Pazartesi, Nisan 07, 2008

simon ve siz..

Minicik bir sıcaklık yeterdi buzumu çözmeye. Önce siz geldiniz, sonra Simon. 
Hepinize, ve Simon'a; tüy, sıcaklık ve mırıltıdan ibaret bir yumağıma, beni annesi sanan, kardeşi sanan meleğime, çok teşekkür ederim..

Ben buralardayım efendim, daha sık beklerim! :)

7 Comments:

At 8/4/08 00:02, Anonymous yok ki said...

Ohh be! Bahar geldi iste :)

 
At 8/4/08 12:04, Blogger Goddess Artemis said...

Simon çok tatlıymış, burnusunu yemek istedim şimdi. Bir de, tabii ki, welcome back! :o)

 
At 8/4/08 16:26, Anonymous Adsız said...

Super minik bir yavruymus bu :)) Gercekten bu kadar guzel gulumseyen-uyuyan-gerilen (artik o sirada ne yapiyorsa)kedicik az gordum. Cok sevindim caniko. Ben de istiyorum ama cesaret edemiyorum. Gelip sevebilirim mi Simon'u? Musevi mi bu arada :)

Operim.

Minnoshi

 
At 8/4/08 17:14, Blogger rahel said...

yok ki'm,
Sana yazılmış dört mektubum var gönder-e-mediğim. Ne güzel söylemişsin, bahar geldi! :) Alerjilerimi tetiklese de, seviyorum ben baharı. Seni de.. ;)

Tanrıça Hanım,
O burun hiç mi kurumaz! O patiler (ki normalde pembe olur, Simon esmermiş, o yüzden mor gibi) bu kadar mı yumuşak olur! Bir yavru bu kadar mı mutlu eder insanı. Bakıp bakıp mutluluktan ağlıyorum. Hoşbuldum, çok hoşbuldum hem de! :)

Minno,
Simon (yazıldığı gibi okunuyor) uyuyor orada. Daha doğrusu yorgunluktan kendisinden geçmiş, başı geriye düşüyor. :) Gel de ye onu sen, ye, sevmekle kalma! Annesi kendisini beslemekten vazgeçtiği için anneliği ben devraldım, daha 33 günlük olduğu için çişini bile annesini taklit ederek benim yaptırmam gerek düşün artık! Sana biraz daha büyüğünü bulalım da daha kolay olsun işin. ;)

Simon'un adı Brecht'in Kafkas Tebeşir Dairesi oyunundan geliyor. Oyunu izlediğimde Simon rolündeki adama bakıp (saçı turuncu, yüzü çilliydi) "sarman bir kedim olmalı, adı da Simon olmalı" demiştim. Tans da rüyasında ayağına kıymık battığını, yavru bir kedinin onu yalayarak çıkarmaya çalıştığını görmüş Simon eve gelmeden önce. O yüzden iki ismi var aslında kendisinin: Kıymık Simon! Nasıl olsa ikisini de söyleyince bakmıyor! :D

 
At 8/4/08 22:31, Blogger HMF said...

:)simona gel yaaa...

 
At 8/4/08 22:46, Blogger Meltem said...

Ohh be sonunda... O buz çözücüden her eve lazım çok tatlişko:)

 
At 10/4/08 23:15, Blogger rahel said...

hmf,
Simon'a gel diyorsun, gelmiyorsun! :(

meltem,
Ne tatlı, ama ne tatlı değil mi? Şu an mırıl mırıl kucağımda uyuyor. :) İnanılmaz bir şey..

 

Yorum Gönder

<< Home