505940641'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://skinlesschild.blogspot.com/2007/01/kendini-geyik-zanneden-bir-kuzunun-ge.html' title='kendini geyik zanneden bir kuzunun geç kalmış yılbaşı notları..'/><author><name>rahel</name><uri>http://www.blogger.com/profile/03448037320093494620</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://photos22.flickr.com/35123080_7995e40a9c_m.jpg'/></author><thr:total>4</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-15440833.post-8774176943637944064</id><published>2007-01-23T14:16:00.000+02:00</published><updated>2007-01-23T14:19:45.477+02:00</updated><title type='text'>özür</title><content type='html'>&lt;a href="http://www.flickr.com/photos/rahel/366844240/"&gt;&lt;img style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 320px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="kanat çırpıyorlar" src="http://farm1.static.flickr.com/164/366844240_3b1bd633ea.jpg?v=0" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;Döndüm dönüyorum. Bir sürü "tık tık"tan özür diliyorum.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/15440833-8774176943637944064?l=skinlesschild.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://skinlesschild.blogspot.com/feeds/8774176943637944064/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=15440833&amp;postID=8774176943637944064' title='6 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/15440833/posts/default/8774176943637944064'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/15440833/posts/default/8774176943637944064'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://skinlesschild.blogspot.com/2007/01/zr.html' title='özür'/><author><name>rahel</name><uri>http://www.blogger.com/profile/03448037320093494620</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://photos22.flickr.com/35123080_7995e40a9c_m.jpg'/></author><thr:total>6</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-15440833.post-6570339847585838706</id><published>2006-12-25T00:01:00.000+02:00</published><updated>2006-12-25T01:38:20.853+02:00</updated><title type='text'>kaktüs, çiçek, diken, böcük..</title><content type='html'>&lt;a href="http://www.flickr.com/photos/rahel/332157360/"&gt;&lt;img style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 320px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="sarı serin bir gün" src="http://farm1.static.flickr.com/135/332157360_ab331e6bbe.jpg?v=0" border="0" /&gt;&lt;/a&gt; &lt;div&gt;Başka bir şekilde dünyaya gelseydim, ne (kim değil, ne) olurdum diye düşünürüm bazen. Başka birilerinin çocuğu olmak ya da değişik şartlar altında büyümek gibi değil. Basbayağı başka bir "şey" olmak aklımdan geçen. :) "Meyve olsan, &lt;em&gt;&lt;strong&gt;yeşil elma&lt;/strong&gt;&lt;/em&gt; olurdun" demişti bir arkadaşım, "sert yeşil kabuğunu ısırınca, altından bembeyaz yeni bir sen çıkıyor çünkü" (belki duyduğum en güzel söz). Hayvan olsam -hayır, kuzu değil- &lt;em&gt;&lt;strong&gt;kedi &lt;/strong&gt;&lt;/em&gt;olurdum ben (huysuz, başına buyruk, anlaşılmaz), peynir olsam &lt;em&gt;&lt;strong&gt;erzincan tulum&lt;/strong&gt;&lt;/em&gt; (ilk bıçak darbesi ile dağılmaya hazır), kıyafet olsam &lt;em&gt;&lt;strong&gt;eldiven&lt;/strong&gt;&lt;/em&gt; (soğuk dayanılmaz bir şey, değil mi?), eşya olsam &lt;em&gt;&lt;strong&gt;yatak&lt;/strong&gt;&lt;/em&gt; (tembellik ruhumda var), hava durumu olsam &lt;em&gt;&lt;strong&gt;limonata gibi&lt;/strong&gt;&lt;/em&gt; (serin ama sarı/güneşli), renk olsam &lt;em&gt;&lt;strong&gt;yeşil&lt;/strong&gt; &lt;/em&gt;(bunu anlatmaya bir parantez içi yetmez).. düşünür dururum böyle. Öyle uzun ki listem, günlerce yazabilirim. Film olabilir, kitap olabilir, insanı bayabilirim. :)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://www.flickr.com/photos/rahel/332156356/"&gt;&lt;img style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 320px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="pencere önü çiçeği" src="http://farm1.static.flickr.com/142/332156356_cf37a51073.jpg?v=0" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;Çiçek olsam &lt;em&gt;kaktüs&lt;/em&gt; olurdum değil mi ben: &lt;strong&gt;her dem yeşil, ama her dem dikenli&lt;/strong&gt;. :) (Mis kokulu bir nergis olmayı ben de isterdim elbette, ama hem batan, hem kaşındıran bir kaktüs olduğum gerçeği yakamı bırakmıyor, ne yapayım?!) "Beni size ancak bu hatırlatır" deyip, insanlara kaktüs armağan etmişliğim var, o kadar benimsedim bu kaktüs işini yani. :P Aslında bu tuhaf bitkinin hayatımızdaki yeri, benim kendi gerçeğimi farketmemden daha eskiye dayanıyor: Kuzusarması'nın çocukluğundan beri en sevdiği çiçek kaktüsmüş meğer! :) Ağaç boyunda kaktüsler yetiştirmiş balkonda. Hatta çocukken "i love my cactus" diye şiir bile yazmış. Valla! :) Bana bile şiir yazmamış olan bu adam, gerçekten kaktüsüne şiir yazmış. :) (Buyrun, kıskanacak bir konu daha çıktı!)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:78%;"&gt;Konuyla alakası olmadığı için küçük geçiyorum, çoook çok eskiden bir gün posta kutuma bir e-mail düştü, açtım, Kuzusarması'ndan. Pek tarzı olmasa da bir şiir göndermiş bana. Sonra detaylara bir baktım ki basbayağı bizi anlatıyor. "Allah" dedim, "görüyor musun, şairin adı yok, besbelli kendi yazdı, tamam, oldu artık bu adam." :) Şiir pek hoşuma gitmemişti gitmesine de, &lt;strong&gt;"O"&lt;/strong&gt; yazmıştı, ne önemi vardı! :) Bir hafta "Kuzusarması bana şiir yazmııııış" diye dolandım durdum, herkese anlattım. Sonra? Bizimki utancından itiraf etti: Internette şiir makinası diye bir şey bulmuş, şiirin orijinalini tanıyacağımı düşünmüş, şakaymış, ciddiye almamı beklememiş. :) Yani o şiiri Kuzusarması yazmamış. (Merak edenler ve sevgililerini kahrından öldürmek isteyenler için makina &lt;a href="http://www.simalyildizi.com/faydali/otomatiksiirmakinasi.html"&gt;burada&lt;/a&gt;.) Kendisinden gördüğüm göreceğim tek şiir de bu oldu zaten. :)&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:78%;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://www.flickr.com/photos/rahel/332156932/"&gt;&lt;img style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 320px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="çiçeklenmek" src="http://farm1.static.flickr.com/151/332156932_af873d642b.jpg?v=0" border="0" /&gt;&lt;/a&gt; &lt;div&gt;İkimizin bu ortak beğenisi vesilesiyle birkaç kaktüsümüz var evde. Kışın son güneşli sabahlarından birinde kalktık ki, en garip, en şekilsiz büyüyeni çiçekler açmış. :) (Aslında kalktım demeliyim, Kuzusarması kargalarla kalkıp işe gittiği ve gece karanlığı ile döndüğü için, yalnız günışığında açan o pembe çiçekleri bir hafta sonra cumartesi günü görebildi.) Daha önce hiç böyle bir şeye şahit olmamıştım, her sabah - ama her sabah- kalkıp fotoğraflarını çektim. Neredeyse 15 gündür bana sabahları şarkı söyleten (ooo, hem de o bet sesimle, avaz avaz!) o çiçekler teker teker kapanıp, bugün itibarı ile pencere önümüzü dikenlere bıraktılar yine. Olsun, uzun bile sürdü keyfi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hem karar verdim, bu kadar mutlu edeceksem birilerini, ben de çiçek açacağım arada bir. ;)&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/15440833-6570339847585838706?l=skinlesschild.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://skinlesschild.blogspot.com/feeds/6570339847585838706/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=15440833&amp;postID=6570339847585838706' title='12 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/15440833/posts/default/6570339847585838706'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/15440833/posts/default/6570339847585838706'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://skinlesschild.blogspot.com/2006/12/kakts-iek-diken-bck.html' title='kaktüs, çiçek, diken, böcük..'/><author><name>rahel</name><uri>http://www.blogger.com/profile/03448037320093494620</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://photos22.flickr.com/35123080_7995e40a9c_m.jpg'/></author><thr:total>12</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-15440833.post-116532707314942563</id><published>2006-12-05T15:46:00.000+02:00</published><updated>2006-12-05T18:13:08.390+02:00</updated><title type='text'>ya beni aldatıyorsa?</title><content type='html'>&lt;a href="http://www.flickr.com/photos/rahel/233710368/"&gt;&lt;img style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; WIDTH: 200px; CURSOR: hand" alt="annemin turşusu :)" src="http://static.flickr.com/79/233710368_7887a7710d.jpg?v=0" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;Yıllar önce posta kutuma düşmüş "fwd" bir mektupta vardı. Aslında böyle mektupları sevmem, okumam, hatta gönderenleri kara listeye alırım. :) Ama bunu her nasılsa açmış ve okumuştum işte. Bir erkeğin ağzından yazılmış "kadınlara mesajlar" listesi idi. Uzun. &lt;em&gt;"Sana güzel olduğunu söylüyorsam güzelsindir, ikinci kez sorma"&lt;/em&gt; tarzı manasız mesajlarla dolu. Tam silmek üzereyken gördüm o cümleyi: &lt;strong&gt;"Annemin yemeklerini senin yemeklerinden daha çok seviyor olmam, seni aldatıyor olduğum anlamına gelmez." &lt;/strong&gt;Hadi ya! Sen öyle san! Öyle bir gelir ki! :)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ben hiç öyle tini mini bir kız olmadım, hep etine ve özellikle buduna dolgun :P, boğazına düşkün ve tembel bir tiptim, kabul ediyorum. Ama eski arkadaşlarımın beni tanıyamayacakları kadar kilo almamın tek sebebi bu &lt;a href="http://kuzusarmasi.blogspot.com"&gt;Kuzusarması&lt;/a&gt; insanı ve onun çok becerikli annesidir! &lt;span style="font-size:78%;"&gt;(evet, artık benim de annem, n'oolmuş) &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Aileleri geride bırakıp İstanbul'a geldiğimizde henüz evli değildik. "Benim" olduğunu sandığım, ama bir gün ansızın "bizim" olduğunu farkettiğim :) küçücük fıçıcık evimizde her akşam yemekler pişirdim ben. Ama ne yemekler! :) Mahallenin manavının "bozuğun yoksa boşver abla, her gün uğruyorsun zaten"leri o akşam yemeklerinden, fırının -harbi- Laz sahibinin Kuzusarması'nı her görüşünde "canum kardeşum" diye sarılıp öpmesi ise o dönemin uzun pazar kahvaltılarından armağan bize. :) O zamanlar ağır işçiydim üstelik, daha uzun saatler ve daha çok çalışıyor, sık sık ofis dışında işlerle -adliye vs.- uğraşmak zorunda kalıyordum. Biraz annemi örnek aldığımdan, biraz da Kuzusarması'na şov yapmak istediğimden sanırım, yine de her akşam soframız hazırdı.&lt;br /&gt;&lt;a href="http://www.flickr.com/photos/rahel/233713408/"&gt;&lt;img style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 320px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="annemin kızartması" src="http://static.flickr.com/91/233713408_b46ae8f6e6.jpg?v=0" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;span style="font-size:78%;"&gt;Bu arada sürekli bir erkekle yemek yemenin en kötü tarafı, ne kadar yemek yediğini asla fark edememen. Erkekler -en tıfılı bile- o kadar çok yemek yiyorlar ki, onlardan daha az yiyince az yediğini sanıyorsun. Halbuki onlar anormal yiyor, sen de çok yiyorsun! :)&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;Neyse, ben de öyle çok hamarat bir kadın değilimdir olmaya, yemek yapmaya ilgim var sadece. Dünya mutfaklarını (Bamsı'nın deyişiyle "zödöflü bödöf" yemeklerini) sevdiğim kadar Türk mutfağını da seviyorum, füzyonu da. Okuyorum, araştırıyorum, pişiriyorum, güzel de oluyor üstelik. Akşam yaprak sarması koymuşsunuz sevgilinin önüne, güveçte kuzu pişirmişsiniz. Ya da ıspanaklı tortellini, ya da suşi, ya da et konsome, ya da en güzelinden bir çilingir sofrası kurmuşsunuz. Kabak tatlısı yapmışsınız, tiramisu, sütlaç, parfe... Herhangi biri ya da hepsi, hiç farketmez, Kuzusarması hepsi için şöyle der: &lt;strong&gt;eline sağlık! &lt;/strong&gt;Pişirdiğim şeyin zorluğu, lezzeti filan hiç önemli değildir, hemen hepsinden aynı miktarda yer ve kalkar. (En büyük iltifatı da eve girerken "yine kokutmuşsun ortalığı" demektir ki bu tamamen başka bir hikaye!)&lt;br /&gt;&lt;a href="http://www.flickr.com/photos/rahel/233713410/"&gt;&lt;img style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 320px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="annemin böreği" src="http://static.flickr.com/81/233713410_ae5e13d8cf.jpg?v=0" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;"İyi de ne var bunda" diyebilirsiniz. Sorun şu, bizim evde ne kadar pişirirsem pişireyim dökülmeyen, hatta koca bir tencere yaptığımda bile o akşam biten, Kuzusarması'nın gözünde mutluluk ışıkları yakan, yemeğin sonuna kadar iltifat yağmuru yağdıran tek yemek var: &lt;strong&gt;nohut!&lt;/strong&gt; Yine "ne var bunda" diyenlere şöyle sesleniyorum: Bir tek nohut pişirmeyi Kuzusarması'nın annesinden öğrendim ben! Annesinin tarzında pişirdiğim tek şey nohut. :) Şimdi ben aldatılmıyorum da ne oluyor?!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;O kadar ki, yıldönümümüzde "ama evde nohut var" diye dışarı çıkmak istememişti bu adam! :) O zamandan beri ben de her özel günümüzde -yaz kış hem de- nohut pişiriyorum. Adına da "kutlama yemeği" diyorum. Taş değil kayalar fırlatıyorum, adamda tık yok. Kadın örgütleri, toplanın ayol, yardım edin, göz göre göre aldatılıyorum! :)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Buraya kadar sıkılmayanlara kısa bir öykü daha: Kuzusarması küçücükken bir gün çok acıkmış, evdeki zeytinyağlı biber dolmasını "solucan gibi parmaklarıyla" -büyükler öyle anlatıyor :)- çatalsız filan tutup yemiş. Ondan sonra biber dolması Kuzusarması'nın en sevdiği yemek olarak kalmış akıllarda.&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://www.flickr.com/photos/rahel/233710370/"&gt;&lt;img style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 320px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="annemin biber dolması" src="http://static.flickr.com/87/233710370_c624e50bf9.jpg?v=0" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;-Kuzusarması, bugün en sevdiğin yemek var, yaşadın.&lt;br /&gt;-Köfte patates mi? :)&lt;br /&gt;-Hayıır, en sevdiğin.&lt;br /&gt;-Makarna mı? :)&lt;br /&gt;-Aaaa, en sevdiğin diyorum..&lt;br /&gt;-Ne?&lt;br /&gt;-Biber dolmasıııı.&lt;br /&gt;-Yaşasın, en sevdiğim yemek?? :(&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ben bir gün biber dolması pişirdim, yedik yemeği dışarı çıktık. Bizimkinin aklına bir yaramazlık yapmak geldi, annesini arayıp günlerdir dolma yemediğini, kendisinin dolmasını çok özlediğini söyledi. Yanımda. Gülerek. Meğer o sırada kayınvalidem bir tencere dolma pişirmiş, yemeğe oturmak üzerelermiş. Kadıncağız ağlaya ağlaya dökmüş tenceredeki dolmaları, yememiş, yedirmemiş de kimseye. :) "Anne ne yaptın, şaka yapmıştı sana, biz o gün beraber dolma yemiştik" dediğimde "o benim dolmamı istemiştir, sen de anne olunca anlarsın" demez mi?! :)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yok.. Valla, göz göre göre aldatılıyorum!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:78%;"&gt;*** Tüm fotolar canımın içi annemin öylesine hazırlayıverdiği bir sofradandır. Ben yapmadım.&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/15440833-116532707314942563?l=skinlesschild.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://skinlesschild.blogspot.com/feeds/116532707314942563/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=15440833&amp;postID=116532707314942563' title='8 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/15440833/posts/default/116532707314942563'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/15440833/posts/default/116532707314942563'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://skinlesschild.blogspot.com/2006/12/ya-beni-aldatyorsa.html' title='ya beni aldatıyorsa?'/><author><name>rahel</name><uri>http://www.blogger.com/profile/03448037320093494620</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://photos22.flickr.com/35123080_7995e40a9c_m.jpg'/></author><thr:total>8</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-15440833.post-116466926012835113</id><published>2006-11-28T00:45:00.000+02:00</published><updated>2006-11-28T01:54:51.553+02:00</updated><title type='text'>istanbul-atina-istanbul..</title><content type='html'>&lt;a href="http://www.flickr.com/photos/rahel/308098413/"&gt;&lt;img style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; WIDTH: 200px; CURSOR: hand" alt="mavi ve beyaz" src="http://static.flickr.com/110/308098413_4b2d646c9a.jpg?v=0" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;Ortalıkta görünmeyişime -asıl- sebep olmasa da anlatmak boynumun borcu: Geçen hafta sonu Atina'ya gittik biz Kuzusarması ile. İki gün deli gibi gezdik, yedik, içtik, eve döndük sonra da. Böyle anlatınca ne kısa, ne güzel, değil mi? :P Siz onu bir de benim zavallı ayaklarıma sorun. Bir kenti gerçekten gezmenin en iyi yolu yürümek olsa da, biz bu sefer biraz fazla abarttık galiba. O kadar ki, Kuzusarması pazar akşamı eve dönerken "Kuzu, her sene bugünü Yunan mezaliminden kurtuluşumuzun yıldönümü olarak kutlayalım mı?" diye sordu. :) Zulüm olmuş tatil, kıyamam ben aşkıma.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://www.flickr.com/photos/rahel/308097142/"&gt;&lt;img style="FLOAT: right; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; WIDTH: 200px; CURSOR: hand" alt="pembe yeşil" src="http://static.flickr.com/118/308097142_8fd67f654e.jpg?v=0" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;Pek iyi koruyamadıkları tarihi yerlerini (biz onların mirasına daha iyi bakıyoruz gördüğüm kadarıyla), kötü müzecilik anlayışlarını, AB standartları ile uzaktan yakından kesişmeyen iş yapma tarzlarını bir kenara koyarsam; çoook çok güzel yemek -özellikle deniz ürünleri- yedik, kimse dil bilmese de çok kolay anlaştık ve gerçekten çok eğlendik. Kahve falı baktığımı görenler gelip Türkiye'den göçen büyükannelerini anlattılar, yan masadan bize Yunan kahvesi (Kıbrıs olaylarından önce adı Türk kahvesi imiş) ve baklava (içinde tarçın, üstünde bal var) ısmarladılar, kendimizi evimizde hissettirdiler.&lt;a href="http://www.flickr.com/photos/rahel/308080853/http://www.flickr.com/photos/rahel/308078762/"&gt;&lt;img style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 320px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="ahtapot" src="http://static.flickr.com/120/308078762_53370bf0fa.jpg?v=0" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://www.flickr.com/photos/rahel/308078762/"&gt;&lt;img style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 320px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="deniz tarağı" src="http://static.flickr.com/111/308080853_8cec82dc83.jpg?v=0" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;Tüm bunların olduğu cumartesi akşamı ben içkiyi biraz fazla kaçırıp Türk-Yunan dostluğuna kafayı takmasaydım, gecenin bir yarısı Kuzasarması'na bize kahve ısmarlayan -adını bilmediğimiz- adamı bulup İstanbul'da ağırlayalım diye tutturmasaydım, :) adama gözlerim dolu dolu "dear sir" diye başlayan -neyse ki hiç vermediğim!- bir mektup yazıp sabah okurken gülme krizine girmeseydim, pazar günüm daha dinç ve kuşkusuz akşamdan kalma olmanın o her şeyi zorlaştırıcı hali içinde geçmezdi. Ama eminim Kuzusarması da bu kadar çok gülmezdi. Değil mi sir?! :D&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://www.flickr.com/photos/rahel/308088354/"&gt;&lt;img style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 320px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="osman" src="http://static.flickr.com/109/308088354_f6c2c38da5.jpg?v=0" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Fikrin sahibi olan Kuzusarması'na -tüm iyiliklerin anasıdır kendisi- huzurlarınızda teşekkür etmeyi borç bilirim. Valla. Bundan birkaç hafta önce "Kuzu, Yunanistan'dan kolay alırsın Schengen'i, hadi Atina'ya gidelim" dediğinde kendisini pek ciddiye almamıştım çünkü. :)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://www.flickr.com/photos/rahel/308092785/"&gt;&lt;img style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 320px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="yedik bitti" src="http://static.flickr.com/99/308092785_f59f151a06.jpg?v=0" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://www.flickr.com/photos/rahel/308092449/"&gt;&lt;img style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 320px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="yedik bitti" src="http://static.flickr.com/114/308092449_52f827e6e0.jpg?v=0" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:78%;"&gt;İnsanoğlu kuş misali canııım..&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/15440833-116466926012835113?l=skinlesschild.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://skinlesschild.blogspot.com/feeds/116466926012835113/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=15440833&amp;postID=116466926012835113' title='9 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/15440833/posts/default/116466926012835113'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/15440833/posts/default/116466926012835113'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://skinlesschild.blogspot.com/2006/11/istanbul-atina-istanbul.html' title='istanbul-atina-istanbul..'/><author><name>rahel</name><uri>http://www.blogger.com/profile/03448037320093494620</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://photos22.flickr.com/35123080_7995e40a9c_m.jpg'/></author><thr:total>9</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-15440833.post-116310914910358126</id><published>2006-11-09T23:33:00.001+02:00</published><updated>2006-11-09T23:52:29.103+02:00</updated><title type='text'>yedin bitirdin..</title><content type='html'>&lt;strong&gt;Ben şarkıları dinlemiyorum, tüketiyorum. &lt;/strong&gt;Yeniymiş, eskiymiş, on yıldır biliyormuşum o şarkıyı, farketmiyor! Aniden gökten vahiy iner gibi "keşfediveriyorum" birini. Sonra binlerce kez döndürüyorum müzik çalarımda, arka arkaya, binlerce kez. Sayısını unutuyorum. Sonra.. Sonra daralıyorum tabii, üstüme üstüme geliyor melodi. O zaman anlıyorum ki o şarkıyla işim bitmiş. :) Benim gibi bir biriktirme meraklısının, müzik gibi bir şeyi tüketme hırsını anlamak ne mümkün!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Buyrun, bu aralar bunu yiyip bitiriyorum.&lt;br /&gt;&lt;embed src="http://www.youtube.com/v/J76ewPNM6fg" width="425" height="350" type="application/x-shockwave-flash" wmode="transparent"&gt;&lt;/embed&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/15440833-116310914910358126?l=skinlesschild.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://skinlesschild.blogspot.com/feeds/116310914910358126/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=15440833&amp;postID=116310914910358126' title='3 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/15440833/posts/default/116310914910358126'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/15440833/posts/default/116310914910358126'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://skinlesschild.blogspot.com/2006/11/yedin-bitirdin.html' title='yedin bitirdin..'/><author><name>rahel</name><uri>http://www.blogger.com/profile/03448037320093494620</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://photos22.flickr.com/35123080_7995e40a9c_m.jpg'/></author><thr:total>3</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-15440833.post-116189211860456857</id><published>2006-10-26T21:59:00.000+03:00</published><updated>2006-10-27T09:59:25.253+03:00</updated><title type='text'>dört mevsim prag..</title><content type='html'>Kafka ile çok geç tanıştım ben. Çok geç ama. Önce Tezer Özlü'yü tanıdım, sevdim. Sonra onun sevdiklerini de sevdim, Kafka dahil. Bir intiharın peşinde Kafka'nın izini sürerken, kendi ölümünü çizdi o. &lt;strong&gt;Ben onun ölümünün izinde kendi hayatımı çizdim.&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://static.flickr.com/121/280021407_eb4912ab81.jpg?v=0"&gt;&lt;img style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 320px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="sen ölüsün" src="http://static.flickr.com/121/280021407_eb4912ab81.jpg?v=0" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Prag bu yüzden yıllardır merak ettiğim bir yerdi. İki -tanımadığım- ama çok sevdiğim insanın hayatında yeri vardı. Benimkinde de olmalıydı. Oldu da.&lt;br /&gt;&lt;a href="http://static.flickr.com/82/280065297_c8ca105d40.jpg?v=0"&gt;&lt;img style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 320px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="iz" src="http://static.flickr.com/82/280065297_c8ca105d40.jpg?v=0" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Mimarisi, tarihi, geçmişi, müziği, edebiyatı, yemeği, birası, bohem hayatı.. Orada sevdiğim her şeyi bir kenara bıraktığımda; dört farklı mevsimde, benden dört farklı insan yaratacağına inandığım ilk kent Prag. Rüzgarı, ılığı, soğuğu, güneşi, ışığı ve karanlığı yaşadıktan sonra her anında farklı bir ruh haline büründüğümü hissettiğim ve karlar altında nasıl görüneceğin-m-i merak ettiğim. Turistik tuzakları, insana kendini "Alanya'da bir Alman" gibi hissettiren Türk istilasını, sonu gelmeyecekmiş gibi görünen uzuun yürüyüşleri bir kenara bıraktığımda; elimde sarının, yeşilin, kırmızının tonları ve köprü üstünün kalabalık neşesi kalmış. Belki bir de ihtişamlı ama nedense pek hüzünlü heykelleri.&lt;br /&gt;&lt;a href="http://static.flickr.com/122/280124255_8264e05947.jpg?v=0"&gt;&lt;img style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 320px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="seni tutacağım!" src="http://static.flickr.com/122/280124255_8264e05947.jpg?v=0" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://static.flickr.com/82/280149416_257c300b63.jpg?v=0"&gt;&lt;img style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 320px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="yere basmak" src="http://static.flickr.com/82/280149416_257c300b63.jpg?v=0" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Benim için en güzel manzara buydu tabii.&lt;br /&gt;&lt;a href="http://static.flickr.com/105/279815895_d324e19fbd.jpg?v=0"&gt;&lt;img style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 320px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="sevgilim" src="http://static.flickr.com/105/279815895_d324e19fbd.jpg?v=0" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Ya da bu.. ;)&lt;br /&gt;&lt;a href="http://static.flickr.com/106/280138186_e09ff466a5.jpg?v=0"&gt;&lt;img style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 320px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="biz" src="http://static.flickr.com/106/280138186_e09ff466a5.jpg?v=0" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/15440833-116189211860456857?l=skinlesschild.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://skinlesschild.blogspot.com/feeds/116189211860456857/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=15440833&amp;postID=116189211860456857' title='4 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/15440833/posts/default/116189211860456857'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/15440833/posts/default/116189211860456857'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://skinlesschild.blogspot.com/2006/10/drt-mevsim-prag.html' title='dört mevsim prag..'/><author><name>rahel</name><uri>http://www.blogger.com/profile/03448037320093494620</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://photos22.flickr.com/35123080_7995e40a9c_m.jpg'/></author><thr:total>4</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-15440833.post-116188760484045415</id><published>2006-10-26T21:17:00.000+03:00</published><updated>2006-10-26T23:00:54.943+03:00</updated><title type='text'>Başlamadan önce..</title><content type='html'>Pırpır,&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu şarkı-cık- senin olsun! :)&lt;br /&gt;&lt;embed style="width:400px; height:326px;" id="VideoPlayback" type="application/x-shockwave-flash" src="http://video.google.com/googleplayer.swf?docId=-8437916614287247444&amp;hl=en" flashvars=""&gt; &lt;/embed&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/15440833-116188760484045415?l=skinlesschild.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://skinlesschild.blogspot.com/feeds/116188760484045415/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=15440833&amp;postID=116188760484045415' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/15440833/posts/default/116188760484045415'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/15440833/posts/default/116188760484045415'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://skinlesschild.blogspot.com/2006/10/balamadan-nce.html' title='Başlamadan önce..'/><author><name>rahel</name><uri>http://www.blogger.com/profile/03448037320093494620</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://photos22.flickr.com/35123080_7995e40a9c_m.jpg'/></author><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-15440833.post-115982584931626510</id><published>2006-10-03T00:34:00.000+03:00</published><updated>2006-10-03T00:57:26.263+03:00</updated><title type='text'>yıldızlar..</title><content type='html'>&lt;a href="http://www.flickr.com/photos/rahel/226347282/"&gt;&lt;img style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; WIDTH: 200px; CURSOR: hand" alt="güneş batarken sen.." src="http://static.flickr.com/66/226347282_c2ca81a10b.jpg?v=0" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;gökyüzünde ne çok yıldız var,&lt;br /&gt;biri parlak, biri ürkek, biri yalnız, diğeri sanki burda.&lt;br /&gt;içimizde ne çok hırsız var,&lt;br /&gt;biri aldı beni götürdü, sonra sattı, hem de yok pahasına.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ah şu hırsızlar,&lt;br /&gt;her gece rüyamda senin kılığında dolaşırlar.&lt;br /&gt;ah karanlıklar,&lt;br /&gt;seni benden, seni dünden, seni gerçeklerden korurlar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:78%;"&gt;diyor &lt;/span&gt;&lt;a href="http://www.pinhani.com"&gt;&lt;span style="font-size:78%;"&gt;pinhani&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;span style="font-size:78%;"&gt;..&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/15440833-115982584931626510?l=skinlesschild.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://skinlesschild.blogspot.com/feeds/115982584931626510/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=15440833&amp;postID=115982584931626510' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/15440833/posts/default/115982584931626510'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/15440833/posts/default/115982584931626510'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://skinlesschild.blogspot.com/2006/10/yldzlar.html' title='yıldızlar..'/><author><name>rahel</name><uri>http://www.blogger.com/profile/03448037320093494620</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://photos22.flickr.com/35123080_7995e40a9c_m.jpg'/></author><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-15440833.post-115981718724491182</id><published>2006-10-02T22:18:00.000+03:00</published><updated>2006-10-03T00:11:43.803+03:00</updated><title type='text'>neden çalışıyorum?</title><content type='html'>İnsanın kendine yaptığı en büyük kötülük çocukluk hayallerini/hedeflerini hayata geçirmeye çalışmak olabilir mi acaba? Sen büyürsün, hedefler küçülür. Sen büyürsün, hayaller uzaklaşır. Sen büyürsün, onlar sevimsizleşir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Çünkü "sen" değişirsin. O hedefler değişmez..&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;Kendimi bildim bileli hayatımın sonuna kadar okuyacağıma inandım ben. Başka bir olasılığı düşünmedim bile. Ne iş yaparsam yapayım, bir yandan da okuyacaktım. 70 yaşında bir nine bile olsam, torunlarıma "tutun şu bastonumu" diyecektim, "sınava girerken şık durmuyor". :) Bu ruh haliyle herhalde, çocukluğumdan beri girebileceğim her sınava girip, kazanabileceğim her okulu kazandım. Okudum, lisans bitti. Sonra Kuzusarması dürttü beni, "hadi yüksek lisansa giriyoruz" diye. Onu da okudum -k-. Ne zaman ki tez aşamasına geldim, "bir dakika" dedim, "bir dakika ya". Bir an -o an- farkettim ki, ben artık okumak istemiyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Önce yıkıldım. Nedendi ama? Ne olacaktı bunca yıldır çizdiğim o çok bilmiş kuzu imajım? Hani hep okuyacaktım?! Sonra yüzleştim. Ne bahane bulursam bulayım, ben artık sınanmak, bir grup insanla yarışmak, yeterince inanmadığım insanlara "hocam" demek istemiyordum. Vazgeçtim. Okumayı bıraktım. İşte itiraf ediyorum: O kadar sevmiyorum ki okulu, okula gitmeyi; çok sevdiğim sinema üzerine bile eğitim almaktan kaçıyorum şimdi, keyiften derse dönüşür de, ondan da nefret ederim diye. :)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Neden çalıştığım sorusuna gelince, cevabı "başka bir türlü bir hayat bilmediğim için" olabilir. Evde hep çalışıp didinen, işini seven iki insan vardı örnek aldığım. Üstelik devam ettireceğim bir aile işletmem, bana -ya da onlara- bırakılmış yüklüce bir miras da yoktu. Çalışacaktım, hem de hayatımın sonuna kadar. 70 yaşında bir nine bile olsam, torunlarıma "tutun şu bastonumu" diyecektim, "çıtırlarla toplantıya girerken şık durmuyor". :) Aslında aldığım eğitimle ilişkili bir işte çalışıyor olmayı seviyorum. Çalışma arkadaşlarımı, yaptığım işi, iş yerimi seviyorum. Ama farkettim ki -yüzleşmem lazım- bir süre, şimdi ya da daha sonra, çalışmadan yaşamak istiyorum. Hiç olmazsa bir süre.&lt;br /&gt;&lt;a href="http://static.flickr.com/37/106870370_3fe6431160.jpg?v=0"&gt;&lt;img style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 400px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="merak ediyorum" src="http://static.flickr.com/37/106870370_3fe6431160.jpg?v=0" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Bunu Kuzusarması'na anlattım önce. İşten yorulduğunda işinden bahsederek dinlenen bir insan olarak anlamadı tabii. :) Durumumu kabul etmek benim için zaten zor.. Kolay bir yerden girmeyi denedim konuya sonra. "Bak Kuzusarması" dedim, "şimdi çook çok paramız olsa, hayatımızın sonuna kadar yetecek paramız olsa mesela".. &lt;em&gt;"Eee"&lt;/em&gt; dedi gülümseyerek. "Ben çalışmasam olur mu o zaman?". Yine gülerek "olur" diyecek zannettim. Ne gezer! &lt;em&gt;"Kendini neyle/nasıl tanımlayacaksın o zaman?"&lt;/em&gt; diye sordu bana. &lt;em&gt;"Ne yapacaksın? Sıkılmayacak mısın hiç?"&lt;/em&gt;. "Kendimi dinlerim, fotoğraf çekerim, yemek yaparım, kitap yazarım, çocuk bakarım, film izlerim." dedim, "Sıkılmam. Kendimi işimden başka bir şeylerle tanımlama lüksüm var benim". &lt;em&gt;"İstersen 'tabii hayatım' der geçerim ama yalan bu saydıkların, iş değil. İş, insana bir amaç verir, hayatını düzenler"&lt;/em&gt; dedi. &lt;em&gt;"Bu isteğini tasvip etmiyorum"&lt;/em&gt;.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Haklı belki, çok sıkılabilirim, kendimi işe yaramaz hissedebilirim. Ama en azından çocukluk hayallerimin tam tersine "hayatının sonuna kadar çalışmayı istemeyen biri" olduğumu kabullenebilirim. &lt;strong&gt;Kendimi böyle de sevebilirim.&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Varolmayan bir para ve gerçekleştirmeyi -şu an- düşünmediğim bir hedef yüzünden seninle fikir ayrılığı yaşamaktan vazgeçiyorum Kuzusarması. Artırıyorum üstüne üstlük, şikayet etmeden mutlu mesut çalışıyorum. "Yeni amacın" hayırlı olsun diyorum bir de.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yine de bir fal kapatsam mı, hı? Bizim falcı hanım T. söyler mi hayallere kaç zaman olduğunu? ;)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:78%;"&gt;Ah bu ben kendimi nerelerde bulsam..&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/15440833-115981718724491182?l=skinlesschild.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://skinlesschild.blogspot.com/feeds/115981718724491182/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=15440833&amp;postID=115981718724491182' title='9 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/15440833/posts/default/115981718724491182'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/15440833/posts/default/115981718724491182'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://skinlesschild.blogspot.com/2006/10/neden-alyorum.html' title='neden çalışıyorum?'/><author><name>rahel</name><uri>http://www.blogger.com/profile/03448037320093494620</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://photos22.flickr.com/35123080_7995e40a9c_m.jpg'/></author><thr:total>9</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-15440833.post-115852419549611633</id><published>2006-09-17T22:33:00.000+03:00</published><updated>2006-09-17T23:16:35.623+03:00</updated><title type='text'>rüzgar sesi..</title><content type='html'>Yazacak çok şey birikti -kabul-, ama bu aralar zaman çok hızlı akıyor sanki ve ben hep yorgunum. Ruhen değil canııım, fiziksel olarak. Keyfim yerinde yoksa. :)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir gözüm kapalı da olsa -sormayın, deli gibi uykum var, yol yordu beni-, aşağıdaki videoyu eklemek istedim. Uzun sayılabilecek bir yolculuktan kısacık bir kesit. Kendimi bildim bileli yolculuk iyi gelmiştir bana. İki satır karalamak, düşünmek, yaratmak ya da sadece kafamı toplamak için harikadır. Arabayla, otobüsle, uçakla, gemiyle.. Hepsiyle güzeldir. Ama &lt;a href="http://www.tdk.gov.tr/TDKSOZLUK/sozbul.asp?KELIME=motosiklet"&gt;motosiklet&lt;/a&gt;in üstünde olmak tarifsiz bir şey. Derinlik sarhoşluğu gibi. Öyle bir nokta geliyor ki, her şey, herkes gerçekliğini yitiriyor. Hızla ilerleyen sen değilsin, dünyaymış gibi geliyor. Zaman duruyor, adı rüzgar oluyor. Bir &lt;a href="http://www.royksopp.com/"&gt;Röyksopp&lt;/a&gt; &lt;a href="http://www.youtube.com/watch?v=WOt15JsLloU"&gt;klibi&lt;/a&gt; oluyor hayat. Yaşanması gereken bir şeye dönüşüyor. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Söylememe gerek var mı: Motosiklete binmek, &lt;a href="http://www.kuzusarmasi.blogspot.com/"&gt;Kuzusarması&lt;/a&gt; işin içindeyse daha güvenli, daha mutlu, daha eğlenceli. Bildiğim, gördüğüm her şey gibi.. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;embed style="width:400px; height:326px;" id="VideoPlayback" align="middle" type="application/x-shockwave-flash" src="http://video.google.com/googleplayer.swf?docId=-2396020613574520383&amp;hl=en" quality="best" bgcolor="#ffffff" scale="noScale" salign="TL"  FlashVars="playerMode=embedded"&gt; &lt;/embed&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/15440833-115852419549611633?l=skinlesschild.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://skinlesschild.blogspot.com/feeds/115852419549611633/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=15440833&amp;postID=115852419549611633' title='9 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/15440833/posts/default/115852419549611633'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/15440833/posts/default/115852419549611633'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://skinlesschild.blogspot.com/2006/09/rzgar-sesi.html' title='rüzgar sesi..'/><author><name>rahel</name><uri>http://www.blogger.com/profile/03448037320093494620</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://photos22.flickr.com/35123080_7995e40a9c_m.jpg'/></author><thr:total>9</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-15440833.post-115636113441233174</id><published>2006-08-23T22:24:00.000+03:00</published><updated>2006-08-23T22:32:32.430+03:00</updated><title type='text'>bi de bunlar çıktı başımıza!</title><content type='html'>&lt;a href="http://www.flickr.com/photos/rahel/223079439/"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 400px;" src="http://static.flickr.com/90/223079439_b4128d7bac.jpg?v=0" border="0" alt="yeni böcü ailesi :)" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;E ne diyeyim, hayırlısı.. :P&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/15440833-115636113441233174?l=skinlesschild.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://skinlesschild.blogspot.com/feeds/115636113441233174/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=15440833&amp;postID=115636113441233174' title='4 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/15440833/posts/default/115636113441233174'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/15440833/posts/default/115636113441233174'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://skinlesschild.blogspot.com/2006/08/bi-de-bunlar-kt-bamza.html' title='bi de bunlar çıktı başımıza!'/><author><name>rahel</name><uri>http://www.blogger.com/profile/03448037320093494620</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://photos22.flickr.com/35123080_7995e40a9c_m.jpg'/></author><thr:total>4</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-15440833.post-115591537013053482</id><published>2006-08-18T18:23:00.000+03:00</published><updated>2006-08-18T18:36:10.143+03:00</updated><title type='text'>B.'den haber var.. :)</title><content type='html'>&lt;a href="http://skinlesschild.blogspot.com/2006/07/bize-neler-oluyor.html"&gt;Yaramaz arkadaşım -:)- B.&lt;/a&gt;'den mektup geldi. Bunca yıl sonra bile olsa, birbirimizi "bulmak" ne güzel şey! :)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;O&lt;/strong&gt;, "&lt;em&gt;O günler çok güzeldi ve biz ne yazıkki  çok bilinçsizce yaşamışız, hiç bitmeyecek gibi çok hor kullanmışız. Gerçekten yaramaz çocuklardık. Şimdi nerde, binbir sorumluluk içerisinde günler geçip gidiyor. Son olarak &lt;a href="http://irem-erbaha.blogspot.com"&gt;küçük tatlı bir sorumluluk&lt;/a&gt; daha eklendi. Şu anda yanımda mışıl mışıl uyuyor. Yaklaşık  altı kiloluk, 57 santimlik bir sorumluluk. Artık gece gündüz onunla cebelleşiyoruz. Bundan sonra onun yaramazlıklarını izleyeceğim herhalde.&lt;/em&gt;" &lt;strong&gt;diyor&lt;/strong&gt;. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Ben gülümsüyorum.. :)&lt;/strong&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/15440833-115591537013053482?l=skinlesschild.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://skinlesschild.blogspot.com/feeds/115591537013053482/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=15440833&amp;postID=115591537013053482' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/15440833/posts/default/115591537013053482'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/15440833/posts/default/115591537013053482'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://skinlesschild.blogspot.com/2006/08/bden-haber-var.html' title='B.&apos;den haber var.. :)'/><author><name>rahel</name><uri>http://www.blogger.com/profile/03448037320093494620</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://photos22.flickr.com/35123080_7995e40a9c_m.jpg'/></author><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-15440833.post-115562132881170627</id><published>2006-08-15T08:55:00.000+03:00</published><updated>2006-08-15T10:58:11.496+03:00</updated><title type='text'>aşk..</title><content type='html'>Şaşırttı beni. "Aşk" dedi, "öyle anlatıldığı gibi iki yarımdan bir bütün olma hali değilmiş. Bir bütün iken bile onu istemek hali imiş." Anlattı sonra. "Hep" dedi, "biriyle karşılaşınca,&lt;em&gt;'acaba onunla olur mu'&lt;/em&gt; derken, başka şeyler düşünürdüm, &lt;em&gt;'biri olsun hayatımda'&lt;/em&gt; derdim, buydu, bundan ötesi yok gibi gelirdi. Bir eksiği tamamlamak.. Ama tam da birini istemiyorken -şimdi-, &lt;em&gt;'ya, tamam, iyiyim ben böyle'&lt;/em&gt; derken, bak, onu düşünmekten kendimi alamıyorum. Yanımda olsun istiyorum elbette, ama beni bir yerlere götürsün, ya da birlikte eğleniriz diye değil. Öyle. Yanımda olsun istiyorum. Bir bütünüm ben ve belki bir/bu kamburu istiyorum, özlüyorum.."&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Böyle düşünmemiştim hiç, ama haklıydı tabii ki. İki yarımdan bir bütünün ancak "ilişki"de çıktığını, "aşk"ın başta insanın hayatını nasıl alt üst ettiğini unutmuşum. Bu aşk meşk meselelerinde eskidik biz artık. :) Bir kez daha anladım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Meleğim'e..&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;"Burnun sürtülsün"&lt;/strong&gt; demiştim, ama bu kadar çabuğunu beklememiştim :); &lt;strong&gt;"beter ol"&lt;/strong&gt; demiştim, ama kötü olmanı dilememiştim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"Mutlu aşk yoktur" demişti ya şair, onu yalanlamanı istemiştim..&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/15440833-115562132881170627?l=skinlesschild.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://skinlesschild.blogspot.com/feeds/115562132881170627/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=15440833&amp;postID=115562132881170627' title='5 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/15440833/posts/default/115562132881170627'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/15440833/posts/default/115562132881170627'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://skinlesschild.blogspot.com/2006/08/ak.html' title='aşk..'/><author><name>rahel</name><uri>http://www.blogger.com/profile/03448037320093494620</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://photos22.flickr.com/35123080_7995e40a9c_m.jpg'/></author><thr:total>5</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-15440833.post-115493882135825485</id><published>2006-08-07T11:16:00.000+03:00</published><updated>2006-08-07T11:20:21.370+03:00</updated><title type='text'>uçtum ben..</title><content type='html'>Uçtum mu düştüm mü belli değil, ama böyle de bir şey var. Tatil jargonumuzla "yaptım, çok da güzel oldu!" :) Hatta yine olsun, yine yaparım! :)&lt;br /&gt;&lt;embed style="width:400px; height:326px;" id="VideoPlayback" align="middle" type="application/x-shockwave-flash" src="http://video.google.com/googleplayer.swf?docId=-1157753921441953638&amp;hl=en" quality="best" bgcolor="#ffffff" scale="noScale" salign="TL"  FlashVars="playerMode=embedded"&gt; &lt;/embed&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/15440833-115493882135825485?l=skinlesschild.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://skinlesschild.blogspot.com/feeds/115493882135825485/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=15440833&amp;postID=115493882135825485' title='3 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/15440833/posts/default/115493882135825485'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/15440833/posts/default/115493882135825485'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://skinlesschild.blogspot.com/2006/08/utum-ben.html' title='uçtum ben..'/><author><name>rahel</name><uri>http://www.blogger.com/profile/03448037320093494620</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://photos22.flickr.com/35123080_7995e40a9c_m.jpg'/></author><thr:total>3</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-15440833.post-115490297759343288</id><published>2006-08-07T01:05:00.000+03:00</published><updated>2006-08-07T10:46:31.776+03:00</updated><title type='text'>teşekkür</title><content type='html'>"Chronicles of Kaş" olacaktı yazı dizisinin adı, "Kaş Vakayınamesi" ya da.. İlk iki yazı hazırdı zaten. Sansür geldi sonra birilerinden/bir yerlerden, "bu foto olmaz, şu konu olmaz, olmaz da olmaz".. Soğudum, yazamadım. Yine de..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Böcü ailesi, süper ama süper tatil arkadaşlığınız için teşekkürler.&lt;br /&gt;Otelimizin sahibi ve çalışanları, özeniniz ve inceliğiniz için teşekkürler.&lt;br /&gt;Mercan ahalisi, üç kilo almama -bu kadar güzel- sebepLER yarattığınız için teşekkürler.&lt;br /&gt;Hüseyin (bizim Che ya da), elinle ahtopot tutabildiğin için, önce bize sevdirip sonra yedirdiğin için ve bunu hayatın normal akışı haline getirdiğin için teşekkürler.&lt;br /&gt;Uğur, uçarken bağırmama izin verdiğin için teşekkürler. :)&lt;br /&gt;Sertuğ &amp; Gülcan, her taşın altından güler yüzünüzle çıktığınız için teşekkürler.&lt;br /&gt;İzlediğimiz deniz yaratıkları, bizden kaçmadığınız için teşekkürler.&lt;br /&gt;Katlettiğimiz deniz yaratıkları, balıkçıdan kaçmadığınız için teşekkürler. (Hepiniz çok lezzetliydiniz.)&lt;br /&gt;&lt;a href="http://static.flickr.com/61/201578166_9002fcb2ef.jpg?v=0"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 320px;" src="http://static.flickr.com/61/201578166_9002fcb2ef.jpg?v=0" border="0" alt="" /&gt;&lt;/a&gt;Kaş, ufak tefek değişiklikler olsa da, "aynı" kaldığın için teşekkürler.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ve Kuzusarması, beni sensiz tatilin nasıl bir şey olduğunu hatırlamak zorunda bırakmadığın için, &lt;strong&gt;varolduğun için&lt;/strong&gt; teşekkürler. :)&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/15440833-115490297759343288?l=skinlesschild.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://skinlesschild.blogspot.com/feeds/115490297759343288/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=15440833&amp;postID=115490297759343288' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/15440833/posts/default/115490297759343288'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/15440833/posts/default/115490297759343288'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://skinlesschild.blogspot.com/2006/08/teekkr.html' title='teşekkür'/><author><name>rahel</name><uri>http://www.blogger.com/profile/03448037320093494620</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://photos22.flickr.com/35123080_7995e40a9c_m.jpg'/></author><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-15440833.post-115347340539959757</id><published>2006-07-21T12:12:00.000+03:00</published><updated>2006-07-21T12:16:45.410+03:00</updated><title type='text'>hediye</title><content type='html'>Kuzusarması'na bir hediye alacağım. Klasına uygun bir hediye. Deri kaplı, küçük bir defter. İnce. Tercihen -eski- bir iple bağlı olacak, havalı duracak.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Adına "verilmiş sözler defteri" diyeceğim.&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kuzusarması bana her "tamam aşkım, ben yarın yaparım" dediğinde "çıkar defterini" diyeceğim. Verdiği sözü yazıp altına tarih attıracağım kendi el yazısı ile. Belki bir de bu deftere uygun, küçük bir kalem almalıyım. Kendimi garantiye almak için.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"Seninle bu hafta güzeel bir yemek yiyelim", "mutfak dolabının kırık kapağı için marangozla konuştum, salıya geliyorlar", "yarın sabah seni motorsikletle işe bırakayım mı", "kapı süsünü tamir etmeye kalkma, ben yaparım", "doktara gitme bugün, çarşamba sabahı birlikte gidelim" filan  yazacak defterde. Altlarında tarihleri ile.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kızınca "çıkar defterini" diyeceğim, "çıkar".. Beraber bakacağız yazdıklarına, parmağımla sinirli sinirli tarihi göstereceğim. Neden kızdığımı ayrıca anlatmak zorunda olmayacağım. Bu bir şifre olacak aramızda. Nil gibi "&lt;a href="http://sozluk.sourtimes.org/show.asp?t=neyin+var+bugun"&gt;kuzum senin neyin var bugün&lt;/a&gt;" dediğinde, "defter" diyeceğim. "Kızgınken/kavgalıyken az konuşmak" diye bir şey varsa rekor kıracağız biz. Bir soru ve tek kelimelik bir cevap. Hepsi bu olacak.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ona bir hafıza veremem, ama bir defter alabilirim. Özenli olmasını öğretemem, ama üzgün olduğumu söyleyebilirim. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu defteri kendime hediye edebilirim. :)&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/15440833-115347340539959757?l=skinlesschild.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://skinlesschild.blogspot.com/feeds/115347340539959757/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=15440833&amp;postID=115347340539959757' title='3 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/15440833/posts/default/115347340539959757'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/15440833/posts/default/115347340539959757'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://skinlesschild.blogspot.com/2006/07/hediye.html' title='hediye'/><author><name>rahel</name><uri>http://www.blogger.com/profile/03448037320093494620</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://photos22.flickr.com/35123080_7995e40a9c_m.jpg'/></author><thr:total>3</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-15440833.post-115316934623064936</id><published>2006-07-17T23:39:00.000+03:00</published><updated>2006-07-18T01:19:30.053+03:00</updated><title type='text'>bize neler oluyor?</title><content type='html'>Hiç gerçekten "yaramaz" bir kız arkadaşınız oldu mu? Öyle "ay düştüm, diziem çoooak acıdddııa" diyenlerden değil ama. Hmmm, nasıl desem, harbi delikanlı kız. Erkek gibi -iyi manada :P-. Ben de yaramazdım, pek süssüzdüm hem, ama onlardan ol-a-madım hiç, o kadar becerikli değildim. Dersleri asmak, -sürekli- kopya çekmek filan pek bana göre değildi. :) Ama ortaokulda ikisi de birbirinden zeki, çok sevdiğim arkadaşlarım olmuştu böyle. Ortalığı karıştırmakta üstlerine yoktu. :) Bir keresinde -iyi aile kızı- bir arkadaşımızın annesini arayıp, "aaa, kızınız okula gelmedi de, merak ettik" deyip, üçüncü dünya savaşını başlatmaya yeltenmişlerdi. :) Anne okulu bastığında ne yaptıklarını anlamış, özür dilemek için her şeyi yapmış; en sonunda kendilerini bir türlü affetmeyen arkadaşımıza "bir kilo armut" alarak kızı güldürmeyi başarmışlardı. :) Çok eğlencelilerdi, onlara kızmak -neredeyse- mümkün değildi.&lt;br /&gt;&lt;a href="http://static.flickr.com/55/192067326_6d36fcb202.jpg?v=0"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 400px" src="http://static.flickr.com/55/192067326_6d36fcb202.jpg?v=0" border="0" alt="boynumda kör akordiyoncu gözlüklerim ve B." /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Sonra zaman geçti, hepimiz birer birer ağırlaştık/olgunlaştık önce, sonra da dört bir tarafa dağıldık. Birinin izini tamamen kaybettim. Diğerinin (adına "B." diyelim) nasıl güzel/alımlı bir kadına dönüştüğünü izledim. Sonra haberleşmeler, yerini "tesadüfen haber almalara" bıraktı. Yine "tesadüfen" bu öğlen öğrendim: Sevgili B.'nin bir kızı olmuş. :) Oysa -uzun zaman önce- evlendiğini bile yakın bir tarihte "tesadüfen" öğrenmiştim! Haylaz kızların hiç evlenmeyeceğini düşünür ya insan, ne büyük yanılgı, herkesten önce doğuruyorlar-mış- bile! :)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Son zamanlarda aldığım bu tarz haberler bana büyüdüğümü, hatta yaşlandığımı, ne çok şeye geç kaldığımı bağırıyor sanki. Baksanıza: Önce Oğuz&amp;Sezin "evlendi" bir önceki cumartesi akşamı, geçtiğimiz cumartesi de Özlem. Düğünün ertesi günü, "hamile" olan Özlem'i (bu başka Özlem!) -ve Hakan'ı- ziyarete gittik. Onlardan dönerken &lt;a href="http://ulkemsdiary.blogspot.com/"&gt;Ülkem&lt;/a&gt;'in bebeğinin haberini aldık. Veli aradı hemen ardından, ufaklığın doğumgününe çağırdı bizi. Dönüş yolunda Refik'in nişanlandığını öğrendik. Bu haftasonu Şevda'nın düğünü var. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;B. anne olmuş..&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"Şu konsere gidelim mi", "sabaha karşı döndük eve"lerden; "eşyaları ayarladık tatlım, bir gelinlik kaldı"lara, "bizim ufaklık kızamık olmuş, bütün gece uyumadık"lara nasıl-ne zaman geldik bilmiyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu konuya nasıl geldik onu da bilmiyorum. Benim niyetim, herkesin eteği öylece dururken, benim ağır bir ketenden yapılmış yeşil eteğimin neden kafama geçtiğini sorgulamaktı. Yaya geçitlerinin -hiç bir yayaya durulmadığından hareketle- neden hala kaldırılmadığını ya da. O da olmazsa, bu yazının konusu "ilişkide beklentilerin önemi" olabilirdi. Olmadı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Çocukluğumun haylaz B.'si anne olmuş..&lt;/strong&gt; Galiba başım dönüyor..&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/15440833-115316934623064936?l=skinlesschild.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://skinlesschild.blogspot.com/feeds/115316934623064936/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=15440833&amp;postID=115316934623064936' title='6 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/15440833/posts/default/115316934623064936'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/15440833/posts/default/115316934623064936'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://skinlesschild.blogspot.com/2006/07/bize-neler-oluyor.html' title='bize neler oluyor?'/><author><name>rahel</name><uri>http://www.blogger.com/profile/03448037320093494620</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://photos22.flickr.com/35123080_7995e40a9c_m.jpg'/></author><thr:total>6</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-15440833.post-115217460432950353</id><published>2006-07-06T11:28:00.000+03:00</published><updated>2006-07-06T11:46:27.106+03:00</updated><title type='text'>leylayım.. :)</title><content type='html'>Hani ben taşınabilir hafızaydım ya.. Hani hiç bir şeyi &lt;a href="http://skinlesschild.blogspot.com/2006/04/were-sorry-but-your-memory-is-full.html"&gt;unutmuyordum&lt;/a&gt; ve bu durumdan çok şikayetçiydim ya.. Biraz evvel Kuzusarması aradı:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;- Kuzu, sen kirayı ödedin mi bu ay?&lt;br /&gt;- Kira mı? Bugün ayın kaçı? Oha, 6'sı olmuş. Farkında değilim.. -Ayın 1'inde yatırıyorum kirayı bu arada.- &lt;br /&gt;- Demin ev sahibi aradı?&lt;br /&gt;- Eeeee, ne dedin?&lt;br /&gt;- "Bizim otomatik ödeme talimatımız var, olmaz öyle şey, yatmıştır para." dedim. -Bu "otomatik ödeme" ben oluyorum sanırım. :)-&lt;br /&gt;- Hemen yatırıyorum aşkım, "bankada bir sorun olmuş" filan de arayıp, olmaz mı?&lt;br /&gt;- Olur. Sen de aidatı ve kredi kartı borcunu öde bu arada. Onları da unuttun di mi?&lt;br /&gt;- Unuttum. :)&lt;br /&gt;- Kuzu, sana "LEYLA" diyelim mi bugün? Hı? :)&lt;br /&gt;- Diyelim. Hatta bugün yetmez, bu ay olsun.&lt;br /&gt;- Tamam. :)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ya, böyle işte.. Ben de unuttum. Hem de her şeyi. Hepsini birden! Çok utandım. :( Ama çok hafifledim bir yandan da. Düzenli olarak yaptığım şeyleri bile unutabildiğimi hatırlamak ne güzel şey! :)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Unutmuşum! :)&lt;/strong&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/15440833-115217460432950353?l=skinlesschild.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://skinlesschild.blogspot.com/feeds/115217460432950353/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=15440833&amp;postID=115217460432950353' title='5 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/15440833/posts/default/115217460432950353'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/15440833/posts/default/115217460432950353'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://skinlesschild.blogspot.com/2006/07/leylaym.html' title='leylayım.. :)'/><author><name>rahel</name><uri>http://www.blogger.com/profile/03448037320093494620</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://photos22.flickr.com/35123080_7995e40a9c_m.jpg'/></author><thr:total>5</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-15440833.post-115202678463645995</id><published>2006-07-04T18:17:00.000+03:00</published><updated>2006-07-04T18:49:55.736+03:00</updated><title type='text'>kutlamalar..</title><content type='html'>&lt;a href="http://kingdomt.deviantart.com/" target="_blank"&gt;&lt;img style="float:left; margin:00px auto 10px ;cursor:pointer; cursor:hand;" src="http://static.flickr.com/59/181609740_258cd66fd5.jpg?v=0" border="0" alt="KingdomT'den gülen çocuk.." /&gt;&lt;/a&gt;Eskiden ne kadar önemliydi kutlamalar. Doğumgünleri, yıldönümleri. "Sonsuz" hafızama yazdığım irili ufaklı anıların her yıl tekrar yaşanması. :) Günlerce önceden düşünülen, aranan, alınan/yapılan hediyeler.. Her birinin hediyeden daha çok özenilmiş –bizzat yapılmış- paketleri.. –Yarı- Süpriz partiler, apartman boşluklarında mumları yakılan pastalar.. (Ekipte kimse sigara içmediği için hep bir kibrit sorunumuz olurdu. :P) Her zaman gidil-e-meyen –pahalı- yerlerde rezervasyonlar, yemekler, kahveler.. Artık bunlar yok. &lt;strong&gt;Çünkü Kuzusarması var. :D&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Daha önce farklı insanların bir araya gelmelerinin ne kadar zor olduğunu &lt;a href="http://skinlesschild.blogspot.com/2006_04_01_skinlesschild_archive.html"&gt;söylemiştim&lt;/a&gt; di mi? :) Bu da aynı sınıfta değerlendirilebilir işte. Hafızasız bir adamla evlenmek, hele de hediye almalar filan "bey"e zulüm gelince, tüm kutlamaları rafa kaldırıyor. Şimdi bize her gün sevgililer günü, yıldönümü, doğumgünü. Bize her gün bayram! :)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hakkını yemeyeyim tabii, bu "kıymetli" günlerde çiçekler eksik olmuyor masamdan. (O kadar güzeller ki, bir şey olacak korkusuyla eve götürüyorum her seferinde.) Ama öyle özel bir kutlama havası filan yok. Her gün aynı, her gün güzel. Ama bazı günler daha "özel" değil. Eski sancılar, "acaba beğenecek mi"ler, "acaba anladı mı"lar yok. (Şikayet etmeli miyim? Mızzz..) Hem de kimseye karşı yok. İçimdeki "parti/süpriz yaratığı" ölmüş gibi. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Heey Kuzusarması, sana söylüyorum, sen bir kutlama katilisin!&lt;/strong&gt; Ya da kutlama yaratığı katili! Alışmıştım alışmaya yaptıklarına (ya da yapmadıklarına) da, bu sene biraz şartları zorladın sen.. Kutlama yapmasak da yanımda ol istiyorum. Yanında olmak istiyorum..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://kingdomt.deviantart.com/"&gt;&lt;img style="float:right; margin:0 0 10px 10px;cursor:pointer; cursor:hand; "src="http://static.flickr.com/66/181609739_1a58da80e9.jpg?v=0" border="0" alt="Deviant'ta KingdomT, bu resmi o yaptı.." /&gt;&lt;/a&gt;Evlilik yıldönümümüzden bir gece önce gelip bana "yarın ben yokum" dedi bu adam, "uzaklardayım". Kocaman orkidelerime bakıp "olsun" dedim, arkadaşlarım "olmaz" dedi. Üç hatun kafa kafaya verip demlendik, yedik, içtik. İyiydi, güzeldi. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Doğum günümden iki gece önce gelip bana "kuzu, ben iki gün yokum" dedi bu adam, "yine uzaklardayım". Bu sefer bozuldum biraz, "çüş" dedim hatta, arkadaşlarım "olmaz" dedi. Bu öğlen vakti bir araya geldik, içtik içtik. İçtim. (Bu satırlar yine kafam "iyi"yken, ofiste yazıldı.) "Pes" dedim Kuzusarması, "pes"! "Kendi doğumgünümde çiftler arasında tek ‘tek’ bıraktın beni! Pes!"&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bugün benim doğumgünüm.. Aşığım.. Evliyim..Ve gece yarısına kadar yalnızım..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Olsun.. Ne yapalım.. Kuzusarması’nın doğumgününde yan gelmiş yatıyor olacağız &lt;a href="http://www.gardeniahotel-kas.com/tr/"&gt;tam şurada&lt;/a&gt; nasıl olsa. Mercan’da kendimizi ahtapota, kalamara, akyaya vuracağız. Benim bulursam Kuzusarması’na alacağım &lt;a href="http://sozluk.sourtimes.org/show.asp?t=ferda+anil+yarkin"&gt;Ferda Anıl Yarkın&lt;/a&gt; albümünü dinleyeceğiz, &lt;a href="http://sozluk.sourtimes.org/show.asp?t=cumbus+cumbus+yollar"&gt;“cümmmbbbüş cümmmbbbüş yolllaaar”&lt;/a&gt; diye bağırıp güleceğiz. :)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Zaten dört kıymetli günümüzün birinde yanyana olmak da yeter bizim gibi sarsak sevgililere. Artar bile..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Söylemiş miydim.. Bugün benim doğumgünüm.. Hava bir tuhaf.. Ben bir tuhafım..&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/15440833-115202678463645995?l=skinlesschild.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://skinlesschild.blogspot.com/feeds/115202678463645995/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=15440833&amp;postID=115202678463645995' title='7 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/15440833/posts/default/115202678463645995'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/15440833/posts/default/115202678463645995'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://skinlesschild.blogspot.com/2006/07/kutlamalar.html' title='kutlamalar..'/><author><name>rahel</name><uri>http://www.blogger.com/profile/03448037320093494620</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://photos22.flickr.com/35123080_7995e40a9c_m.jpg'/></author><thr:total>7</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-15440833.post-115143114917814056</id><published>2006-06-27T20:02:00.000+03:00</published><updated>2006-06-27T20:59:09.253+03:00</updated><title type='text'>zirzop</title><content type='html'>&lt;a href="http://photos1.blogger.com/blogger/1166/1430/1600/zirzop_cover_600x531.1.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;" src="http://photos1.blogger.com/blogger/1166/1430/400/zirzop_cover_600x531.jpg" border="0" alt="" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Kuzusarması'nın taaa Avusturya tepelerinde motorsikletle yaptığı keyfi bölen tek bir şey olmuş: &lt;strong&gt;BEN!&lt;/strong&gt; Kendisine yaban ellere gitmeden verdiğim tek siparişi son güne kadar alamamış, bulamamış bir garip -burada garip "zavallı" anlamında kullanılmıştır- kişi olarak, tek çareyi yanındaki Alman'a danışmakta bulmuş:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;-Arnd, Fatima Spar diye bir şarkıcı duydun mu hiç?&lt;br /&gt;-Hayır, Türk mü?&lt;br /&gt;-Türk. Ama Avusturya'da yaşıyor. Aslında adı başka bir şey ama.. Sahne adı bu galiba. Peki Freedom Fries diye bir grup?&lt;br /&gt;-Hayır, onlar Türkler mi?&lt;br /&gt;-Hmm, hepsi başka başka ülkelerden. Balkan müziği gibi bir şey yapıyorlar.&lt;br /&gt;-Albümlerinin adı ne? Belki onu biliyorumdur.&lt;br /&gt;-Zirzop.&lt;br /&gt;-Türkçe mi?&lt;br /&gt;-Biraz Türkçe, biraz Almanca, biraz İngilizce.&lt;br /&gt;-Senin karın Alman mıydı Kuzusarması?&lt;br /&gt;-Yoo, nereden çıktı abi.&lt;br /&gt;-Peki Fatima kimdi?&lt;br /&gt;-???!!!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yaaaa.. :) Kuzusarması'nın taaaaa nerelerden ne zorluklarla getirdiği bu cici albümü kısa bir süre için &lt;a href="http://rapidshare.de/files/22935183/Fatima_Spar_Und_Die_Freedom_Fries.zip.html "&gt;şuraya&lt;/a&gt; koydum, "yok albüm çok fazla, daha adamları tanımıyoruz bilmiyoruz" derseniz albümün isim şarkısı da &lt;a href="http://rapidshare.de/files/24142522/01_Zirzop.wma.html "&gt;şurada&lt;/a&gt;. Tüm şarkıları etnik değil, swingler, jazzlar havada uçuşuyor, haberiniz olsun.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Güle güle dinleyin. :)&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/15440833-115143114917814056?l=skinlesschild.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://skinlesschild.blogspot.com/feeds/115143114917814056/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=15440833&amp;postID=115143114917814056' title='9 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/15440833/posts/default/115143114917814056'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/15440833/posts/default/115143114917814056'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://skinlesschild.blogspot.com/2006/06/zirzop.html' title='zirzop'/><author><name>rahel</name><uri>http://www.blogger.com/profile/03448037320093494620</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://photos22.flickr.com/35123080_7995e40a9c_m.jpg'/></author><thr:total>9</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-15440833.post-115006290986430263</id><published>2006-06-12T00:54:00.001+03:00</published><updated>2006-06-12T00:55:09.886+03:00</updated><title type='text'>kuzusarması'na..</title><content type='html'>bi de.. sensiz uyuyamıyorum.. :(&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/15440833-115006290986430263?l=skinlesschild.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://skinlesschild.blogspot.com/feeds/115006290986430263/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=15440833&amp;postID=115006290986430263' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/15440833/posts/default/115006290986430263'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/15440833/posts/default/115006290986430263'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://skinlesschild.blogspot.com/2006/06/kuzusarmasna.html' title='kuzusarması&apos;na..'/><author><name>rahel</name><uri>http://www.blogger.com/profile/03448037320093494620</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://photos22.flickr.com/35123080_7995e40a9c_m.jpg'/></author><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-15440833.post-115005660986492209</id><published>2006-06-11T22:49:00.000+03:00</published><updated>2006-06-12T00:20:30.940+03:00</updated><title type='text'>şirin balıklar moral bozar mı?</title><content type='html'>Sevgili Sevgilim,&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu aralar zamanın çok az biliyorum, ama yazmadan edemedim. Üstelik bunu sen de bilmelisin sanırım:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Ben bir embesilim.&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yokluğunda ele gelir tek bir iş yapmamış, yalnız iki film izlemiş (biri tekrar), elindeki kitabı bile bitirememiş ve boş gözlerle televizyona bakmış bir insan olarak, dün gaza geldim. (Tek başıma gelmeyeyim diye Eda'yı da getirdim üstelik.) Gittik, rengarenk ipler, kurdeleler aldık; küçük çiçekler, balıklar yapıp t-shirtlerimizle, çantalarımızla oynayalım diye. -Hem de üç kuruşa- öyle güzel, öyle eğlenceli şeyler bulduk ki.. Bir hevesle geldik eve. Ama bir baktık benim tığLAR kayıp! Üzülmedik, "sonra yaparız" dedik, oturduk. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://static.flickr.com/55/165129045_455300392f.jpg?v=0"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 400px;" src="http://static.flickr.com/55/165129045_455300392f.jpg?v=0" border="0" alt="papatyalar" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Edoş Hanım, bugün çantası malzeme -ve tığ-, içi sabır, kucağı papatya dolu geldi. :) İki dakikada -ama gerçekten iki dakikada- "deneme bunlar yaa, güzel olmadı" diye diye yaptığı şeyler beni bunalıma sokmaya yetti tabii. En son bundan yıllaaar önce yılbaşı hediyelerimizi beraber hazırladığımızda bunalıma girmiştim. :) Eh, epey olmuş, zamanıydı artık. :P Hayır, "aslında yeteneğim var ama tecrübem yok" demeyi istiyorum ama hep yalan, hep yalan, nereye kadar. Hatun bu işlerle uğraşırken, bir yandan da bana nasıl yapılacağını öğretmeye -nafile- çalıştı durdu. Elimden çıkan "çiçek bozmaları" öyle korkunç ki, görüntülerine bilgisayar bile katlanamadı, kilitlendi. (Başkalarının bilgisayarlarını korumak için görüntüyü yüklemek konusundaki ısrarımdan vazgeçtim, ne yapayım..) Bütün gün aynı şeyi yaptım ("bir tane batır, çek, ikisini birlikte al, ipi tığa dola, bak üç ilmek oldu, önce birini, sonra ikisini, sonra kalanları birl..") ve şu an hiçbirini hatırlamıyorum! Mektup içinde korsan mektup: Edaaa, kusura bakma, ev ödevimi yapmayı bir türlü beceremiyorum. :(&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://static.flickr.com/75/165131988_af10305488.jpg?v=0"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 400px;" src="http://static.flickr.com/75/165131988_af10305488.jpg?v=0" border="0" alt="iki dakikada yapılan yelkenli ve balıklar" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Böyle işte Sevgili-m- Kuzusarması; tıkıyorum yünleri, pulları kurbağa prensimin içine, orada unutuyorum, anlaştık mı.. Böyle güzel şeyler yapmayı, güzel insanlara bırakıyorum. Ben o güzel insanlardan faydalanan cadı olacağım, böööö.. :)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://static.flickr.com/63/165130229_01c466c7bb.jpg?v=0"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 400px;" src="http://static.flickr.com/63/165130229_01c466c7bb.jpg?v=0" border="0" alt="kurbağa prens" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Ha, bir de dönsen artık diyorum.. E özlüyorum..&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/15440833-115005660986492209?l=skinlesschild.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://skinlesschild.blogspot.com/feeds/115005660986492209/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=15440833&amp;postID=115005660986492209' title='4 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/15440833/posts/default/115005660986492209'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/15440833/posts/default/115005660986492209'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://skinlesschild.blogspot.com/2006/06/irin-balklar-moral-bozar-m.html' title='şirin balıklar moral bozar mı?'/><author><name>rahel</name><uri>http://www.blogger.com/profile/03448037320093494620</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://photos22.flickr.com/35123080_7995e40a9c_m.jpg'/></author><thr:total>4</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-15440833.post-114954031484568225</id><published>2006-06-05T22:50:00.000+03:00</published><updated>2006-06-06T14:34:55.706+03:00</updated><title type='text'>Kuzusarmasına özlemimi takdimimdir.</title><content type='html'>Kuzusarması eve dön! Bak perişan oluyorum yokluğunda. Gerçekten. Kim engel olacak aynı şarkıyı bin kere dinlememe? Kim damlatacak gözüme ilaçları? Karanlıkta korktuğumda kim bana sarılıp, garip bir ses tonuyla konuşup beni daha çok korkutacak, ha kim? Kim? Soruyorum sana.. Dön, valla bir şey yapmayacağım. :) Yeter ki dön.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://static.flickr.com/73/161095024_ae4a6a9dcb.jpg?v=0"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 400px;" src="http://static.flickr.com/73/161095024_ae4a6a9dcb.jpg?v=0" border="0" alt="" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Hem sen yokken sapıtıyorum ben. Sadece 10 günlüğüne gittiğini unutup evimizin 'infak ve iaşe' payını nereler-d-e harcıyorum bir bilsen. Edoş aradı pazar günü, "kaldır o koca kıçını, Kanyon'a gidiyoruz" dedi. (O böyle demedi -kibar kız-, demez, biliyorsun zaten. :) Olsun, -banane- ben böyle anladım.) İyi dedim demesine de, o daha bizim mahallede harcamaya başladı paraları. :) Neyse, cebimizde kalanlarla gittik Kanyon'a. Nasıl güzel bir yer yapmışlar, nasıl beğendim, anlatamam. Senin de havadar havadar, esnemeden gezebileceğin bir alışveriş merkezi var artık sevgilim. (Sevinç çığlıklarını duyar gibiyim.) &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://static.flickr.com/67/161095030_b9d0e12249.jpg?v=0"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 400px;" src="http://static.flickr.com/67/161095030_b9d0e12249.jpg?v=0" border="0" alt="" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Açıkhavada laylay loyloy gezdik, sermayeyi kediye yükledik, acıktık. Yemek yiyecek bir sürü güzel yer varken ben dedim ki "Edoş, çok okudum, çok merak ettim, &lt;a href="http://www.wagamama.com.tr/"&gt;Wagamama&lt;/a&gt;'ya gidelim mi?". Kırar mı beni hiç, gittik. Kapı kapalı. Allah allah dedik ama bir sürü de insan var kapısında, anlam veremedik. Baktık garsonlar oturuyor içeride (?), camda bir yazı, sürüsüne bereket açılış ve kapanış saati (?). Bir tane açılış saatine de 10 dakika var. Gezdik biraz daha, -insanlar bu arada hala sırada bekliyorlardı (?)- döndüğümüzde açılmıştı kapılar. Daha içeri girmeden elimize menüleri tutuşturdular ve bizi unuttular. :) Tam masalara yönelmiştik ki bir bağırış koptu "nereye gidiyorsunuz" diye. Aşkım, "o an terketseydin orayı" diyen sesini duyar gibiyim ama meraktan çok şey geliyor insanın başına, biliyorsun. :) Geri adım attık, bekledik, garson abiler bizi okul sırasından mütevellit masalara oturttular. Önce menünün yarısından fazlasının kalmadığını söyleyip (?), arkasından seçimimize müdahale etmeye kalktılar. (Yönlendirmeyi kabul ediyorum, herkes nereden bilecek soba ne, tappen ne.. İyi de benim baharat sevmediğini, acı yemediğini söylediğim arkadaşıma bir tabak acı soslu, zencefil turşulu yemek getirmek de nereden çıktı?) Edoş kahkahalar atarak -yi-&lt;strong&gt;ye&lt;/strong&gt;-me-&lt;strong&gt;di&lt;/strong&gt; tabağındakileri. Benim yemeğim daha iyiydi. Bildiğin -çok- noodle üstü minimum malzeme. Şu durumda ben Çin'i de, Japon'u da mutfağı ile yutmuşum be, evde pişirdiklerimin lezzetine bakılırsa! :) Hesabı isterken korktuk, ya şimdi "kredi kartı ha, utanmıyor musunuz" diye üstümüze yürürlerse diye! :) Alman Lisesi'nde okumadım malum, ama anlatılan disiplin hikayelerinin doğru olduğunu varsayarak "burası Alman Lisesi'nin yemekhanesi" diye düşündüm. "Biraz sonra tırnaklarımıza da bakacaklar". &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://static.flickr.com/30/161091979_cc7028057d.jpg?v=0"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 400px;" src="http://static.flickr.com/30/161091979_cc7028057d.jpg?v=0" border="0" alt="" /&gt;&lt;/a&gt; &lt;br /&gt;Japonların -senin o çok sevdiğin- psikopat &lt;a href="http://www.imdb.com/title/tt0296042/"&gt;Ichi&lt;/a&gt;'leri filan böyle çıkıyor işte. Yiyorlar böyle korka korka yemeklerini, bastırılmış duyguları yüzünden sonra milletin kolunu bacağını da mideye indiriyorlar. Allah sonumuzu benzetmesin.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Anlayacağın, yokluğunda sado-mazo bir deneyim yaşadım sevgilim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dönünce seni de götüreceğim, bu deneyimi birlikte yaşamamış olmayalım diye. De.. Korkuyorum. Ya seninle gittiğimizde her şey yolunda giderse? Ya tadamadığımız yemekler deli güzelse? Ya o minimalist oturma düzeni, açık mutfak seni çekerse? Söylemiş miydim: Korkuyorum.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/15440833-114954031484568225?l=skinlesschild.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://skinlesschild.blogspot.com/feeds/114954031484568225/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=15440833&amp;postID=114954031484568225' title='5 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/15440833/posts/default/114954031484568225'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/15440833/posts/default/114954031484568225'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://skinlesschild.blogspot.com/2006/06/kuzusarmasna-zlemimi-takdimimdir.html' title='Kuzusarmasına özlemimi takdimimdir.'/><author><name>rahel</name><uri>http://www.blogger.com/profile/03448037320093494620</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://photos22.flickr.com/35123080_7995e40a9c_m.jpg'/></author><thr:total>5</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-15440833.post-114953629335309545</id><published>2006-06-05T22:21:00.000+03:00</published><updated>2006-06-05T22:38:13.426+03:00</updated><title type='text'>evimizde..</title><content type='html'>1. Kuzusarması yoksa neşe yok, ses yok, yemek yok, düzen yok.. Yaşam yok..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;2. Ay ışığından uyunmuyor, ay tam yatak odasına doğuyor. :) (Çok komik değil mi? "-İşe neden geç kaldınız? -Müdürüm, bizim perdeler biraz ince, bütün gece ay ışığı geldi de bööyle üstüme üstüme, ondan yani.." Ne bahane!)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;3. Cuma, cumartesi, pazar akşamları havai fişek gürültüleri korku yaratıyor, görüntüleri güzel ama.. (Millet boğazda iyi oturuyor valla, bu kadar uzaktan etkisi böyleyse. :P)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;4. Kötü karakterler, iyilerden daha çok seviliyor. (My Best Friend's Wedding'i izliyorum da bir yandan, yazmadan edemedim.)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;5. Meyve suyu niyetine "şalgam suyu" içiliyor. Hem de acılı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Öyle..&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/15440833-114953629335309545?l=skinlesschild.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://skinlesschild.blogspot.com/feeds/114953629335309545/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=15440833&amp;postID=114953629335309545' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/15440833/posts/default/114953629335309545'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/15440833/posts/default/114953629335309545'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://skinlesschild.blogspot.com/2006/06/evimizde.html' title='evimizde..'/><author><name>rahel</name><uri>http://www.blogger.com/profile/03448037320093494620</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://photos22.flickr.com/35123080_7995e40a9c_m.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-15440833.post-114851154564867304</id><published>2006-05-25T00:51:00.000+03:00</published><updated>2006-05-25T02:04:16.760+03:00</updated><title type='text'>şeytan diyor ki..</title><content type='html'>&lt;a href="http://static.flickr.com/65/152723318_bd05784ccf.jpg?v=0"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 400px;" src="http://static.flickr.com/65/152723318_bd05784ccf.jpg?v=0" border="0" alt="" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Uyuma. Kalk. "İyi" kafayla üç beş satır yaz. İsyan et. Ağla, -s-açıl. Gül, dağıl. Dengeleri bırak. Düş, devril.&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;em&gt;bi-raz da-ha iç..&lt;/em&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Uyuma. Hatırla. Kim olduğunu, nerede durduğunu. Başını. Sonunu. Sorunu. Çok konuş. Hiç dinle. Pişman ol. Kahrol. Akıllanma. "İyi ki" de. İnadından öl. Lafını geri alma.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yaz, sil, yaz, sil, yaz, sil, yaz, sil, yaz, sil, yaz, sil, yaz, sil, yaz, sil, yaz, sil..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sil..&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/15440833-114851154564867304?l=skinlesschild.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://skinlesschild.blogspot.com/feeds/114851154564867304/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=15440833&amp;postID=114851154564867304' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/15440833/posts/default/114851154564867304'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/15440833/posts/default/114851154564867304'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://skinlesschild.blogspot.com/2006/05/eytan-diyor-ki.html' title='şeytan diyor ki..'/><author><name>rahel</name><uri>http://www.blogger.com/profile/03448037320093494620</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://photos22.flickr.com/35123080_7995e40a9c_m.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-15440833.post-114764089676723930</id><published>2006-05-14T23:54:00.000+03:00</published><updated>2006-05-15T00:08:16.783+03:00</updated><title type='text'>uykucu</title><content type='html'>Uyuyor o hep. Sanki bizi günlerdir heyecandan uyutmayan kendisi değilmiş gibi. Annesinin kokusuna sığınıyor ve sıcaklığında sımsıkı yumuyor gözlerini. Süt kokulu, sabun kokulu, mis kokulu. Uyuyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Uyusun da büyüsün...&lt;br /&gt;&lt;a href="http://static.flickr.com/55/146398217_2b90801db2.jpg?v=0"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 400px;" src="http://static.flickr.com/55/146398217_2b90801db2.jpg?v=0" border="0" alt="" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/15440833-114764089676723930?l=skinlesschild.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://skinlesschild.blogspot.com/feeds/114764089676723930/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=15440833&amp;postID=114764089676723930' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/15440833/posts/default/114764089676723930'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/15440833/posts/default/114764089676723930'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://skinlesschild.blogspot.com/2006/05/uykucu.html' title='uykucu'/><author><name>rahel</name><uri>http://www.blogger.com/profile/03448037320093494620</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://photos22.flickr.com/35123080_7995e40a9c_m.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-15440833.post-114763604584318977</id><published>2006-05-14T22:46:00.000+03:00</published><updated>2006-05-14T22:50:12.236+03:00</updated><title type='text'>zeynep</title><content type='html'>&lt;a href="http://static.flickr.com/44/146352353_7e2e6670fb.jpg?v=0"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 400px;" src="http://static.flickr.com/44/146352353_7e2e6670fb.jpg?v=0" border="0" alt="" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/15440833-114763604584318977?l=skinlesschild.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://skinlesschild.blogspot.com/feeds/114763604584318977/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=15440833&amp;postID=114763604584318977' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/15440833/posts/default/114763604584318977'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/15440833/posts/default/114763604584318977'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://skinlesschild.blogspot.com/2006/05/zeynep.html' title='zeynep'/><author><name>rahel</name><uri>http://www.blogger.com/profile/03448037320093494620</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://photos22.flickr.com/35123080_7995e40a9c_m.jpg'/></author><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-15440833.post-114735893062590995</id><published>2006-05-11T17:21:00.000+03:00</published><updated>2006-05-11T19:08:26.923+03:00</updated><title type='text'>bu sene için dileğim yok.</title><content type='html'>5 Mayıs "&lt;a href="http://hidrellez.org"&gt;Hıdrellez&lt;/a&gt;"&lt;strong&gt;di&lt;/strong&gt;. Tabii benim şimdi bu yaptığım pek hoş değil :), normal -iyi- insanlar zamanında haber verirler ki, o akşam dilekler tutulsun filan. Nerede bende o incelik.. Biraz sonra "ah ne kadar eğlendik, seneye yine gidelim, gelmeyenler kendileri bilir" de derim ben. Ay.. dedim galiba. :)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://static.flickr.com/47/144607709_7ab1554723.jpg?v=0"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 400px;" src="http://static.flickr.com/47/144607709_7ab1554723.jpg?v=0" border="0" alt="" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;O gün, bu iyi insanlardan iki tanesinden gelen e-postalar ile haberdar oldum ben Hıdrellez'den. Batıl inançları olmayan ben :), o gece gül ağacının altına çizdiğim her dileğim, hem de tam çizdiğim gibi olduğu için sanırım, çok ama çok inanırım Hıdrellez'de tutulan dileklerin gerçek olacağına. Çocukluğumda evin önünde -yetişkinlerin tüm itirazlarına rağmen- ateşler yaktığımızı ve kahkahalar attığımızı hatırlıyorum. (Yalnızca insanın en ilkel alışkanlıklarından biri olan ateş başında toplanmak değil, büyükleri kızdırmak da mutlu bir şeydi.) İşte o yıllardan beri eğlenmediğim kadar eğlendim bu sene Hıdrellez'de. Ahırkapı'yı şiir gibi süslemişlerdi. Kocaman dilek ağaçları, dilek ağacı haline getirilmiş "tuval/ev", dört bir taraftan gelen klarnet sesleri, hepsi birbirine karışmış kokular, ışıklar, renkler, danslar, insanlar. Yine olsun, yine gidelim. Hep gidelim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu arada.. Bu sene hiç dilek tutmadım ben, çaputlar bağlamadım, şekiller çizmedim. Demek ki olmuşum ben, kararımı vermişim, sevmişim, bağlanmışım, huzuru bulmuşum. :) Olmuşum ben, olmuşuz belki..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hıdır ile İlyas izin verirlerse, Kuzusarması ve ben dilek hakklarımızı benim çook eski iki arkadaşıma devrettik. İhtiyaçları olduğundan değil canıım, bizim gönlümüzün zenginliğinden. ;)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu da gecenin süprizi. Arabaya dönerken bir ara sokaktan çekildi. Üstünde çığlıklar atan martılarla büyülü gibi görünüyordu.&lt;a href="http://static.flickr.com/55/144567790_8a9f7d2965.jpg?v=0"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 400px;" src="http://static.flickr.com/55/144567790_8a9f7d2965.jpg?v=0" border="0" alt="" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/15440833-114735893062590995?l=skinlesschild.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://skinlesschild.blogspot.com/feeds/114735893062590995/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=15440833&amp;postID=114735893062590995' title='3 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/15440833/posts/default/114735893062590995'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/15440833/posts/default/114735893062590995'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://skinlesschild.blogspot.com/2006/05/bu-sene-iin-dileim-yok.html' title='bu sene için dileğim yok.'/><author><name>rahel</name><uri>http://www.blogger.com/profile/03448037320093494620</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://photos22.flickr.com/35123080_7995e40a9c_m.jpg'/></author><thr:total>3</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-15440833.post-114668459275038371</id><published>2006-05-03T22:22:00.000+03:00</published><updated>2006-05-03T23:59:39.093+03:00</updated><title type='text'>çilek yılı</title><content type='html'>&lt;a href="http://static.flickr.com/47/139878139_b54aca483a.jpg?v=0"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 400px;" src="http://static.flickr.com/47/139878139_b54aca483a.jpg?v=0" border="0" alt="" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Bazen canım deli gibi tatlı yemek istiyor, ama bazen. Çok seyrek. Deli gibi dediysem, miktar olarak değil. O an geldiğinde bir lokma tatlı yemezsem ölecek gibi oluyorum, o kadar! :D Türk işi tatlılardan bir tane (en küçüğünden tek bir tulumba, hatta yarım şekerpare); brownie, tiramisu gibi tatlılardan yarım dilim filan yesem, bir-iki ay şekerli hiçbir şey gelmiyor aklıma. Valla. Tuhaf. Benim gibi &lt;strong&gt;"yaşamak için yemeyen, yemek için yaşayan"&lt;/strong&gt; biri için bu bir ödül  aslında! Ya tuzluya olduğum gibi, bir de tatlıya düşkün olsaydım. :) Nice olurdu halim, değil mi?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Meyvelerde bile durum böyle. Gerçi benim sevmediğim meyve diye bir şey dünya üzerinde yok, ama gönlümün sultanı genelde ekşi olanlar. Limonu meyve diye yiyen ve sırf bu özelliğiyle bile yakın çevresinin sinirlerini laçka eden biri olarak "en bi sevdiğim" meyvenin &lt;strong&gt;erik&lt;/strong&gt; olduğunu söylesem şaşırmazsınız herhalde. &lt;strong&gt;Hmmm, ben bir erik delisiyim.&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://static.flickr.com/48/139878137_64443152e0.jpg?v=0"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 400px;" src="http://static.flickr.com/48/139878137_64443152e0.jpg?v=0" border="0" alt="" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Ama bu sene hiç durmadan &lt;strong&gt;çilek&lt;/strong&gt; yiyoruz! Tamam, çilek de severiz sevmeye, ama dönüp bakmıyorum bile bu sene eriklere! Belki bu senenin ilk eriklerini fazla kaçıran Kuzusarması bütün gece ahlayıp ofladığı için küstüm ben eriklere. Ya da &lt;a href="http://www.simiole.blogspot.com"&gt;&lt;strong&gt;Simiole&lt;/strong&gt;&lt;/a&gt; en güzel erik yazılarını yazdığı ve kendine eriklerden kocaman mutlu hikayeler yarattığı için gözüm doydu. Tek bildiğim bu sene aramızın her zamanki kadar iyi olmadığı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çileğe gelince.. Dört kişilik ortalama bir Türk ailesinin dört katı kadar tüketmesek iyi de.. Fena dadandık. Gerçi çok inandığım ve güvendiğim &lt;a href="http://mutfaktazen.blogspot.com/"&gt;&lt;strong&gt;bir bilen&lt;/strong&gt;&lt;/a&gt;, tam da &lt;a href="http://dukkan.dharma.com.tr/V1/Pg/BookDetail/Number/3951"&gt;&lt;strong&gt;şurada&lt;/strong&gt;&lt;/a&gt;, bu dönemde yenen çileğin karaciğer için süper olduğunu anlatmış. Bununla avunurum ben de, ne yapayım. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çilek yılı olsun bu yıl. Çilek kokayım ben de..&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/15440833-114668459275038371?l=skinlesschild.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://skinlesschild.blogspot.com/feeds/114668459275038371/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=15440833&amp;postID=114668459275038371' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/15440833/posts/default/114668459275038371'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/15440833/posts/default/114668459275038371'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://skinlesschild.blogspot.com/2006/05/ilek-yl.html' title='çilek yılı'/><author><name>rahel</name><uri>http://www.blogger.com/profile/03448037320093494620</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://photos22.flickr.com/35123080_7995e40a9c_m.jpg'/></author><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-15440833.post-114616587375283189</id><published>2006-04-27T22:12:00.000+03:00</published><updated>2006-04-28T00:05:00.566+03:00</updated><title type='text'>we're sorry, but your memory is full..</title><content type='html'>&lt;a href="http://photos1.blogger.com/blogger/1166/1430/1600/flashbag1.5.jpg"&gt;&lt;img style="float:right; margin:0 0 10px 10px;cursor:pointer; cursor:hand;" src="http://photos1.blogger.com/blogger/1166/1430/200/flashbag1.3.jpg" border="0" alt="" /&gt;&lt;/a&gt;Bu yandaki bir flash disk. İçine bilgisayardan bilgileri şıkır şıkır yükler, tıkır tıkır yürürken yanınızda taşırsınız ya hani, onlardan işte.. Bu biraz farklı ama. Normalde incecikken, dolunca şişiyor. Böylece bir bakışta anlıyorsunuz, dolu mu yoksa boş mu olduğunu. (Ben bu güzel fotoyu &lt;a href="http://www.bigumigu.com/bigu/haber.asp?hid=490"&gt;şuradan&lt;/a&gt; aldım, çok cici bir site, bakınız der susarım.) Neyse, diyorum ki, ben bu flash diske benziyorum. Valla.. Çok kilo aldığım için filan değil, hayır (insafsız yorumları esefle kınıyorum), taşınabilir bir hafıza olduğum için, bir yerine en az iki kere hatırlamak zorunda olduğum için.. Tek farkım bana dışarıdan bakılınca dolu olduğumun anlaşılmaması.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Ben kuzusarmasının taşınabilir hafızasıyım.&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Benim sevgilim tanıştığımızda da böyleydi, hakkını yemeyeyim. Tam üç kez tanıştık biz, üçüncüde hala yüzümü hatırlamıyordu. :) Kendisi &lt;strong&gt;her&lt;/strong&gt; tanışmamızda çok heyecanlandığını ve herkese &lt;strong&gt;her seferinde&lt;/strong&gt; "abi süper bir kızla tanıştım, inanmazsın" dediğini tanıklarla ispatladı bana, ama hiçbir şey ilk buluşmamızın -tanışma değil buluşma, çıkıyorduk :)- tuhaf izlerini silemedi. Kendisinden önce gidip oturduğum -artık kapanmış olan- Cafe Likya'nın tek -ama tek- müşterisi olmama rağmen yanıma gelip, endişeyle yüzüme bakmıştı. Onu tanıdığımı farkedene kadar o endişeli ifade silinmedi yüzünden. Nasıl biri ile buluşacağını o kadar bilmiyordu yani! Önce bozuldum tabii bu duruma, ama tanıdıkça, sevdikçe alıştım, kabul ettim: benim sevgilim böyle bir insan. :)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çok uç ve acımasız bir örnekle başladım aslında. Bana dair diğer şeyleri unutmaz çünkü kuzusarması. Ama Levent'ten Bakırköy'e gidip, gidiş amacı olan dosyayı ofiste unuttuğunu fakedip, Bakırköy'den Levent'e dönüp, aynı dosyayı yine unutup Bakırköy'e gidebilir. :) En ihtiyacı olduğu günde telefonunu evde bırakabilir. Cüzdanını evde unutup, unuttuğu cüzdanını almak için geri döndüğünde bu sefer anahtarlarını bırakabilir. İşin garibi, bunları sorun haline getirmez, gülüp geçer. Ben de ona eşlik ederim (zaman içinde öğrendim diyelim). Yani ederdim (bu aralar beceremiyorum diyelim).&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://photos1.blogger.com/blogger/1166/1430/1600/kask.0.jpg"&gt;&lt;img style="float:left; margin:0 10px 10px 0;cursor:pointer; cursor:hand;" src="http://photos1.blogger.com/blogger/1166/1430/320/kask.jpg" border="0" alt="" /&gt;&lt;/a&gt;Telefon, cüzdan, anahtar standartlarından sonra bu aralar yeni bir favori edindi çünkü: Motorla yolculuk yapacağı zaman kaskını unutuyor! Pes artık! Geçen sabah -sabah demem yanlış anlaşılmasın, saat daha 6 bile olmamıştı- şehirlerarası bir yolculuk için feribota yetişmesi gereken -bunlar tarifeli araçlar, beklemiyorlar ki seni!- ve motorunu evden epey uzağa park etmiş olan bu adam, hala uyutmakta olan bendenizi öperek evden çıktı. Kapının kapandığını duyar duymaz koştum, -böyle kalkmaktan nefret ediyorum!- ama yetişemedim. Neyse ki telefonunu unutmamış, hemen arayıp henüz içinden bile inmediği asansörle yukarı çıkmasını rica ettim. Eve döndüğünde beni kaskla kapıda gördüğünde yanakları kızardı, utandı, bir şeyi unuttuğu için -sanırım- ilk defa özür diledi. Ben de yatağıma döndüm, tabii ki uyuyamadım, sonra kalkma saatimde uyuyakaldım ve işe geç kaldım! Etti mi sana iki geç bırakma vakası!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Acaba ben deliyim, her şeyi hatırlıyorum diye mi -bendeki hafıza herkesin sinirini bozacak cinsten, söylemesi ayıptır- bu kadar üstüme yıkılıyor bu sevgili insanı, merak ediyorum. Ben olmasam da böyle mi gidecek hep? Unutkan başının cezasını ayakları çekmeye devam mı edecek? "Nerede bu devlet, nerede bu millet" diye bağırsam bir şeyler değişecek mi.. onu da merak ediyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://photos1.blogger.com/blogger/1166/1430/1600/imgSDFM128_1.jpg"&gt;&lt;img style="float:right; margin:0 0 10px 10px;cursor:pointer; cursor:hand;" src="http://photos1.blogger.com/blogger/1166/1430/320/imgSDFM128_1.jpg" border="0" alt="" /&gt;&lt;/a&gt;Bir de.. Flash disk fotosu ararken şu yukarıdakileri buldum, kuzusarması pek sever şuşiyi -tabii ki biliyorum suşi olduğunu, yapmayın :)- Geçen gün biraz fazla kaçırmışız miktarını, "ahhh, ooof, çok yedik" diye karnımızı tutunca abimiz önce kaç tane yediğimizi, sonra nerede yediğimizi sordu. &lt;a href="http://www.sushico.com.tr/"&gt;Sushico&lt;/a&gt;'da deyince, "ne Sushico'su, bu biraz Çüşico olmuş" dedi, çok güldüm ben. :) Hafızalık görevime devam edeceksem şişip patlamak istemiyorum, yukarıdaki sevimlilerden -çok yedin mi insanı çatlatan cinsinden- olmak istiyorum. Sahıbıma arz ederim.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/15440833-114616587375283189?l=skinlesschild.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://skinlesschild.blogspot.com/feeds/114616587375283189/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=15440833&amp;postID=114616587375283189' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/15440833/posts/default/114616587375283189'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/15440833/posts/default/114616587375283189'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://skinlesschild.blogspot.com/2006/04/were-sorry-but-your-memory-is-full.html' title='we&apos;re sorry, but your memory is full..'/><author><name>rahel</name><uri>http://www.blogger.com/profile/03448037320093494620</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://photos22.flickr.com/35123080_7995e40a9c_m.jpg'/></author><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-15440833.post-114553955043634203</id><published>2006-04-20T16:15:00.000+03:00</published><updated>2006-04-20T17:16:10.680+03:00</updated><title type='text'>seni ben mi kudurttum?</title><content type='html'>"Ettirgen fiiller"in yüklem olduğu bir sürü -di'li geçmiş zaman cümlesinde gizli özne oldum ben. (Örnek için bkz: Kuzusarmasını delirttim. Kuzusarmasının tepesinin  tasını attırdım. Kuzusarmasına 'yeter artık' dedirttim. v.b.) Ama bu sefer öyle gizli mizli değil, apaçık -tabak gibi- özneyim ben: &lt;strong&gt;Kuzusarmasını BEN kudurttum!&lt;/strong&gt; Bunu da yaptım ya, pes artık bana!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://static.flickr.com/49/131877402_d06c56e5fe.jpg?v=0"&gt;&lt;img style="float:left; margin:0 10px 10px 0;cursor:pointer; cursor:hand;width: 320px;" src="http://static.flickr.com/49/131877402_d06c56e5fe.jpg?v=0" border="0" alt="" /&gt;&lt;/a&gt;Dün akşam yemeğimizi yemişiz, filmimizi izlemişiz, arabamızı park etmişiz, keyifli uslu eve dönerken bir pisicik çıktı önümüze. Kocaman gözlü, güzel bir tekir.. Boynunda madalyon şeklinde bir tasma. Sokakta kalmış bir ev kedisi, her halinden belli. Sokağın en güzel apartmanlarından birinin önünde, bir ayaklarımıza dolaşıyor, bir apartmanın kapısına saldırıyor.  "Korkuyorum ve sizden başka kimse yok etrafta, iyi insanlara da benziyorsunuz, söylüyorum -gösteriyorum işte, kör müsünüz?- bu apartmanda benim evim, hadi eve gitmeme yardım edin, hey nereye, bak sana sırnaşıyorum, evet işte bu kapı, evet evet o pencere, hadi n'olur, çıkamıyorum yukarı, çıkabilsem seninle uğraşır mıydım, demin bacağına süründüğüm kadın çığlık atınca yanındaki bıyıklı tekmeledi beni zaten, aptal, ben bile o kadından daha asilim, hadi, korkuyorum, -kendini sahibim sanan- evdeki yaşlı kadına seslenmekten de yoruldum, duymuyor kaltak, bakın, penceredekiler üvey kardeşlerim, bir faydaları olsa şaşardım, çıkamıyorum yukarı aptallar, hadi n'ooolur, korkuyorum.." Beden dilimi bu kadar açık kullanabilsem hayatta elde edemeyeceğim şey olmazdı herhalde, bu cümlelerin hepsini "gözümle gördüm" çünkü ben. :)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kuzusarması bu derin çağrıya -ve benim üstelememe- kayıtsız kalmadı (tam bir centilmen!), pisiyi giriş katının epey yukarıdaki penceresine koymak için kucakladı ve o an beni bir şey dürttü. Sordum..&lt;br /&gt;- Hayatım, ya bu o evin kedisi değilse?&lt;br /&gt;- Olsun, en azından kimin olduğunu biliyorlardır.&lt;br /&gt;- Aşkım bak, tasmasının arkasında adres yazıyor galiba.&lt;br /&gt;- Öyle mi? İyi de.. Gecenin bu saatinde adres arayıp, insanların kapılarına mı dayanacağız canım. Hem baksana, bu apartmana girmek istiyor işte!&lt;br /&gt;- Tasmasına bakalıııım, evinde uyusun, n'oooluur..&lt;br /&gt;- İyi.. Bakalım bari..&lt;br /&gt;(Bazı birinci çoğul şahıslar, ağzından çıktıkları kişiye göre çoğul değil, tekil anlam içerirler. Burada benim kurduğum "tasmasına bakalım" cümlesi aslında "tasmasına baksana" demek olup, ikinci tekil şahsa denk düşer. Kuzusarmasının "bakalım bari" cümlesi ise "iş başa düştü, bakacağım mecburen" demek olup, görüldüğü üzere birinci tekil şahıs için kullanılmıştır.)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kuzusarmasının elini tasmaya atmasıyla beraber, o korkak kedicik, kuzusarmasının taaa pantolonunun üstünden öyle bir geçirdi ki tırnaklarını, bir pençelik yarası oldu sevgilimin. Kediyi -tasmasına bakmaksızın- giriş katının penceresine bıraktık ve özel hastanelerin kuduz aşısı yapıp yapmadığını konuşarak evin yolun tuttuk. (Yapmıyorlarmış bu arada.) Eve dönerken, kuyruğunu bacaklarının arasına kıstırmış yaramaz kedi bendim artık. Kendi kendime hep aynı cümleyi söyledim bugün: "Bu gereksiz ısrarlarımdan vazgeçmeliyim." &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Akşam eve dönerken kedinin sahibini bulmak ve 10 gün içinde ölüp ölmeyeceğini takip etmek, "kuduz organizasyonu"nda benim görevim. Kuzusarmasının aşı olmak ve kudurmamak gibi epey ağır bir görevi var zaten. :(&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/15440833-114553955043634203?l=skinlesschild.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://skinlesschild.blogspot.com/feeds/114553955043634203/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=15440833&amp;postID=114553955043634203' title='5 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/15440833/posts/default/114553955043634203'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/15440833/posts/default/114553955043634203'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://skinlesschild.blogspot.com/2006/04/seni-ben-mi-kudurttum.html' title='seni ben mi kudurttum?'/><author><name>rahel</name><uri>http://www.blogger.com/profile/03448037320093494620</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://photos22.flickr.com/35123080_7995e40a9c_m.jpg'/></author><thr:total>5</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-15440833.post-114539196909355540</id><published>2006-04-18T23:18:00.000+03:00</published><updated>2006-04-19T00:14:06.116+03:00</updated><title type='text'>kadın olmak, kuzu olmak, anne olmak..</title><content type='html'>Kadın olmak ne tuhaf şey! Ne dersen de, kendini bir yerlerde ele veriyorsun. Ben öyle tüylü saçak pembeleri, klişe kırmızı kalpleri filan sevmediğimi söylemeyi, nasıl biri olduğuma dair bir işaret vermek olarak gördüm hep. "Ay ne o öyle, odasında boğulacak gibi oldum, o peluş ayıcıklar, o pembe çerçeveler, ıııy.." bile dedim bazen kendimi tutamayıp - çoğu içimden de olsa :)-! Hoş, hala bunalıyorum mesela otrişli masa aksesuarlarından, oysa kabul etmeliyim: Bunlar kadın olmanın bir parçası! Burada olmasa, başka bir yerde fire veriyorsun. Elinde değil, kadınsın!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Peluş oyuncaklara bunca laf eden ben, itiraf ediyorum, bunların düzenli bir alıcısıyım artık. Ben de nihayetinde bir kadınım işte, erkeksi bir rahatlığım olması neyi değiştirir! "Benimkiler pek karakterli, öyle ellerinde kırmızı kalp, önlerinde i love you yazan kart yok" diye kandimi avutsam da nafile! Kitaplıkta bir rafı onlara ayırdığımızdan beridir daha huzurluyum sanki. :) Bu oyuncakların içinde son dönemin en sevgilileri, bana hediye edilmiş olan iki beyaz kuzu.. Kuzusarması bana böyle hitap etmeye başladığından beri, ismimden daha çok duyduğum bir kelime oldu "kuzu". Kendim kadar da çok gördüğüm bir şey olmaya başladı. :) Başucumda, kitaplığımda, masamda, anahtarlığımda.. İşte, buyrun bakalım, ne farkım kaldı duvarında pembe tüylü ayna asılı hanım kardeşlerimden?!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://static.flickr.com/47/130956839_92a075249f.jpg?v=0"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 400px;" src="http://static.flickr.com/47/130956839_92a075249f.jpg?v=0" border="0" alt="" /&gt;&lt;/a&gt;Neyse, hiç evcil hayvanı olmamış ve hayvanlar için deliren biri olarak bundan yıllaaar önce, "tavşan sevceeem ben" diye tutturmuştum. Zavallı kuzusarması, yeni tanışmış olmamızın getirdiği bir şevkle biraz da herhalde :), beni taaa hayvanat bahçesine götürmüştü sırf gönlüm olsun diye. Üç senedir her bahar "kuzu sevceeem ben"lerime mi, yoksa her yaz " bi kuzu sevdirmedin bana"larıma mı bilmiyorum, bir şeyime dayanamadı ve bu sefer beni 300 km. uzağa götürdü: Kuzu sevmeye!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir yaratık bu kadar mı sevimli olur, bu kadar ürkek.. Yavrular her yerde yavru işte, onca yolu sadece o an için gitmemize rağmen, öyle hızlı çarptı kalbi, öyle acı çağırdı ki annesini, onları üç dakikadan fazla ayırmaya kıyamadık. Sonra annenin gelip yavrularını (ikizlerdi) almalarını izledik. Birbirlerine seslenişlerini, annenin koklayarak yavrularını altına çekişini, "neden yanımda değildiniz" dercesine biraz kızgın onları sürükleyişini, yavruların annenin arkasından biraz suçlu, biraz mahcup yürüyüp gidişlerini.. Anlayacağınız, o üç dakikaya bir ayrılış, bir de kavuşma sığdırdık. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://static.flickr.com/49/130938376_d7564ec6d0.jpg?v=0"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 400px;" src="http://static.flickr.com/49/130938376_d7564ec6d0.jpg?v=0" border="0" alt="" /&gt;&lt;/a&gt;Kocaman "titrek" bir anım oldu benim de böylece. Unutulmaz, mutlu bir anı.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/15440833-114539196909355540?l=skinlesschild.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://skinlesschild.blogspot.com/feeds/114539196909355540/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=15440833&amp;postID=114539196909355540' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/15440833/posts/default/114539196909355540'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/15440833/posts/default/114539196909355540'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://skinlesschild.blogspot.com/2006/04/kadn-olmak-kuzu-olmak-anne-olmak.html' title='kadın olmak, kuzu olmak, anne olmak..'/><author><name>rahel</name><uri>http://www.blogger.com/profile/03448037320093494620</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://photos22.flickr.com/35123080_7995e40a9c_m.jpg'/></author><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-15440833.post-114425900370158000</id><published>2006-04-05T20:27:00.000+03:00</published><updated>2006-04-05T23:11:10.103+03:00</updated><title type='text'>gece-gündüz, ying-yang, o-ben..</title><content type='html'>&lt;a href="http://static.flickr.com/23/34301239_ac4f938a5b.jpg?v=0"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 400px;" src="http://static.flickr.com/23/34301239_ac4f938a5b.jpg?v=0" border="0" alt="" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Yılların öğrencilik alışkanlıklarından kolay vazgeç-e-miyor insan. Hoş, biraz da "maya" var tabii işin içinde, ben çoook eskiden de böyleydim. Tuhaf tuhaf konuşmayayım da derdimi söyleyeyim, ben bir "gece insanı"yım efendim. Özetle, gece yatmayı, sabah da kalkmayı pek sevmem. Sevmem. O kadar. Uyumayıp öyle çılgınlar gibi gecelere, eğlencelere filan da akmam. Uyumam yalnızca, geceleri kendimi daha iyi, daha verimli hissederim. Sabahları nemrut olurum sonra, uyanırım ama onbeş dakikadan önce yataktan çıkamam. Buna rağmen yorgun argın eve döndüğümde bile, erken yatmamak için direnirim. Böyle de kılım işte. (Yeni bir bilgi değil.)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kuzusarması da tam bir "gündüz insanı"! Ona kalsa gece onda yatar, sabah beşte kalkar; ütüsü, duşu, kahvaltısı, herşeyiyle yarım saat, bilemedin kırkbeş dakikada hazırlanır; altıda işte olur! Altı ya.. "İnsan dediğin medeni bir yaratıktır, sabahın altısında sokakta ne işin var, sen sokak kedisi misin" diyorum, dinletemiyorum. Dinlemiyor. Dinlemez. O da kıl. (Yeni bir bilgi değil.)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir gece insanı ile bir gündüz insanının evliliği, kelimenin tam anlamıyla, evlere şenlik oluyor tabii. "Yatmayalım-kalkmayalım"lar "yatalım-kalkalım"larla savaşıyor. Bir diğer savaş da "sen de benimle yat-ma-/kalk-ma-" arasında tabii. Ben "yine yattın tavuk gibi, hiç bir filmin sonunu birlikte izleyemeyecek miyiz, yatmaa" derken, beyefendi de "uyumadan önce son gördüğüm şey başucundaki kuzu mu olacak hep, hadi yat" diye söyleniyor. Ya birimiz uyuyarak oturuyor, ya da diğerimiz uyanık yatıyor. Olacak iş değil! &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://static.flickr.com/37/123870986_71802865ce.jpg?v=0"&gt;&lt;img style="float:right; margin:0 0 10px 10px;cursor:pointer; cursor:hand;width: 200px;" src="http://static.flickr.com/37/123870986_71802865ce.jpg?v=0" border="0" alt="" /&gt;&lt;/a&gt;Sonunda biz de sıkıldık bu durumdan ve sözsüz bir barış imzaladık. Şöyle ki: akşam -ben uyuyamasam da, kuzusarmasının istediği gibi- erken yatıyoruz, -kuzusarması uyanmış olsa da, benim istediğim gibi- geç kalkıyoruz. :) Orta-k- bir yol, hem daha çok dinlenebiliyoruz böylece. Misss..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Doğal olarak yataktan önce kalkan ve hazırlanmaya başlayan ben olmuyorum. :) Ben bu organizasyonun "beş dakika daha" diye ağlayan kısmıyım. Her sabah işe taksiyle giden kısmı. Bir gün de geceden hazırlasaydım kıyafetimi diye hayıflanan kısmı. Tembel kısmı. Mızmız kısmı. Ben sabah kalkma organizasyonun hatun kısmıyım. Ve bundan hiç şikayetçi değildim. Bu sabaha kadar!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu sabah bir şey oldu, kuzusarması bana resmen tuzak kurdu! "beş dakika sonra kalkacağım, valla" dediğimde, "tamam kuzu, içerideyim, kontrol ediyorum ama seni bak, ona göre" dedi ve gitti. Ben de kendisine güvenip uyudum, ooh hem de ne uyumak! Meğer gidiyorum deyip gerçekten gitmiş adam! Ben uyandığımda, ofisinde günün ilk kahvesini çoktan içmiş, gazetelerini okumuştu bile. Hain! Kendince bana ders verdiğini düşünüyor herhalde! Bu davranışı barış anlaşmamızın ihlali sayıyor ve savaşın yeniden başladığını belirtmek istiyorum. Görelim bakalım el mi yaman, bey mi..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"Sabahları uyandırılmaktan hoşlanmıyorum" derken haftasonlarını kastetmiştim tabii ki, karşıma bu savunma ile gelecek sokak kedilerine duyurulur.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/15440833-114425900370158000?l=skinlesschild.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://skinlesschild.blogspot.com/feeds/114425900370158000/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=15440833&amp;postID=114425900370158000' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/15440833/posts/default/114425900370158000'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/15440833/posts/default/114425900370158000'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://skinlesschild.blogspot.com/2006/04/gece-gndz-ying-yang-o-ben.html' title='gece-gündüz, ying-yang, o-ben..'/><author><name>rahel</name><uri>http://www.blogger.com/profile/03448037320093494620</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://photos22.flickr.com/35123080_7995e40a9c_m.jpg'/></author><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-15440833.post-114409525451163754</id><published>2006-04-03T22:52:00.000+03:00</published><updated>2006-04-04T10:19:39.686+03:00</updated><title type='text'>zeynep, pembe ve diğerleri..</title><content type='html'>İnsan bir bebeği daha doğmadan ne kadar sevebilir? Kendi bebeğiyse bu doğal bir şey tabii, ama ya bu bir başkasının bebeği ise? İnsan bir arkadaşını nasıl kardeşi gibi sevebiliyorsa, arkadaşının karnındaki bebeği de doğmadan sevebiliyormuş. Ben de bilmiyordum, öğrendim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://photos1.blogger.com/blogger/1166/1430/1600/zeynep.1.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;" src="http://photos1.blogger.com/blogger/1166/1430/400/zeynep.0.jpg" border="0" alt="" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Bu yukarıdaki hanımefendinin adı Zeynep. Biz onu başta erkek zannedip "Hüsamettin" filan dedik, hatta onu da kısaltıp "Hüs" yaptık -ayıp ettik-, meğer o utangaç bir kız olduğundan göstermemiş cinsiyetini bize. (Babasının edepli kızı.) Her "fotoğrafı" çekildiğinde kılı kırk yardık kime benziyor diye. Daha parmağı ile burnunu ayırt edemediğimizi anladığımızda vazgeçtik bu sevdadan. Sonra hatırladık ki kız "hala"ya çekiyor, bıraktık merak etmeyi, atışmayı, sevindik; hem güzel, hem akıllı, hem de çok eğlenceli bir hatun olacak ileride diye. (Biraz pot kırabilir ama olsun, o da nazar boncuğu :P) Bize her fotoğrafıyla gönderdiği güzel mektuplara dalıp hayaller kurduk. Ben hayatımda ilk defa hıçkıra hıçkıra ağladım sevinçten..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sevinçten sadece ağlamayalım diye bir de bol "organizasyon hatalı" bir parti yaptık, veeee.. süpriz yapamadık. :P Bu hafta sonu bizde toplandık. Adamları evden atıp (fazla uzun sürmedi, sonra geldiler onlar da) yedik, içtik, öyle boooş boş oturduk. Kızkıza eğlencelerde biraz zayıf olan ben, gülmekten yorulduğumu itiraf edeyim. Her türlü teknolojik alet de rezilliklerimize tanıklık etti bu esnada. Bebeğimize şimdiden "iyi" birer örneğiz yani! A, unutmadan, arkadaşların Zeynep'i kıskanmayayım diye bana aldığı hediyeler, hakettikleri üzere, ayrı bir yazıda ele alınacak. :) &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://photos1.blogger.com/blogger/1166/1430/1600/mosaic.1.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;" src="http://photos1.blogger.com/blogger/1166/1430/400/mosaic.jpg" border="0" alt="" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Sevgili annemiz kendisi hakkında güzel şeyler söylendiğinde çok utandığı ve kendisi hakkında hislerimi iyi bildiği için başka bir şey söyleyeyim, insan bir "melek" için her türlü pembe objeye katlanabiliyormuş, kendimi test etmiş oldum. :) Allah babasına sabır versin diyor, susuyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Aynı günün akşamında Hande'nin doğumgününü kutladık bir tavernada. Nasıldı derseniz, iki dubleden sonra her yer, her şey güzelleşiyor derim. :) Epey geç yatıp, pazar sabahı CNR'a gittik, motor fuarına. Orası da ayrı bir hikaye. :) "Mine Kırıkkanat"lık görüntüler ve korkunç bir trafik eşliğinde ("eşliğinde" diyorum, zira motorda olduğumuz için pek takılmadık trafiğe) önce sahilin taaa öbür ucuna, Yeniköy'e ulaştık, sonra da yorgun argın ama tüm günü motor üzerinde geçirmiş olmanın dayanılmaz mutluluğu ile evimize döndük.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/15440833-114409525451163754?l=skinlesschild.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://skinlesschild.blogspot.com/feeds/114409525451163754/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=15440833&amp;postID=114409525451163754' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/15440833/posts/default/114409525451163754'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/15440833/posts/default/114409525451163754'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://skinlesschild.blogspot.com/2006/04/zeynep-pembe-ve-dierleri.html' title='zeynep, pembe ve diğerleri..'/><author><name>rahel</name><uri>http://www.blogger.com/profile/03448037320093494620</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://photos22.flickr.com/35123080_7995e40a9c_m.jpg'/></author><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-15440833.post-114405485547527925</id><published>2006-04-03T11:34:00.000+03:00</published><updated>2006-04-03T12:02:01.670+03:00</updated><title type='text'>je ne t'aime plus.</title><content type='html'>&lt;a href="http://photos1.blogger.com/blogger/1166/1430/1600/manu%20chao.2.jpg"&gt;&lt;img style="float:left; margin:0 10px 10px 0;cursor:pointer; cursor:hand;" src="http://photos1.blogger.com/blogger/1166/1430/200/manu%20chao.0.jpg" border="0" alt="" /&gt;&lt;/a&gt;Öyle yoğun bir haftasonuydu ki, hatırladıkça bütün gün &lt;a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Manu_Chao"&gt;Manu Chao&lt;/a&gt; şarkıları dinleyip çimenlerde uzanma isteği yaratıyor bende. Tamam, Manu Chao'nun şarkıları politik içerikli, çimenlerde uzanma değil eylem yapma isteği uyandırmalı ama tembelim ben işte (biliyorsunuz zaten). Hem haftasonu çok yoruldum. :)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Mano negra clandestina&lt;br /&gt;Peruano &lt;a href="http://sozluk.sourtimes.org/show.asp?t=clandestino"&gt;clandestino&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Africano clandestino&lt;br /&gt;Marijuana illegal!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yazı ve fotolar akşama.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/15440833-114405485547527925?l=skinlesschild.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://skinlesschild.blogspot.com/feeds/114405485547527925/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=15440833&amp;postID=114405485547527925' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/15440833/posts/default/114405485547527925'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/15440833/posts/default/114405485547527925'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://skinlesschild.blogspot.com/2006/04/je-ne-taime-plus.html' title='je ne t&apos;aime plus.'/><author><name>rahel</name><uri>http://www.blogger.com/profile/03448037320093494620</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://photos22.flickr.com/35123080_7995e40a9c_m.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-15440833.post-114379348807086868</id><published>2006-03-31T11:16:00.000+03:00</published><updated>2006-03-31T11:34:55.213+03:00</updated><title type='text'>Modigliani beni çizseydi..</title><content type='html'>&lt;a href="http://photos1.blogger.com/blogger/1166/1430/1600/ebru%20modigliani.jpg"&gt;&lt;img style="float:right; margin:0 0 10px 10px;cursor:pointer; cursor:hand;" src="http://photos1.blogger.com/blogger/1166/1430/320/ebru%20modigliani.jpg" border="0" alt="" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://en.wikipedia.org/wiki/Amedeo_Modigliani"&gt;Modigliani&lt;/a&gt;, beni biraz içmiş, biraz coşmuş da durulmuş bir halde çizseymiş, yandaki gibi olacakmış resmim. Ben demiyorum, &lt;a href="http://www.dcs.st-and.ac.uk/~morph/Transformer/index.html"&gt;şunlar&lt;/a&gt; diyor. Mutlaka deneyin. Kuzusarması gönül rahatlığıyla benimle yaşlanacağını, yaşlı halimin hiç fena görünmediğini söylüyor mesela. :) Daha ne olsun! Bir "internet oyuncağı"ndan bundan fazlası da beklenemez zaten.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Edit: Modigliani insanları içmiş filan çizmiyor canım, geçen seneki doğumgünümde çekilen bir fotoğrafı kullandım da, o sebeple. :)&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/15440833-114379348807086868?l=skinlesschild.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://skinlesschild.blogspot.com/feeds/114379348807086868/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=15440833&amp;postID=114379348807086868' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/15440833/posts/default/114379348807086868'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/15440833/posts/default/114379348807086868'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://skinlesschild.blogspot.com/2006/03/modigliani-beni-izseydi.html' title='Modigliani beni çizseydi..'/><author><name>rahel</name><uri>http://www.blogger.com/profile/03448037320093494620</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://photos22.flickr.com/35123080_7995e40a9c_m.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-15440833.post-114287995747700598</id><published>2006-03-20T20:21:00.000+02:00</published><updated>2006-03-20T20:48:56.483+02:00</updated><title type='text'>winter rose</title><content type='html'>&lt;a href="http://photos1.blogger.com/blogger/1166/1430/1600/winter%20rose%20night.1.jpg"&gt;&lt;img style="float:left; margin:0 10px 10px 0;cursor:pointer; cursor:hand;" src="http://photos1.blogger.com/blogger/1166/1430/200/winter%20rose%20night.jpg" border="0" alt="" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Precious winter rose, beautiful and rare,&lt;br /&gt;Precious winter rose, in a garden there..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Now there's only thorns in the garden there,&lt;br /&gt;All of the petals are tattered and torn,&lt;br /&gt;Scattered everywhere..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;And the hand that crushed the winter rose was mine..&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/15440833-114287995747700598?l=skinlesschild.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://skinlesschild.blogspot.com/feeds/114287995747700598/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=15440833&amp;postID=114287995747700598' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/15440833/posts/default/114287995747700598'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/15440833/posts/default/114287995747700598'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://skinlesschild.blogspot.com/2006/03/winter-rose.html' title='winter rose'/><author><name>rahel</name><uri>http://www.blogger.com/profile/03448037320093494620</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://photos22.flickr.com/35123080_7995e40a9c_m.jpg'/></author><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-15440833.post-114279581203932672</id><published>2006-03-19T21:04:00.000+02:00</published><updated>2006-03-19T21:16:52.053+02:00</updated><title type='text'>kolonoskopi..</title><content type='html'>Bi burnum kaldı herhalde içine hortum sokulmadık! Neyse, haberler iyi. Sonuçlar temiz. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Endişeye mahal yok. :)&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/15440833-114279581203932672?l=skinlesschild.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://skinlesschild.blogspot.com/feeds/114279581203932672/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=15440833&amp;postID=114279581203932672' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/15440833/posts/default/114279581203932672'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/15440833/posts/default/114279581203932672'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://skinlesschild.blogspot.com/2006/03/kolonoskopi.html' title='kolonoskopi..'/><author><name>rahel</name><uri>http://www.blogger.com/profile/03448037320093494620</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://photos22.flickr.com/35123080_7995e40a9c_m.jpg'/></author><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-15440833.post-114226118261830326</id><published>2006-03-13T16:30:00.000+02:00</published><updated>2006-03-13T17:14:36.513+02:00</updated><title type='text'>kuzu, sosis ve bisküvi..</title><content type='html'>Hayır hayır, başlığa bakıp dünyanın en felaket menüsünü anlatacağımı sanmayın, burayı bir "yemek tarifleri alacakaranlık kuşağı"na dönüştürmeye de hiç niyetim yok ayrıca. Ama doğru, bu yazının anahtar kelimeleri bunlar, ne yapayım?!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şimdi bu sefgili &lt;a href="http://www.kuzusarmasi.blogspot.com"&gt;kuzusarması insanı &lt;/a&gt;, beni &lt;strong&gt;"kuzu"&lt;/strong&gt; diye çağırıyor. Ben bunu gereğinden fazla Discovery Channel ve NG izlemesine bağlamıştım başta. "E adam bakıyor timsahlara, bakıyor zürafalara, en çok benzediğim hayvanın ismini -eh- "biraz sevimlileştirerek" bana takıyor. Makul." diye düşünmüştüm. Ama sanırım yanılmışım, çünkü yeni bir şey farkettim. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bana bir hayvanın adını takan bu insan evladı, eğer üzerinde sosyal bir baskı yoksa (etrafında ağır abiler filan dolaşmıyorsa yani) kedileri &lt;strong&gt;"püsküüüt"&lt;/strong&gt; (bisküvi manasında), köpekleri &lt;strong&gt;"ssosiisss"&lt;/strong&gt; (peltek bir şekilde uzatarak 'sosis' deyin, işte o ses) diye seviyor. Bu durumda benim Discovery teorim de çürümüş oluyor, bu adam BBC Prime'da yemek programı ya da Alice filan da izlemez ki, bu sosisle bisküviyi manalandırılalım.. İşin gücün yoksa yeni bir fikir üret şimdi!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Beni böyle derin düşüncelere sevk ettiği için kuzusarması beyefendiyi şiddetle kınıyorum bu arada. Bizim de bir işimiz ve hatta gücümüz var herhalde.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/15440833-114226118261830326?l=skinlesschild.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://skinlesschild.blogspot.com/feeds/114226118261830326/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=15440833&amp;postID=114226118261830326' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/15440833/posts/default/114226118261830326'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/15440833/posts/default/114226118261830326'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://skinlesschild.blogspot.com/2006/03/kuzu-sosis-ve-biskvi.html' title='kuzu, sosis ve bisküvi..'/><author><name>rahel</name><uri>http://www.blogger.com/profile/03448037320093494620</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://photos22.flickr.com/35123080_7995e40a9c_m.jpg'/></author><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-15440833.post-114199462616744559</id><published>2006-03-10T14:25:00.000+02:00</published><updated>2006-03-10T15:51:32.283+02:00</updated><title type='text'>ipne kovboylar!</title><content type='html'>&lt;a href="http://static.flickr.com/54/110456067_0058f31ee8.jpg?v=0"&gt;&lt;img style="float:left; margin:0 10px 10px 0;cursor:pointer; cursor:hand;width: 200px;" src="http://static.flickr.com/54/110456067_0058f31ee8.jpg?v=0" border="0" alt="" /&gt;&lt;/a&gt;Dün gece izledik sonunda. "Filmin adı korsanda ibne kovboylar olmuş", "hayır efendim onlar aslında kovboy değil çobanmış" tartışmalarını gölgede bırakacak bir isim koyma çalışması ile üstelik: "&lt;a href="http://sozluk.sourtimes.org/show.asp?t=gay+dagcilar"&gt;Gay Dağcılar&lt;/a&gt;"! Ben bunu başta bir "korsan güzelliği" zannedip kızdım hatta, "filmin bir adı var zaten, 'Brokeback Dağı' de; hadi demedin, isim uyduracağım diye tutturdun, tamam kibarlık edip ibne değil gay dedin, aferin, ama o dağcılar nereden çıktı, ne alaka" diye. Ama bu sabah öğrendim ki salonlar boş kalmasın diye distribütörler filmi bu isimle vizyona sokmayı düşünüyorlarmış. :) Gay dağcılar, şaka gibi, değil mi.. Bu zihniyet, "The Magdalene Sisters"ı "Günahkar Rahibeler" ismiyle vizyona sokup, bir sürü sakalı bıyığı birbirine karışmış abinin "eee, bu film bizim beklediğimiz gibi çıkmadı" diye 15. dakikada salondan çıkmasına da sebep olmuştu, hatırlıyorum. Ne yapalım, canımız sağolsun, allah o abilere denk getirmesin. :)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Filme dair söyleyecek fazla (iyi) sözüm yok. Devamlılık sorunu var biraz. Filmin başında senaryoda boşluklar var, sonu ise lüzumsuz uzatılmış.  Tamam, fotografik enfes kareler var, konu da iyi. Ama o kadar. Sevişme sahnelerinden bile çok radikal/etkileyici görüntüler ummayın, erkekten çok kadın memesi göreceğinizi unutmayın. Çok uzun bu arada aklıma gelmişken, 128 dk. galiba. "Belki o kadar uzun olmasaydı" dedi Serkan "severdik bile biz bu filmi. Bitsin artık diye beklemezdik." Bilmem, belki. Bildiğim şey Ang Lee'nin beni biraz hayal kırıklığına uğrattığıdır, eh, Akademi'nin de öyle tabii. &lt;a href="http://photos1.blogger.com/blogger/1166/1430/1600/brokeback_mountain_01.3.jpg"&gt;&lt;img style="float:right; margin:0 0 10px 10px;cursor:pointer; cursor:hand;" src="http://photos1.blogger.com/blogger/1166/1430/320/brokeback_mountain_01.3.jpg" border="0" alt="" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Tekniğine filan girmeden tek cümleyle özetlesem filmi, "kırık dökük bir aşk hikayesi" derim. Kadınların, sevgi böceklerinin seveceği türden "imkansız" bir aşk hikayesi. O kadar.  &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Eşcinsellikle bir sorunum olmadığı için bende öyle sarsıcı bir etkisi filan da olmadı. Bu kadar homofobik tipin arasında nasıl etkilenmiyorum bilmiyorum ama yok bir sorunum işte. İsmi lazım olmayan bazı arkadaşlar, filmi izlerken koltuğun öbür ucuna kaçtılar kimse onlara dokunmasın diye. (Bazı arkadaşları tenzih ederim, onlar sevgililerinin karaciğerlerini bile görecek kadar yakın oturuyorlardı nitekim. 'Yeni' olmak güzel bir şey vesselam! Ne sıcak, ne homo sanılma korkusu, sana dokunmadan oturma korkusu..) Bir de film sonrasında erkek kısmının gece öpüşmeksizin ve hatta eldivenle tokalaşarak vedalaşması vardı ki, kelimelerle ifade etmek zor. Bunlara ilaç/ceza olsun diye günde üç kere Almodovar filmi izlettirmek lazım ya, neyse..&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/15440833-114199462616744559?l=skinlesschild.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://skinlesschild.blogspot.com/feeds/114199462616744559/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=15440833&amp;postID=114199462616744559' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/15440833/posts/default/114199462616744559'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/15440833/posts/default/114199462616744559'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://skinlesschild.blogspot.com/2006/03/ipne-kovboylar.html' title='ipne kovboylar!'/><author><name>rahel</name><uri>http://www.blogger.com/profile/03448037320093494620</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://photos22.flickr.com/35123080_7995e40a9c_m.jpg'/></author><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-15440833.post-114176560824392321</id><published>2006-03-07T22:53:00.000+02:00</published><updated>2006-03-07T23:34:04.766+02:00</updated><title type='text'>arıza çıkarmak ya da mız..</title><content type='html'>"Arıza" olmak kadına özgü bir şey mi? Kötü olalım, başta sevgilimiz olmak üzere tüm dünyaya kötü davranalım diye bir şey mi dürtüyor bizi acaba? Soruyorum Serkan'a, &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;- "Begüm'le birlikteyken durup dururken kavga çıkarmak istiyor mu canın?" &lt;br /&gt;- "Yoo.."&lt;br /&gt;- "Bozuk atmak? Kapris yapmak? Surat asmak?"&lt;br /&gt;- "Durup dururken mi? Manyak mıyım ben?!"&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hadi bunlar yeni, 6 senelik kuzusarması'na soruyorum, başını gazetesinden "ne alaka" der gibi kaldırıp lütfen "hayır" diyor; doğru da söylüyor üstelik, değil arıza çıkarmak, huysuzluk bile yapmıyor ki bu adam! Onu düşünüyorum, bunu düşünüyorum, ı-ıh. Bizim ekibin erkeklerinden malzeme bulamıyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Aynı soruyu Tülay'a soruyorum, "bazen" diyor gülerek. &lt;a href="http://www.ulkemsdiary.blogspot.com"&gt;Kurbiş&lt;/a&gt; de "batıyor sanki bazen her şey" demişti sorduğumda. Adı lazım olmayan bazı kankaların cevap vermelerine gerek bile yok: Onlar arıza olmasalar da, doğru düzgün giden şeylerde arıza çıkarmak konusunda mimliler zaten! Ben? Hmmm, ben. Dürüst olmak gerekirse arıza düğmem doğuştan "on" benim, sanırım anneme çekmişim. :) &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Neden olduğunu sorgulamaksızın yarattığım bu tatsızlıklara "mız" diyoruz artık kendi aramızda. Bunca yılın sonunda "neyin var?" sorusuna bebek gibi "mızım ben" demek, o anki mızlık ölçüme göre belirlediğim süre boyunca sevgi gösterisi beklemek ve canım isterse gördüğüm her türlü ilgiyi reddetmekte özgürüm. -Tabii çok uzatmamak kaydıyla. :P- Bu özgürlüğü de, tüm iyiliklerin anası kuzusarmasına borçluyum! Değişmeli miyim diye sordum bu melaikeye şimdi, "o kadar da umursamıyorum yahu, takma kafana" dedi bana. Üzülsem mi, sevinsem mi.. Mızzz.. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Arıza olmanın yanı sıra, çok kıymet verdiğim bir arkadaşımın "üstüne basarak" söylediği gibi "terörist, olmadı feminist" kılıklıysam bittim asıl ben. Kuzusarması da öyle. :D&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/15440833-114176560824392321?l=skinlesschild.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://skinlesschild.blogspot.com/feeds/114176560824392321/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=15440833&amp;postID=114176560824392321' title='4 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/15440833/posts/default/114176560824392321'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/15440833/posts/default/114176560824392321'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://skinlesschild.blogspot.com/2006/03/arza-karmak-ya-da-mz.html' title='arıza çıkarmak ya da mız..'/><author><name>rahel</name><uri>http://www.blogger.com/profile/03448037320093494620</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://photos22.flickr.com/35123080_7995e40a9c_m.jpg'/></author><thr:total>4</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-15440833.post-114133438612661446</id><published>2006-03-02T23:19:00.000+02:00</published><updated>2006-03-02T23:21:23.310+02:00</updated><title type='text'>Neden geldim İstanbul'a.. -3-</title><content type='html'>&lt;a href="http://static.flickr.com/53/106879351_c9fdc16dd1.jpg?v=0"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 400px;" src="http://static.flickr.com/53/106879351_c9fdc16dd1.jpg?v=0" border="0" alt="" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Martılarla arkadaşlık etmek için..&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/15440833-114133438612661446?l=skinlesschild.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://skinlesschild.blogspot.com/feeds/114133438612661446/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=15440833&amp;postID=114133438612661446' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/15440833/posts/default/114133438612661446'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/15440833/posts/default/114133438612661446'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://skinlesschild.blogspot.com/2006/03/neden-geldim-istanbula-3.html' title='Neden geldim İstanbul&apos;a.. -3-'/><author><name>rahel</name><uri>http://www.blogger.com/profile/03448037320093494620</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://photos22.flickr.com/35123080_7995e40a9c_m.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-15440833.post-114133426279979653</id><published>2006-03-02T23:16:00.000+02:00</published><updated>2006-03-02T23:17:42.800+02:00</updated><title type='text'>Neden geldim İstanbul'a.. -2-</title><content type='html'>&lt;a href="http://static.flickr.com/56/106882818_a609f992e8.jpg?v=0"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 400px;" src="http://static.flickr.com/56/106882818_a609f992e8.jpg?v=0" border="0" alt="" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Yolumun manzarası için..&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/15440833-114133426279979653?l=skinlesschild.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://skinlesschild.blogspot.com/feeds/114133426279979653/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=15440833&amp;postID=114133426279979653' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/15440833/posts/default/114133426279979653'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/15440833/posts/default/114133426279979653'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://skinlesschild.blogspot.com/2006/03/neden-geldim-istanbula-2.html' title='Neden geldim İstanbul&apos;a.. -2-'/><author><name>rahel</name><uri>http://www.blogger.com/profile/03448037320093494620</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://photos22.flickr.com/35123080_7995e40a9c_m.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-15440833.post-114133410353653628</id><published>2006-03-02T23:13:00.000+02:00</published><updated>2006-03-02T23:15:03.536+02:00</updated><title type='text'>Neden geldim İstanbul'a.. -1-</title><content type='html'>&lt;a href="http://static.flickr.com/19/106850026_3a58a63838.jpg?v=0"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 400px;" src="http://static.flickr.com/19/106850026_3a58a63838.jpg?v=0" border="0" alt="" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Evimin manzarası için..&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/15440833-114133410353653628?l=skinlesschild.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://skinlesschild.blogspot.com/feeds/114133410353653628/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=15440833&amp;postID=114133410353653628' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/15440833/posts/default/114133410353653628'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/15440833/posts/default/114133410353653628'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://skinlesschild.blogspot.com/2006/03/neden-geldim-istanbula-1.html' title='Neden geldim İstanbul&apos;a.. -1-'/><author><name>rahel</name><uri>http://www.blogger.com/profile/03448037320093494620</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://photos22.flickr.com/35123080_7995e40a9c_m.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-15440833.post-114133379137938303</id><published>2006-03-02T23:04:00.000+02:00</published><updated>2006-03-02T23:09:51.393+02:00</updated><title type='text'>Komşu</title><content type='html'>Ev alma komşu al demişler ya, az demişler. Ev kiralarken ne yapacağız, di mi?! Hatta bence misafircilik oynarken bile "komşu testi" yapmak lazım gidilecek yere. İki lafın belini kıramadan döneceksek, birsürü yol tepmeye ne gerek var???&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Halihazırda askerde olan züppe komşumun kendisi kadar saygısız zibidi ağabeyi, tepemde çığlık çığlığa hatun kovalamasaydı yazmazdım bu yazıyı, o ayrı. Kuzusarması'nın umrunda değil gürültü. Sızdı o, feci sarhoş. :)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tanrım, ne apartman!&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/15440833-114133379137938303?l=skinlesschild.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://skinlesschild.blogspot.com/feeds/114133379137938303/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=15440833&amp;postID=114133379137938303' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/15440833/posts/default/114133379137938303'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/15440833/posts/default/114133379137938303'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://skinlesschild.blogspot.com/2006/03/komu.html' title='Komşu'/><author><name>rahel</name><uri>http://www.blogger.com/profile/03448037320093494620</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://photos22.flickr.com/35123080_7995e40a9c_m.jpg'/></author><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-15440833.post-114102796899822479</id><published>2006-02-27T10:10:00.000+02:00</published><updated>2006-02-27T10:12:49.010+02:00</updated><title type='text'>Dedikodu yazmak..</title><content type='html'>1. Okunmayı sağlıyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;2. Okunup okunmadığını anlamayı sağlıyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;muş..&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/15440833-114102796899822479?l=skinlesschild.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://skinlesschild.blogspot.com/feeds/114102796899822479/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=15440833&amp;postID=114102796899822479' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/15440833/posts/default/114102796899822479'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/15440833/posts/default/114102796899822479'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://skinlesschild.blogspot.com/2006/02/dedikodu-yazmak.html' title='Dedikodu yazmak..'/><author><name>rahel</name><uri>http://www.blogger.com/profile/03448037320093494620</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://photos22.flickr.com/35123080_7995e40a9c_m.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-15440833.post-114073071737252071</id><published>2006-02-23T23:31:00.000+02:00</published><updated>2006-02-23T23:38:37.386+02:00</updated><title type='text'>Aynı yöne bakmak..</title><content type='html'>&lt;a href="http://static.flickr.com/19/103547141_40a99bda2e.jpg?v=0"&gt;&lt;img style="float:left; margin:0 10px 10px 0;cursor:pointer; cursor:hand;width: 200px;" src="http://static.flickr.com/19/103547141_40a99bda2e.jpg?v=0" border="0" alt="" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Eh beeee... Nihayet!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Öperim. :)&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/15440833-114073071737252071?l=skinlesschild.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://skinlesschild.blogspot.com/feeds/114073071737252071/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=15440833&amp;postID=114073071737252071' title='4 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/15440833/posts/default/114073071737252071'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/15440833/posts/default/114073071737252071'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://skinlesschild.blogspot.com/2006/02/ayn-yne-bakmak.html' title='Aynı yöne bakmak..'/><author><name>rahel</name><uri>http://www.blogger.com/profile/03448037320093494620</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://photos22.flickr.com/35123080_7995e40a9c_m.jpg'/></author><thr:total>4</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-15440833.post-114055530457647178</id><published>2006-02-21T22:46:00.000+02:00</published><updated>2006-02-21T23:28:22.196+02:00</updated><title type='text'>Kamikaze Girls &amp; Nana</title><content type='html'>&lt;a href="http://static.flickr.com/34/102726317_1d475cbcfe.jpg?v=0"&gt;&lt;img style="float:left; margin:0 10px 10px 0;cursor:pointer; cursor:hand;width: 200px;" src="http://static.flickr.com/34/102726317_1d475cbcfe.jpg?v=0" border="0" alt="" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;a href="http://www.ifistanbul.com"&gt;!f istanbul&lt;/a&gt;'da bu akşam "Kamikaze Girls"ü izledik, orijinal adıyla "&lt;a href="http://www.imdb.com/title/tt0416220/"&gt;Shimotsuma Monogatari&lt;/a&gt;". Festivaldeki iki favorimden biriydi, diğerini izleyemedim ama bunun için üzülmeyeceğim bu güzel akşamdan sonra. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Japonya'da yayımlanan ünlü bir çizgi romandan uyarlama olan bu film, birbirinden çok farklı iki genç kızın arkadaş olma süreçlerini anlatıyor. Bu arkadaşlık, biri dikişe nakışa meraklı, 18. yüzyıla hayran olan ve bu nedenle "rokoko" tarzı giyinen bir kızla, motorsiklet çetesi üyesi "yanki" bir kızın arkadaşlığı olunca epey eğlenceli bir hikaye çıkıyor ortaya. Tekniği çok iyi olmasa da, tarzını sevdim. Mesajların derine inmediği, görselliğin büyülemediği filmler de iyi ellerden çıkarsa güzel olabiliyorlar demek ki.&lt;a href="http://static.flickr.com/39/102726319_1fb7ca4132.jpg?v=0"&gt;&lt;img style="float:right; margin:0 0 10px 10px;cursor:pointer; cursor:hand;width: 200px;" src="http://static.flickr.com/39/102726319_1fb7ca4132.jpg?v=0" border="0" alt="" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu filmin yapımcısı, Japonya'da 5 yılda 22 milyon satmış ve konusu hemen hemen aynı olan bir başka çizgi roman olan &lt;a href="http://www.animaxis.com/en/shop/find.asp?find_spec=NANA%20("&gt;Nana&lt;/a&gt;'yı da filmleştirmiş. Nana'nın büyük ihtimalle izleyemeyeceğimiz filminin resmi sitesinin linki &lt;a href="http://www.nana-movie.com/"&gt;burada&lt;/a&gt;. Nana gösterime girdiği ay beklenmedik bir gişe hasılatı ve Japonya'da 2005'in en çok izlenen dördüncü filmi olmuş. 2005 itibarı ile toplam gişe hasılatı 4,03 milyar yen. 10 milyon yeni geçmesi ve rekor kırması bekleniyor bu arada. Bununla da kalmamış, PS2 oyunu oluvermiş. (Hem de &lt;a href="http://www.konami.com"&gt;Konami&lt;/a&gt; çıkarmış.) Çizgi roman olmuş, film olmuş, oyun olmuş, para basmış. Nana aslında bir süperstarmış. Haberimiz yokmuş.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/15440833-114055530457647178?l=skinlesschild.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://skinlesschild.blogspot.com/feeds/114055530457647178/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=15440833&amp;postID=114055530457647178' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/15440833/posts/default/114055530457647178'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/15440833/posts/default/114055530457647178'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://skinlesschild.blogspot.com/2006/02/kamikaze-girls-nana.html' title='Kamikaze Girls &amp; Nana'/><author><name>rahel</name><uri>http://www.blogger.com/profile/03448037320093494620</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://photos22.flickr.com/35123080_7995e40a9c_m.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-15440833.post-114051240988584218</id><published>2006-02-21T10:09:00.000+02:00</published><updated>2006-02-21T15:52:59.110+02:00</updated><title type='text'>Birlikteliklerin katili..</title><content type='html'>&lt;a href="http://www.kuzusarmasi.blogspot.com/"&gt;Kuzusarması&lt;/a&gt; süper bir adamdır, ama daha iyi bir özelliği vardır: eşi bulunmaz harikalıkta bir kocadır. Gerçekten. İçkisi sigarası az :), eğlencesi bol, güler yüzü sürekli, mızmızlığı asgari, -yemekten bilişime kadar- her türlü işe yeteneği azami, vs.. Saysam bitmeyecek kadar uzun bir liste işte. Sinir bozucu kalitede bir heriftir anlayacağınız. Kendisini şöyle bir silkelesem, klasik Türk erkeğinin/kocasının klişe değerlerini altüst edecek bir standart sapma, çan eğrisinde dengesizlik yaratır, evli kadın bünyesine iyi gelir. Futbolun, geçtim fanatiğini, seyircisi bile olamıyor ya! Daha ne istenir bir erkekten. :)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu yazının amacı kuzusarmasının reklamını yapmak değil, yanılmayın. Tam tersine şikayet etmek! Şimdi efendim bu adamın gönlüme taht kuran ve "bir insanla yaşamanın zorlukları" listesinden bir maddeyi "daha" çıkarmamı sağlayan belki de en önemli huyu &lt;strong&gt;hiç bir zevkinin hayatını ele geçirmesine izin vermemesi&lt;/strong&gt;dir. Bekleyin, örneklemem gerekecek. :) Motorsikletiyle yaşadığı şeyi aşk olarak değerlendirebiliriz, ama bu aşk nedeniyle her yere motorsiklete gitmiyor, tatillerimizi buna göre planlamıyoruz mesela. Zevklerimizi "kararında" yaşıyoruz. Normal birer insan gibi.&lt;br /&gt;&lt;a href="http://static.flickr.com/36/102524014_b6501f565f.jpg?v=0"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 400px;" src="http://static.flickr.com/36/102524014_b6501f565f.jpg?v=0" border="0" alt="" /&gt;&lt;/a&gt;Bu dengeli hayatı bozan ve artık sabrımı taşıran şeyi burada ele güne açıklamak istiyorum: &lt;a href="http://www.ageofempires3.com"&gt;Age of Empires III&lt;/a&gt;! Kendi laptopu sorun çıkardığı için (sinsi sinsi) benim bir bahaneyle "Toshiba oğlum"u açmamı bekliyor, nedense herhangi bir sebeple mutfağa, banyoya filan gitmemi takiben beklenen soru geliyor: "Hayatım, bilgisayarda işin var mııı?" Valla itiraf etmek gerekirse başta bu cümleden "işin yoksa kapatayım" anlamı çıkararak niyetini sezemiyordum, safım biraz galiba. Sonra oturuyor, başlıyor oynamaya, ama ne oynamak! (O sırada halihazırda izlemekte olduğum) televizyonun sesi kısılıyor, laptopun sesi sonuna kadar açılıyor, arkasından transa geçiliyor doğal olarak. Hiç bir soruya cevap yok, ölüyorum desem kalkmayacak adam! Tuhaf "dıkş dıkş, meeeeheee" sesleri arasında huşu içinde ekrana bakıyor, arada bir "hehe, başardım kuzum" filan diyor. İyi ki diyor, yaşadığını anlıyorum! &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Benim gibi, çiftlerin ayrı birşeyler yapmalarını, birbirlerinden farklı konulara da ilgi duymalarını destekleyen ve hatta -konuyla ilgisi olduğu için belirtiyorum- kendisi de PS2 sever-oynar bir insana "oha" dedirten son nokta, kuzusarmasının kolundaki serumu çıkartır çıkartmaz oyuna koşmasıdır. Bu yazıyı yazmama sebep olan şey ise, dün beyefendiyi denemek için söylediğim "şimdi pencereden aşağı atlayacağım" sözüne kendisinin "hı hı" diye cevap vermesidir.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/15440833-114051240988584218?l=skinlesschild.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://skinlesschild.blogspot.com/feeds/114051240988584218/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=15440833&amp;postID=114051240988584218' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/15440833/posts/default/114051240988584218'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/15440833/posts/default/114051240988584218'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://skinlesschild.blogspot.com/2006/02/birlikteliklerin-katili.html' title='Birlikteliklerin katili..'/><author><name>rahel</name><uri>http://www.blogger.com/profile/03448037320093494620</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://photos22.flickr.com/35123080_7995e40a9c_m.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-15440833.post-114017993694346937</id><published>2006-02-17T14:18:00.000+02:00</published><updated>2006-02-17T14:42:50.576+02:00</updated><title type='text'>pembe</title><content type='html'>Pembe blog şablonlarına tilt oluyorum. Hele imleçleri (Türkçe bilmeyenler için bkz: &lt;a href="http://sozluk.sourtimes.org/show.asp?t=mouse+pointer&amp;nr=y&amp;pt=mouse+cursor"&gt;mouse cursor/pointer&lt;/a&gt;) pasta, melek, mum, çiçek, ıcık, cıcıklı olanlardan nefret ediyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sevgi böcekliği de bi yere kadar!&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/15440833-114017993694346937?l=skinlesschild.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://skinlesschild.blogspot.com/feeds/114017993694346937/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=15440833&amp;postID=114017993694346937' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/15440833/posts/default/114017993694346937'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/15440833/posts/default/114017993694346937'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://skinlesschild.blogspot.com/2006/02/pembe.html' title='pembe'/><author><name>rahel</name><uri>http://www.blogger.com/profile/03448037320093494620</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://photos22.flickr.com/35123080_7995e40a9c_m.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-15440833.post-114000842523608809</id><published>2006-02-15T14:52:00.000+02:00</published><updated>2006-02-15T15:00:25.246+02:00</updated><title type='text'>i think she loves me.</title><content type='html'>&lt;a href="http://static.flickr.com/24/100039606_a6a681a293.jpg?v=0"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 400px;" src="http://static.flickr.com/24/100039606_a6a681a293.jpg?v=0" border="0" alt="" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://www.deviantart.com"&gt;Deviantart&lt;/a&gt;'tan bu çalışma. Kuzusarması beni affet..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;i think i love him! :)&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/15440833-114000842523608809?l=skinlesschild.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://skinlesschild.blogspot.com/feeds/114000842523608809/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=15440833&amp;postID=114000842523608809' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/15440833/posts/default/114000842523608809'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/15440833/posts/default/114000842523608809'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://skinlesschild.blogspot.com/2006/02/i-think-she-loves-me.html' title='i think she loves me.'/><author><name>rahel</name><uri>http://www.blogger.com/profile/03448037320093494620</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://photos22.flickr.com/35123080_7995e40a9c_m.jpg'/></author><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-15440833.post-113977244438215439</id><published>2006-02-12T20:42:00.000+02:00</published><updated>2006-02-12T22:00:46.943+02:00</updated><title type='text'>Benim oyum Deniz Seki'ye!</title><content type='html'>&lt;a href="http://static.flickr.com/21/98845355_3772310749.jpg?v=0"&gt;&lt;img style="float:left; margin:0 10px 10px 0;cursor:pointer; cursor:hand;width: 200px;" src="http://static.flickr.com/21/98845355_3772310749.jpg?v=0" border="0" alt="" /&gt;&lt;/a&gt; Yiğidi öldürüp hakkını verenlerden olmak lazım. "Kahrolsun Deniz Seki baskısı!" diye slogan attık atmaya da.. Ablamız güzel şimdi, hakkını yemeyelim, Sezar'ın hakkını Sezar'a verelim delikanlı gibi. "Bu Deniz Seki muhabbeti ne yine?" diye sormayın,anlatıyorum..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Evimize haftalık, aylık, üç aylık bir sürü süreli yayın girer. Bazılarını işledikleri konulara bakıp ilgimizi çekerse alırız, bazılarını ise ne yazarsa yazsın keyifle okur, mutlaka alırız. Bu mutlaka alınan dergiler arasında hem benim, hem de kuzusarmasının ortak beğenisi iki tanesi üzerinde yoğunlaşıyor: &lt;a href="http://www.nationalgeographic.com.tr"&gt;National Geographic Türkiye&lt;/a&gt; ve &lt;a href="http://www.vdg.com.tr/boxer/"&gt;Boxer&lt;/a&gt;. NG'yi hemen herkes biliyor, Boxer'ı bilmeyenler için söyleyebileceğim tek şey ise, okumuyorsanız büyük bir eğlenceden mahrum kaldığınız. :)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Boxer her sene -aslında yeni bir dergi olduğundan yalnızca iki senedir, ama ülkemiz standartlarında "geleneksel" sayılabilir- o senenin Miss Boxer'ını seçiyor. Geçen sene birinci &lt;a href="http://www.fotoajans.com/female_turk/yasemin_ergene/yasemin_ergene_03.jpg"&gt;Yasemin Ergene&lt;/a&gt; olmuştu, hani artık dizi yıldızı olan. Boxer ekibi "bize kalsa hayatta seçmezdik, ama siz seçtiniz, naapalım" diye duyurmuştu bu birinciliği. :)Yarışma turnuva mantığı ile ilerliyor, okuyucuların eleme yapması ile sonuçlanıyor. Ve tataaaammmm.. Bu seneki final, Esra Balamir ve Deniz Seki arasında yapılıyor. Ve nasıl oluyorsa Esra Balamir kazanıyor!!!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://static.flickr.com/31/98846895_c29034e358.jpg?v=0"&gt;&lt;img style="float:right; margin:0 0 10px 10px;cursor:pointer; cursor:hand;width: 200px;" src="http://static.flickr.com/31/98846895_c29034e358.jpg?v=0" border="0" alt="" /&gt;&lt;/a&gt;Şöyle diyor Esra Balamir -bir çok erkeğe pek de seksi gelen dişlek haliyle-: "İlgiden rahatsız oluyorum ama ilgi görmeyince de "acaba beni sevmiyorlar mı artık, beğenmiyorlar mı" diye de düşünüyorum. Kendime bakıyorum, güzel görünmeye çalışıyorum. Bir başka kızın ilgiyi kendi üzerine toplamasına dayanamam."  &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu kaybedişte Deniz Seki'nin en tombik döneminde çekilmiş benim çok beğendiğim ama kamuoyu yoklamama göre pek de beğenilmemiş olan "panda" fotoğrafları kadar, Esra Balamir'in yukarıdaki "tutarlı" cümlesinde yer alan ilgiyi kendi üzerinde toplama arzusunun da rol oynadığını düşünüyorum, siz ne dersiniz? ;)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Oyumu Esra Balamir'e vereceğime &lt;a href="http://www.vdg.com.tr/boxer/pics/aysel.jpg"&gt;bu aday&lt;/a&gt;a verirdim ben. Ki kendisi erken elendi, yazık oldu. :)&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/15440833-113977244438215439?l=skinlesschild.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://skinlesschild.blogspot.com/feeds/113977244438215439/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=15440833&amp;postID=113977244438215439' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/15440833/posts/default/113977244438215439'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/15440833/posts/default/113977244438215439'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://skinlesschild.blogspot.com/2006/02/benim-oyum-deniz-sekiye.html' title='Benim oyum Deniz Seki&apos;ye!'/><author><name>rahel</name><uri>http://www.blogger.com/profile/03448037320093494620</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://photos22.flickr.com/35123080_7995e40a9c_m.jpg'/></author><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-15440833.post-113880524381573239</id><published>2006-02-01T15:19:00.000+02:00</published><updated>2006-02-01T16:53:36.526+02:00</updated><title type='text'>rüya</title><content type='html'>&lt;a href="http://static.flickr.com/23/94081099_a99e3d2aa2.jpg?v=0"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 320px;" src="http://static.flickr.com/23/94081099_a99e3d2aa2.jpg?v=0" border="0" alt="" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Dün gece rüyamda saçlarımın tamamen beyazlamış olduğunu gördüm. Böyle akça pakça birşeye dönüşmüşüm. Yaşlanmamışım ama saçlarım beyazlamış, bir gecede olmuş hem de, insanlar bana sorular soruyorlar, "nasıl oldu, neden oldu" diye.. Sıkıntıyla uyandım. Rüya tabiri denen şeyden anlamam ben. Gel gör ki çıkar rüyalarım. Nedense genelde de kötü şeyler görürüm. Baykuşluk işte! Kötüyü sezmek ve haber vermek alışkanlık olmuş..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Neyse, ofise geldiğimde internette bir arama yaptım ve üç sonuç çıktı ortaya:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;1. &lt;strong&gt;"Kadının saçını tamamen beyazlaşmış görmesi kocasının fısk ve günahına, istikametten ayrılmış olmasına işarettir." &lt;/strong&gt;Dün kuzusarmasının kendisine açık açık asılan tanımadığı bir hatun kişiyle, kısa da olsa bir taksi yolculuğu yaptığını biliyorum, ama daha ileri gidip "istikametten ayrıldı mı" bilmiyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;2. &lt;strong&gt;"Genç olan kimsenin saçının ağardığını görmesi ağırbaşlı olmaya yahut yoksulluğa işarettir." &lt;/strong&gt;Hmm, hala genç miyim ben? Değilim galiba..&lt;a href="http://static.flickr.com/25/94087291_0807a94c43.jpg?v=0"&gt;&lt;img style="float:right; margin:0 0 10px 10px;cursor:pointer; cursor:hand;width: 200px;" src="http://static.flickr.com/25/94087291_0807a94c43.jpg?v=0" border="0" alt="" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;3. &lt;strong&gt;"Saçının ağardığını görmek; erkek için itibar ve kazancın artmasına, kadın için uzun ve ızdıraplı bir hastalığa işarettir." &lt;/strong&gt;Şimdi cinsiyet değiştirip ızdıraptan itibara bir yolculuk yapsam, o da epey ızdıraplı oluyor. Sanki bu cümle kendi içinde tutarlı gibi..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Okudukça, aklımı aynı soru yedi tabii: "Şu durumda boynuzlanmış, hasta ve fakir biri olacağıma göre; yalnız, yokluk içinde hastalıklarla boğuşan bir yaşlılığım olabilir mi?" Düşünüp duracağıma kuzusarmasını arayıp sormayı akıl ettim sonra, "saçmalama" dedi bana. "Saçmalama, senin dip boya zamanın gelmiş."&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/15440833-113880524381573239?l=skinlesschild.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://skinlesschild.blogspot.com/feeds/113880524381573239/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=15440833&amp;postID=113880524381573239' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/15440833/posts/default/113880524381573239'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/15440833/posts/default/113880524381573239'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://skinlesschild.blogspot.com/2006/02/rya.html' title='rüya'/><author><name>rahel</name><uri>http://www.blogger.com/profile/03448037320093494620</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://photos22.flickr.com/35123080_7995e40a9c_m.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-15440833.post-113861478835565106</id><published>2006-01-30T11:26:00.000+02:00</published><updated>2006-01-30T14:28:24.376+02:00</updated><title type='text'>haberler kötü!</title><content type='html'>Cuma günü hastanedeydim. Tahlil sonuçları doktorumun deyişiyle tam bir fiyasko! Demir değerlerim hiç oynamamış, 3 aylık tedavi hiç bir işe yaramamış. İki olasılık var şimdi: &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;1. &lt;strong&gt;Kan kaybediyorum.&lt;/strong&gt; Vücudumun bilmediğim bir yerinde bir kanama olabilir diye bir tahlil daha verdim. Bugün sonucu öğreneceğim. &lt;br /&gt;---Edit: Sonuçlar temiz. Kaldı aşağıdaki seçenek..---&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;2. &lt;strong&gt;Sindirim sistemim demiri emmiyor.&lt;/strong&gt; Bunu öğrenmenin tek yolu midemin ve bağırsaklarımın kontrol edilmesi. Bu nedenle &lt;a href="http://sozluk.sourtimes.org/show.asp?t=endoskopi"&gt;endoskopi&lt;/a&gt; yaptırmam gerekiyor. İşin aslı şu: beni uyutacaklar, hortum gibi bir kamera yutturacaklar, mideme ve oniki parmak bağırsağıma bakıp her ikisinden parça alacaklar. Bilgi: endoskopinin mide için olan ve benim yaptıracağım cinsine &lt;a href="http://sozluk.sourtimes.org/show.asp?t=gastroskopi"&gt;gastroskopi&lt;/a&gt;, parça alma işine de &lt;a href="http://sozluk.sourtimes.org/show.asp?t=biyopsi"&gt;biyopsi&lt;/a&gt; deniyor. Bugünkü tahlil sonuçlarına göre şekillenecek durum. Sanırım cuma günü halledeceğim bu işi. ---Edit: Cuma sabahı saat 09:00'a aldım randevumu.---&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hem süreç, hem de çıkabilecek sonuçlar biraz korkutuyor beni. &lt;br /&gt;---Edit: "Doktora çıkacak sonuçlardan korkuyorum" dedim, güldü. "Kanser filan olduğunu sanıyorsan daha çok güleceğim." dedi. Ben de güldüm.--- Ama bir şey için seviniyorum. Kuzusarması geçen sefer beni ameliyata uğurlarken "başarılar" dilemişti. :) Şimdi bu hatayı düzeltmek için önünde bir seçenek var. Bakalım hayatta insana her zaman nasip olmayacak bu "ikinci şans"ı değerlendirip, beni sevgi sözcükleri ile uğurlayabilecek mi? Merakla bekliyorum. :)&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/15440833-113861478835565106?l=skinlesschild.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://skinlesschild.blogspot.com/feeds/113861478835565106/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=15440833&amp;postID=113861478835565106' title='3 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/15440833/posts/default/113861478835565106'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/15440833/posts/default/113861478835565106'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://skinlesschild.blogspot.com/2006/01/haberler-kt.html' title='haberler kötü!'/><author><name>rahel</name><uri>http://www.blogger.com/profile/03448037320093494620</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://photos22.flickr.com/35123080_7995e40a9c_m.jpg'/></author><thr:total>3</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-15440833.post-113848958981035823</id><published>2006-01-29T00:57:00.000+02:00</published><updated>2006-01-29T01:06:29.823+02:00</updated><title type='text'>Bora &amp; Mine</title><content type='html'>&lt;a href="http://photos1.blogger.com/blogger/1166/1430/1600/DSC02794.0.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;" src="http://photos1.blogger.com/blogger/1166/1430/400/DSC02794.jpg" border="0" alt="" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Bora demişken.. Bu fotoğrafı çok seviyorum. Böcü'yle Duran'ın düğünlerinden sonraki sabah, gelinle damadın da beklenmedik :) katılımlarıyla gerçekleşen bir kahvaltıda Fenerbahçe'de çekilmişti. O kadar doğal ki Mine de, Bora da.. Öylece.. Oldukları gibi..&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/15440833-113848958981035823?l=skinlesschild.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://skinlesschild.blogspot.com/feeds/113848958981035823/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=15440833&amp;postID=113848958981035823' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/15440833/posts/default/113848958981035823'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/15440833/posts/default/113848958981035823'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://skinlesschild.blogspot.com/2006/01/bora-mine.html' title='Bora &amp; Mine'/><author><name>rahel</name><uri>http://www.blogger.com/profile/03448037320093494620</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://photos22.flickr.com/35123080_7995e40a9c_m.jpg'/></author><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-15440833.post-113848871328199892</id><published>2006-01-29T00:43:00.000+02:00</published><updated>2006-01-29T00:53:48.563+02:00</updated><title type='text'>Bora'nın Doğumgünü</title><content type='html'>&lt;a href="http://photos1.blogger.com/blogger/1166/1430/1600/bora.jpg"&gt;&lt;img style="float:left; margin:0 10px 10px 0;cursor:pointer; cursor:hand;" src="http://photos1.blogger.com/blogger/1166/1430/320/bora.jpg" border="0" alt="" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Bora tatlımın, tombik bebekimin dogumgünü fotoları flickr'da. Yandaki linkten ulaşabilirsiniz. Yine de beceremem derseniz lütfen başlığı tıklayınız. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"İnsani ölçülerde" yorum yazmak ve foto üstü not eklemek serbesttir. :)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Boracığım.. iyi ki doğdun!&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/15440833-113848871328199892?l=skinlesschild.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://skinlesschild.blogspot.com/feeds/113848871328199892/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=15440833&amp;postID=113848871328199892' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/15440833/posts/default/113848871328199892'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/15440833/posts/default/113848871328199892'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://skinlesschild.blogspot.com/2006/01/borann-doumgn.html' title='&lt;a href=&quot;http://www.flickr.com/photos/rahel/sets/&quot;&gt;Bora&apos;nın Doğumgünü&lt;/a&gt;'/><author><name>rahel</name><uri>http://www.blogger.com/profile/03448037320093494620</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://photos22.flickr.com/35123080_7995e40a9c_m.jpg'/></author><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-15440833.post-113848468512192634</id><published>2006-01-28T23:37:00.000+02:00</published><updated>2006-01-28T23:48:05.260+02:00</updated><title type='text'>o büyüyor, ben yaşlanıyorum..</title><content type='html'>&lt;a href="http://static.flickr.com/34/92292637_bbab018670.jpg?v=0"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 400px;" src="http://static.flickr.com/34/92292637_bbab018670.jpg?v=0" border="0" alt="" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Böyle bakınca kardeş olduğumuza inanmak ne kadar zor! :)&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/15440833-113848468512192634?l=skinlesschild.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://skinlesschild.blogspot.com/feeds/113848468512192634/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=15440833&amp;postID=113848468512192634' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/15440833/posts/default/113848468512192634'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/15440833/posts/default/113848468512192634'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://skinlesschild.blogspot.com/2006/01/o-byyor-ben-yalanyorum.html' title='o büyüyor, ben yaşlanıyorum..'/><author><name>rahel</name><uri>http://www.blogger.com/profile/03448037320093494620</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://photos22.flickr.com/35123080_7995e40a9c_m.jpg'/></author><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-15440833.post-113848314077368404</id><published>2006-01-28T23:06:00.000+02:00</published><updated>2006-01-28T23:19:00.790+02:00</updated><title type='text'>aklımı seveyim!</title><content type='html'>Aşağıya bir fotoğraf koymuşum, baktıkça üşüyorum! Eh, bir yıldönümü yazısından fotoğraf çıkarmak ya da değiştirmek çok hoş olmayacağından, bakıp bakıp ürpereceğiz artık! Ne yapayım, sevmiyorum soğuğu, kışı. Üşüyorum ben. Yaz gelse artık, şöyle incecik giyinsek. Hatta bir sahilde olsak, ellerimizde mojitolar sakin bir müzikle yarıçıplak sallansak akşam güneşinde. Bossanova bile olur, mesele değil. Vinicius de Moraes'e bile razıyım, yeter ki hava biraz daha sıcak olsun.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu arada kendimi tekrar tekrar tebrik ederim, kış ve soğukla ilgili yazı yazılmamış blog sayısını bir tane daha eksilttiğim için.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/15440833-113848314077368404?l=skinlesschild.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://skinlesschild.blogspot.com/feeds/113848314077368404/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=15440833&amp;postID=113848314077368404' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/15440833/posts/default/113848314077368404'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/15440833/posts/default/113848314077368404'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://skinlesschild.blogspot.com/2006/01/aklm-seveyim.html' title='aklımı seveyim!'/><author><name>rahel</name><uri>http://www.blogger.com/profile/03448037320093494620</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://photos22.flickr.com/35123080_7995e40a9c_m.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-15440833.post-113821880193983993</id><published>2006-01-25T21:48:00.000+02:00</published><updated>2006-01-25T23:05:38.746+02:00</updated><title type='text'>yıldönümü</title><content type='html'>&lt;a href="http://photos1.blogger.com/blogger/1166/1430/1600/DSC02660.0.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;" src="http://photos1.blogger.com/blogger/1166/1430/320/DSC02660.0.jpg" border="0" alt="" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Uzun süreli suskunluğumu güzel bir şeylerle bozayım dedim. Bugün kuzusarması ile birlikteliğimizin 6. yıldönümü! :) Tam 6 yıl önce bu akşam biraz timsahlık yapmak isteyen kuzusarması beni önce tiyatroya davet etmiş, arkasından da "beni öperek" ağıma düşmüştü. O an timsahlık kariyerine son veriyor olduğunu bilseydi, eminim hiç çağırmazdı beni.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Buluşacağımız mekandaki "tek" insan olduğum için, neyse ki zorlanmadan bulabilmişti beni! :P Tıpkı bu akşam gibi karlı bir akşamdı, iyi hatırlıyorum. "Arabam var, seni eve bırakırım, endişelenme" dediğinde inanamıştım. Öyle şirin, öyle bebek gibiydi ki, araba kullanabileceğini bile düşünememiştim. (Evet, saçma biraz, ne var?!) O yıllarda hayatında "dırdır" diye bir şey olmadığı için alnı daha kapalı, yüzü daha güleçti çünkü, genç değil çocuktu. Çocuktuk..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Karlarla başlamıştı her şey, bugünkü gibi soğuk bir havada..&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/15440833-113821880193983993?l=skinlesschild.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://skinlesschild.blogspot.com/feeds/113821880193983993/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=15440833&amp;postID=113821880193983993' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/15440833/posts/default/113821880193983993'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/15440833/posts/default/113821880193983993'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://skinlesschild.blogspot.com/2006/01/yldnm.html' title='yıldönümü'/><author><name>rahel</name><uri>http://www.blogger.com/profile/03448037320093494620</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://photos22.flickr.com/35123080_7995e40a9c_m.jpg'/></author><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-15440833.post-113396725618626778</id><published>2005-12-07T16:12:00.000+02:00</published><updated>2005-12-07T17:21:31.006+02:00</updated><title type='text'>Bubbles / Balonlamak desek olur mu?</title><content type='html'>&lt;a href="http://photos1.blogger.com/blogger/1166/1430/1600/01MTA-bad-breath.2.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;" src="http://photos1.blogger.com/blogger/1166/1430/400/01MTA-bad-breath.1.jpg" border="0" alt="" /&gt;&lt;/a&gt;New York'ta yaşayan &lt;a href="http://pleaseenjoy.com/"&gt;Ji Lee&lt;/a&gt; beyefendi süper bir fikirle işe koyulmuş. Nedir? Şudur: 15.000 tane konuşma balonu etiketi hazırlarsın ve içleri boş bir şekilde New York'un dört bir tarafına, reklam panolarına, tabelalara yapıştırırsın. Sonra gelen geçenin bu balonları doldurmalarını bekler, fotoğraflarını çeker, sitende çeşitli konular altında sınıflayarak yayımlarsın. "Talk back" diyor abi buna, pek sevdim ben de.. Fotoğraflara bir bakın bakalım, ne düşüneceksiniz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://www.progettobolla.com/"&gt;İtalyanlar&lt;/a&gt; da başlamışlar balonlamaya. Yakında Beyoğlu'nun sokaklarında da görürsek şaşırmayalım artık.. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Siteye başlıktan ya da &lt;a href="http://www.thebubbleproject.com" target="_blank"&gt;buradan&lt;/a&gt; ulaşabilirsiniz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu arada, Ji Lee 15.000 etiket daha yapıştıracakmış, öyle diyor..&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/15440833-113396725618626778?l=skinlesschild.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://skinlesschild.blogspot.com/feeds/113396725618626778/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=15440833&amp;postID=113396725618626778' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/15440833/posts/default/113396725618626778'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/15440833/posts/default/113396725618626778'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://skinlesschild.blogspot.com/2005/12/bubbles-balonlamak-desek-olur-mu.html' title='&lt;a href=&quot;http://www.thebubbleproject.com&quot; target=&quot;_blank&quot;&gt;Bubbles / Balonlamak desek olur mu?'/><author><name>rahel</name><uri>http://www.blogger.com/profile/03448037320093494620</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://photos22.flickr.com/35123080_7995e40a9c_m.jpg'/></author><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-15440833.post-113372125070551515</id><published>2005-12-04T20:07:00.000+02:00</published><updated>2005-12-04T21:09:54.510+02:00</updated><title type='text'>Kahrolsun Deniz Seki'nin Birliktelikler Üzerindeki Baskısı!</title><content type='html'>&lt;a href="http://www.denizseki.com" target="_blank"&gt;&lt;img style="float:left; margin:0 10px 10px 0;cursor:pointer; cursor:hand;" src="http://photos1.blogger.com/blogger/1166/1430/320/seki.jpg" border="0" alt="deniz seki yine şuh şuh yatmakta" /&gt;&lt;/a&gt; Var ama böyle bir şey, yok mu??? Bir deri bir kemik kadınları övüp övüp, onlar gibi olmak gerektiğini aşıladıktan sonra, biraz haksızlık olmuyor mu bu "balık etli" ablaya ağız suyu akıtmak?! Akademisyeni, clubberı, enteli danteli, avamı bir yana; kocam, arkadaşım, abim ve hatta kayınpederim bile bayılıyor hatuna! Nasıl oluyor da hiçbir ortak noktası bulunmayan bu insanların zevk kümelerinin kesişiminde duruyor bu kadın, anlamıyorum. Ama süper bir tez konusu olabileceğini düşünüyorum. Bir çeşit "Türk damak tadı" tüm bu insanları biraraya getiriyor olsa gerek..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kadın kısmı da ayrı garip tabii. "Deniz Seki'ye olan beğeni"yi rakip görüp bunalıma girmek, yalnız bizim cinsimizin yapacağı bir şey, kabul ediyorum. (Bu cümlede "Deniz Seki" yerine "futbol", "otomobil", "Milla Jovovich" gibi herhangi başka bir şey de konulabilir, farketmez. Mesela ben, boyunun çok kısa olduğunu öğrenene kadar deliler gibi &lt;a href="http://www.ntvmsnbc.com/news/36598.asp"&gt;"Banu Güven"&lt;/a&gt; bunalımlarına giriyordum. Kuzusarması "hem güzel, hem akıllı" diye diye onu her gece izledikçe deliyordum ufaktan. Kısa boylu olduğunu öğrenince ne değişti diye sorarsanız, aslında bilmiyorum. Güzelliğinin ayaktayken aynı olmadığını ya da kuzusarmasının öööle "mınık mınıcık" kadınlardan hoşlanmadığını bilmek beni rahatlatıyor olabilir. :) Haklısınız, tamamen saçmalık!) Dünyanın en aklı başında hatunu, bir önceki akşam kocası "hmmm, Deniz Seki çok kilo almış ya, ne bu böyle, çok çirkin görünüyor" dediği için yemek ısmarladı sevincinden. Kayınvalidem kadının kasetini arabaya sokmayıp, alternatif olarak "Müzeyyen Senar" dinletti bize dört saatlik bir yolculuk boyunca,vesaire.. Biraz kurcalasak ne hikayeler çıkar daha. Ama derdim hikaye anlatmak değil.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Benden günah gitti, meselenin kıskançlıktan öte olduğunu fark etmeleri için buradan yetkililere sesleniyorum: Çözün bu Türk erkeğindeki Deniz Seki saplantısını, yoksa çözülen birliktelikler olacak!&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/15440833-113372125070551515?l=skinlesschild.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://skinlesschild.blogspot.com/feeds/113372125070551515/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=15440833&amp;postID=113372125070551515' title='6 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/15440833/posts/default/113372125070551515'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/15440833/posts/default/113372125070551515'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://skinlesschild.blogspot.com/2005/12/kahrolsun-deniz-sekinin-birliktelikler.html' title='Kahrolsun Deniz Seki&apos;nin Birliktelikler Üzerindeki Baskısı!'/><author><name>rahel</name><uri>http://www.blogger.com/profile/03448037320093494620</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://photos22.flickr.com/35123080_7995e40a9c_m.jpg'/></author><thr:total>6</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-15440833.post-113364070418430753</id><published>2005-12-03T22:06:00.000+02:00</published><updated>2005-12-03T22:35:20.133+02:00</updated><title type='text'>Buzdolap</title><content type='html'>&lt;a href="http://photos1.blogger.com/blogger/1166/1430/1600/ayrinti.jpg"&gt;&lt;img style="float:left; margin:0 10px 10px 0;cursor:pointer; cursor:hand;" src="http://photos1.blogger.com/blogger/1166/1430/320/ayrinti.jpg" border="0" alt="" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Evimize gelenler bilir, buzdolabı süsleri benim için deliliktir. Herbirinin bir hikayesi vardır illa. Daha kendime ait bir evim olmadan toplamaya başladığım, bir çoğunun eşi artık bulunamayacak olan küçük ıcık cıcık bir sürü şey. Arkadaşlarımın yurtdışı seyahatlerinden getirdikleri güzellikler ya da. Belki de bu yüzden gördüğüm en eğlenceli, "yaaa, geç kaldım yine, keşke önce benim aklıma gelseydi" dediğim projelerden biri &lt;a href="http://buzdolap.blogspot.com"&gt;BUZDOLAP&lt;/a&gt;.. Mantık basit, evdeki buzdolabının karşısına geçiyorsun, kapağın bir fotoğrafını çekiyorsun, yetmiyor, bir de kapağını açıp içinin fotoğrafını çekiyorsun. Üşenmeyip buzdolabının senin için ne anlama geldiğini bir cümleyle anlatıyorsun, bu kadar iş yapmışken bunu BE'ye postalıyorsun, hepsi bu. Ne işe yarar diye soracak olursanız, bunu okumanızla aynı işe yarar. Paylaşmaya yarar, gözetlemeye yarar.. Karşılaştırmaya, övülünce mutlu olmaya. Eğlenmeye. Canınız neye isterse ona yarar yani.. Paşa gönlünüz bilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu işi akıl eden BE deli midir, divane midir derseniz, bir de &lt;a href="http://isbn9760806.blogspot.com/"&gt;buraya&lt;/a&gt; bakabilirsiniz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ama ben &lt;a href="http://www.buzdolap.com"&gt;buzdolap&lt;/a&gt;ta bizim buzdolabını bulup, ona bakmanızı tercih ederim tabii..&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/15440833-113364070418430753?l=skinlesschild.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://skinlesschild.blogspot.com/feeds/113364070418430753/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=15440833&amp;postID=113364070418430753' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/15440833/posts/default/113364070418430753'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/15440833/posts/default/113364070418430753'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://skinlesschild.blogspot.com/2005/12/buzdolap.html' title='&lt;a href=&quot;http://www.buzdolap.com&quot;&gt;Buzdolap&lt;/a&gt;'/><author><name>rahel</name><uri>http://www.blogger.com/profile/03448037320093494620</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://photos22.flickr.com/35123080_7995e40a9c_m.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-15440833.post-113213353532655734</id><published>2005-11-16T11:17:00.000+02:00</published><updated>2005-11-16T11:32:15.336+02:00</updated><title type='text'>bittim artık ben..</title><content type='html'>Telefonda terkedilen bir arkadaşa gelen "terketme" mesajıydı bu: :D&lt;br /&gt;bittin artık sen, &lt;br /&gt;bittin artık sen, &lt;br /&gt;artık sen, &lt;br /&gt;sen..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Eh benim durumum da pek farklı sayılmaz. Geçen hafta bir raporu adam edeceğiz diye, Bağcılar'da bir matbaada, sabah 9, gece 12 mesaisi yaptık Sekocan ile birlikte. Haftasonu oralarda aç kalma tehlikesi bile geçirdik. :P Giderken, dönerken kaybolduk, vesaire. Sonuç: ortada (bence) bir şey yok, ama biz yorgunluktan bittik..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Neyse, yarından sonra ölmez sağ kalırsam sahnelere geri dönüyorum.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/15440833-113213353532655734?l=skinlesschild.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://skinlesschild.blogspot.com/feeds/113213353532655734/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=15440833&amp;postID=113213353532655734' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/15440833/posts/default/113213353532655734'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/15440833/posts/default/113213353532655734'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://skinlesschild.blogspot.com/2005/11/bittim-artk-ben.html' title='bittim artık ben..'/><author><name>rahel</name><uri>http://www.blogger.com/profile/03448037320093494620</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://photos22.flickr.com/35123080_7995e40a9c_m.jpg'/></author><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-15440833.post-113067906376118674</id><published>2005-10-30T15:07:00.000+02:00</published><updated>2005-10-30T18:54:45.313+02:00</updated><title type='text'>the hitchhiker's guide to the galaxy ve uyarlamalar hakkında bir çift söz</title><content type='html'>&lt;a href="http://photos1.blogger.com/blogger/1166/1430/1600/4923d1764748f9e6d2654078ff857a25_1761.1.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;" src="http://photos1.blogger.com/blogger/1166/1430/400/4923d1764748f9e6d2654078ff857a25_1761.0.jpg" border="0" alt="" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Senaryoları romandan uyarlanmış filmler izlemek, beni hep huzursuz eder. Kitabı okuyup, hele bir de sevmişsen, filmini izlemek işkence olabilir insana. Hayır hayır, hikayeyi bildiğin için değil; çok hoşuna giden detayları filmde göremediğin için mesela. Ya da nasıl çekileceğini çok iyi bildiğin bir sahnenin "nasıl çekilemediğini" izlemek zorunda kaldığın için. Uyarlamalar zordur vesselam. Yönetmen için de, izleyici için de.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"Çeviri kadın gibidir, güzelse nadiren sadıktır, sadıksa nadiren güzel." sözü uyarlamalar için de söylenebilir bence. Tabii herkes &lt;a href="http://www.imdb.com/name/nm0001392/"&gt;Peter Jackson&lt;/a&gt; olsa, tüm uyarlamalar da &lt;a href="http://www.lordoftherings.net/"&gt;Lord of the Rings&lt;/a&gt; tadında olurdu ya, neyse.. Ben şimdi aslına sadık olmayan, ama güzel bir uyarlamadan bahsedeceğim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İlk defa bir romanı okumadan önce gidip filmini izledim ve itiraf edeyim mi: çok beğendim. The Hitchhiker's Guide to the Galaxy, benim gibi İngiliz tarzıyla barışık biri için eğlenceden fazlasını ifade ediyor. Hmmm, siz Turkleğ nasi diyorrr, "tanıdık". :) &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Öyküdeki, ancak kitabı okuduktan sonra anladığım farklılıklar, filmi inanılmaz eğlenceli kılmış. Düşünsenize.. Bir partidesiniz, yıllardır aradığınız hatunu bulmuşsunuz, ama yeterince cesur ol-a-madığınız için partide onu birine kaptırmışsınız. Bir kaç gün sonra eviniz bir otoban yapımı için yıkılmak üzereyken eski bir arkadaşınız geliyor ve kendinizi önce tuhaf yaratıklarla dolu bir uzay gemisinde ölüm tehlikesiyle başbaşa buluyorsunuz. Tam kurtulduğunuz anda dünyanın yok edildiğini ve dünyalı bir kavram kalmadığını öğreniyorsunuz ve tataaaaaaam.. Sizi kurtaran bir başka uzay gemisinde, hayatınızın kadını -tesadüfen- sizi bekliyor.. Onu partide sizden çalan adam da, yanında hediyesi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kitapta pek üstünde durulmayan bu aşk hikayesi, filmin bel kemiği olmuş, iyi ki de olmuş. Kitap daha çok, bürokrasiye ilişkin bir hiciv aslında. "Yönetişim"le dalga geçişi, ayrıca takdiri hakediyor. Herkesin ilgisini çekmeyecek bir konu olmasına rağmen, yalnız İngiltere'de değil, dünya çapında çok tanınmış ve satmış olması da ilginç tabii. Uluslar ve uygulamalar arasındaki benzerlik kadar, kadın erkek ilişkilerinin evreneselliği de bu popülariteyi desteklemiş olabilir. (Kadın değil miyiz, her yerde aynıyız!)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hem kitabın, hem de filmin manik-depresif (ve her nedense sürekli depresif) robotu &lt;a href="http://en.wikipedia.org/wiki/Marvin_the_Paranoid_Android"&gt;Marvin&lt;/a&gt; benim favori karakterim. Sürekli bunalımda olması ve hiçbir şeyden memnun kalmaması, bana tanıdığım bazı kişileri çağrıştırıyor, çok eğleniyorum. :)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Marvin'in yukarıdaki şirin görüntüsü ise her iki bilgisayarımın da duvarkağıdı.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/15440833-113067906376118674?l=skinlesschild.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://skinlesschild.blogspot.com/feeds/113067906376118674/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=15440833&amp;postID=113067906376118674' title='5 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/15440833/posts/default/113067906376118674'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/15440833/posts/default/113067906376118674'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://skinlesschild.blogspot.com/2005/10/hitchhikers-guide-to-galaxy-ve.html' title='&lt;a href=&quot;http://hitchhikers.movies.go.com/&quot;&gt;the hitchhiker&apos;s guide to the galaxy ve uyarlamalar hakkında bir çift söz&lt;/a&gt;'/><author><name>rahel</name><uri>http://www.blogger.com/profile/03448037320093494620</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://photos22.flickr.com/35123080_7995e40a9c_m.jpg'/></author><thr:total>5</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-15440833.post-112949189947909380</id><published>2005-10-16T22:32:00.000+03:00</published><updated>2005-10-17T14:20:24.380+03:00</updated><title type='text'>kansızlık</title><content type='html'>&lt;a href="http://photos1.blogger.com/blogger/1166/1430/1600/r_bloodtest.jpg"&gt;&lt;img style="float:right; margin:0 0 10px 10px;cursor:pointer; cursor:hand;" src="http://photos1.blogger.com/blogger/1166/1430/320/r_bloodtest.jpg" border="0" alt="" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Perşembe günü Bicim'e eşlik etmek üzere hastanedeydim. Hazır hastanedeyken soğuk algınlığım için bir doktora görünmek istedim. Bicim sırasını beklerken, ben de bana gösterilen odaya girdim ve çığlıklar atan bir doktorla karşılaştım. :) Aramızda hemen hemen şöyle bir diyalog gelişti..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;- Ay hanımefendi, nasıl ayakta durabiliyorsunuz böyle, uzanın hemen şuraya, uzanın uzanın..&lt;br /&gt;- (Gülerek ve bir yandan uzanarak) Şeyyy, ama benim yalnızca burnum filan.. Yani üşütmüşüm galiba..&lt;br /&gt;- Ne zamandır böylesiniz?&lt;br /&gt;- Nasılım?&lt;br /&gt;- Bembeyaz..&lt;br /&gt;- Hmm, kendimi bildim bileli galiba.&lt;br /&gt;- Çarpıntınız oluyor mu?&lt;br /&gt;- Hayııır.&lt;br /&gt;- (Düşünceli) Ama olmalı. Hmmmmm, (karnıma bastırarak) burası ağrıyor mu?&lt;br /&gt;- Hayııır.&lt;br /&gt;- (Endişeli) Ama ağrımalı. Size acilen kan tahlili yapmamız lazım.&lt;br /&gt;- Ama ben iğneden çok kork..&lt;br /&gt;- (Beni aynaya sürükleyerek) Bir bana, bir de kendinize bakın allah aşkına. Tamam, ben biraz kırmızıyım ama, siz de biraz hayalet gibisiniz, aaaaa..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Neye niyeeet, neye kısmet tabii. :) Fobi sahibi yetişkin bir insan olarak bütün gece korkudan uyumayıp, sabah ilk iş kendimi Elida Hemşire'nin kollarına bıraktım. Hayatımda ilk kez (vurgulayayım, ilk kez) ağlamadan, zırlamadan, bağırmadan, bayılmadan kan alındı kolumdan. Elbette övüneceğim, büyük başarı çünkü! Akşam görebildiğim sonuçlar, kısaca bir gözümün toprağa baktığını söylüyordu. "Alt" seviye olan 8'e ulaşmak için yaklaşık üç torba kan nakli yapılması gerekiyormuş! :P (Bendeki değer 2,97) Neyse, üç ay boyunca her gün ilaç kullanacağım, üç ayın sonunda tekrar bakacağız duruma. Sonradan çok iyi, azıcık medyatik ve azıcık da sosyetik olduğunu öğrendiğim doktorum, tüm direnişime rağmen haklı çıktı yani. Beni ikinci görüşünde, adamın bakış açısını değiştireyim, beni çok solgun görmesin diye makyaj bile yapmıştım halbuki.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şimdi.. Madem bu kansızlık konusu bu kadar önemli, bende gani gani mevcut olan belirtileri buraya yazayım da, eş dost faydalansın, değil mi? Daha detaylı bilgi için, bu yazının başlığına tıklayabilirsiniz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;1. Ne kadar dinlenirseniz dinlenin halsizseniz,&lt;br /&gt;2. Üşüyorsanız, (özellikle el ve ayaklar)&lt;br /&gt;3. Nefes darlığı çekiyorsanız, (bende bu yoktu mesela)&lt;br /&gt;4. Çok seyrek de olsa çarpıntınız oluyorsa,&lt;br /&gt;5. Renginiz soluksa, (parmaklarınızı tutup elinizi geriye doğru esnetin, avuç içinizdeki çizgiler sağlıklı bir insanda koyu kırmızıdır, bende renk değişmiyor, hep beyaz, hep beyaz)&lt;br /&gt;6. Tırnaklarınız çabuk kırılıyor, ağız kenarınızda çatlaklar olşuyorsa,&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;beni arayın! Ben de size kansızlıkla mücadeleden sorumlu devlet bakanının ismini vereyim. :)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;------------------Edit----------------&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sevgili Ülkem'in katkılarıyla (teşekkür ederim canım benim) buraya bir &lt;a href="http://www.hurriyet.com.tr/yasam/3395179.asp"&gt;link&lt;/a&gt; daha ekliyorum. Annede demir eksikliği, bebekte zeka geriliği olarak geri dönüyormuş.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/15440833-112949189947909380?l=skinlesschild.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://skinlesschild.blogspot.com/feeds/112949189947909380/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=15440833&amp;postID=112949189947909380' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/15440833/posts/default/112949189947909380'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/15440833/posts/default/112949189947909380'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://skinlesschild.blogspot.com/2005/10/kanszlk.html' title='&lt;a href=&quot;http://www.jinekoloji.net/anemi.html&quot;&gt;kansızlık&lt;/a&gt;'/><author><name>rahel</name><uri>http://www.blogger.com/profile/03448037320093494620</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://photos22.flickr.com/35123080_7995e40a9c_m.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-15440833.post-112948968559572748</id><published>2005-10-16T21:40:00.000+03:00</published><updated>2005-10-16T22:08:05.600+03:00</updated><title type='text'>önce özetler..</title><content type='html'>İyi ki annemleri göremedim diye sızlandım. Ankara'da günübirlik katılacağım toplantı, iki güne yayıldı ve ciğerimi söktü! Doğrudan kurumumu hedef alan konuşmalar, beceriksiz bir organizasyon, cahil katılımcılar, o yorgunluğun üstüne iki gün üst üste havaalanından (şehrin bir ucundan) eve (şehrin öbür ucuna) gitmek, soğuk hava filan derken, neye uğradığımı şaşırdım. Bizimkileri (nihayet) görmek güzeldi tabii.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kaçınılmaz son: hasta oldum.. İşe gidemediğim bir tam gün ve doktorda geçirdiğim iki yarım günü sayarsak, iş açısından pek verimli geçmedi haftam. İşle ilgili canımı sıkan başka konular da var üstelik..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Haftasonumuzsa sakindi. Cumartesi akşamımızı renklendiren Bamsı Beyrek'i saymazsak, televizyonun ve bilgisayarın başında, olmadı yatağın içinde gerinip durduk. Film arşivimizdeki izlenmemiş filmleri azalttık. :) Bu aralar ruh halimize uygun film bulamadığımızı farkettik.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ha, bir de.. Kuzusarması'nın bilgisayarına virüs bulaştırdık!&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/15440833-112948968559572748?l=skinlesschild.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://skinlesschild.blogspot.com/feeds/112948968559572748/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=15440833&amp;postID=112948968559572748' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/15440833/posts/default/112948968559572748'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/15440833/posts/default/112948968559572748'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://skinlesschild.blogspot.com/2005/10/nce-zetler.html' title='önce özetler..'/><author><name>rahel</name><uri>http://www.blogger.com/profile/03448037320093494620</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://photos22.flickr.com/35123080_7995e40a9c_m.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry></feed>
